Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        5. hafta bitti, tartışmalar bitmedi. Fenerbahçe-İstanbul BŞB maçında Gökhan Gönül için "İkinci sarı karttan atılmalıydı" diyenler çoğunlukta. Öncelikle şunu belirtmek isterim; her elle oynama sarı kartı gerektirmez. FIFA oyun kuralları "elle oynama" cezasının serbest vuruş olduğunu söylemektedir. Bunu bilmeyen var mı? Yok. O halde sarı kart yorumu nereden çıktı? Onun için de FIFA 'elle oynama için' diyor ki;

        1 - Umut vaad eden bir atağı kesiyorsa

        2- Rakip takımın avantaj kazanıp pozisyon almasını engelliyorsa (ceza alanına yakınsa)

        3- Serbest vuruşlarda kaleye vurulan topa oyuncu elle oynuyorsa.

        Serbest vuruşun yanında mutlaka sarı kartta gösterilecektir.

        Elle oynamanın ayrıca bir istisnası var. Bariz gol şansını engelliyorsa sarı değil kırmızı kart

        gösterilecektir. Merkez Hakem Kurulu, Hakem-Yardımcı Hakem İş Birliği Kitabı'nda bu konuya ayrıca açıklık getirmiştir. (Bknz: Syf 65 Madde 33)

        Olaya böyle baktığımız zaman Gökhan Gönül'ün kurala göre sadece serbest vuruş cezasıyla cezalandırılması gerekir. Hakem de bunu yaptı ve doğru yaptı.

        ***

        Haftanın Performansları

        Fırat Aydınus: Ankaragücü-G.Saray ***

        Haftanın zor maçlarından biriydi. Aydınus bu zor maçı kolaya çevirdi. Maçın başından sonuna kadar çok dikkatliydi. Yardımcılarıyla iyi anlaştı. Pozisyonlara çok yakındı. Bu yüzden hakem karar yüzdesi oldukça yüksekti.

        Yunus Yıldırım: Eskişehir-Trabzon **

        Alışagelmişin dışında çok kontrollü, pozisyonlara yakın ve yüksek konsantrasyona sahipti. Halil Altıntop'a ceza alanı içerisinde Eskişehirsporlu Koray'ın müdahalesi penaltıyı gerektirmiyordu. "Penaltı vermez" yakıştırması yapılan Yunus Yıldırım burada haklıydı. Ancak Diego'nun, Burak Yılmaz'a aşırı güç kullanarak yaptığı müdahale yüzde yüz penaltıydı.

        Cüneyt Çakır: F.Bahçe-İstanbul BŞB ***

        Çağdaş ve Avrupai yönetim tarzıyla maçın güzelleşmesine olanak sağladı. Jest ve mimikleriyle, vücut diliyle oyuncularla iyi iletişim içerisindeydi. Marcin Kus'un eline çarpan topta bir şey yoktu. F.Bahçeliler'in itirazı anlamsızdı. Cristian'ın ceza alanı içerisinde Tevfik'e önce eliyle, sonra ayağıyla yaptığı müdahale penaltıyı gerektirirdi.

        Halis Özkahya: G.Antep-Beşiktaş ***

        Genç hakem nihayet taktığı kokartın hakkını verdi. 9. dakikada çıkardığı sarı kartla maçın kontrolünü eline aldı. "Bu sahanın patronu benim" dedi. Necip'e ve İsmail Köybaşı'na çıkarttığı kırmızı kartlar doğruydu. Her iki pozisyon da bariz gol şansını engelliyordu. Ancak ikinci kırmızıda bir talihsizlik var. Pozisyonun başlangıcı ofsayttı. Yardımcı hakem atladı. Halis'in görme şansı yoktu. Bu kırmızıda bir günah varsa o da yardımcıya aittir.

        Tolga Özkahya: Kayseri-Mersin İY ***

        Kayseri kalecisinin atılması doğru bir karardı. Keza, Mersin ekibinden İlhan'ın da ikinci sarıyı görüp kırmızıdan atılması da doğruydu.

        Abdullah Yılmaz: Samsun-Manisa *

        Müsabakada 3 penaltı var. İkisi yanlış, biri doğru. Genç hakemin bu yanlışları maçın neticesine de tesir etti.

        Özgür Yankaya: Antalya-Sivas ***

        Üst üste maçlar yönetiyor. Belli ki MHK onu zirveye çıkaracak. Doğrusunu isterseniz bunu hak ediyor. Bu maçta da hatası yoktu.

        Kamil Abitoğlu: Bursa-Gençlerbirliği **

        Her zamanki Abitoğlu yoktu. Goller arka arkaya gelince dikkati azaldı. Bunun neticeye tesir etmemesi ise şansıydı.

        Süleyman Abay: Karabük-Ordu ***

        Sezona iyi başladı ve öyle devam ediyor. Bu maçta da kusursuzdu.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar