Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bergüzar Korel aşağı

        Halit Ergenç yukarı

        Bize dedikodusunu yapmak kaldı yani. Konuşması gereken adam konuşmadıkça bu olay böyle sürüp gidecek.

        Tan Sağtürk’ten bahsediyorum tabii.

        Bergüzar Korel’den niye ayrıldığını o söyleyene kadar bize “…” yemek düşer yani!

        Yaklaşık iki hafta önce Söz Sende’de beraberdik. Eski ilişkisine üstü kapalı değindik.

        Yayın bittikten sonra dayanamayıp sordum.

        Hakikaten neden bitti?

        Yani sen değil miydin bir yıl önce “Bergüzar ile daha çok yakınlaşmak istiyorum, aşığım aşık, o da benden çocuk istiyor, acayip mutluyuz Balçiçek” diyen?

        Sonra mikrofonları çıkarıp bir süre sohbet ettik.

        Sohbetin bir kısmında Tan annem bile bilmiyor diyerek bir şeyler anlattı.

        Sonra ekledi: “Üstelik bunlar benden çocuk istediği zaman oldu.”

        Ve sordu: “Sen söyle ne yapsaydım?”

        Karşımda gözleri dolu dolu, yaşadıklarına cevap arayan aşık bir adam vardı.

        İki haftada bir şeylerin değiştiğini sanmıyorum.

        En sonunda Bergüzar Korel ile Tan Sağtürk’ün neden ayrıldığını öğrendim.

        Başım göğe mi erdi?

        Yoo…

        Anlattıklarını yazmak ya da anlatmak benim üstüme vazife değil.

        Peki bu konuşmadan çıkan sonuç nedir?

        1-İşin aslını öğrenmek isteyen magazincileri bir duyuru. Yanlış kapıdasınız. Anlatırsa bir tek Tan anlatır. Bence ona sorun.

        2-Bu aldatılmış gözü yaşlı aşık adam tiplemesi Tan Sağtürk’e daha çok sevgili kazandırır.

        Biz kadınlar avutulmayı bekleyen, aşık adam modeline bayılırız. Nedense?

        3-Bergüzar Korel’i hiç tanımıyorum. Ama çok beğeniyorum. Bir de onu dinlemek gerekir tabii. Kim bilir onun nasıl bir hikayesi vardır?

        4-Uzun lafın kısası, bu hikaye BBG evi gibi mübarek. Nedense hepimizin ilgisini çekti.

        Celal Bayar da, Atatürk de satmıyor!

        Newsweek’te harika bir haber. Aynen aktarıyorum.

        “Yılbaşı nedeniyle hediyelik eşyada hareketlilik arttı. Beyoğlu’nda II. Kılıçarslan’dan IV. Murat ve Kazım Karabekir’e kadar uzanan yelpazede tarihi kişiliklerin küçük bibloları ilgi gören hediyelikler arasında. Türkiye’de tasarlanıp Uzakdoğu’da yaptırılanlar arasında özellikle Fatih Sultan Mehmet bibloları yok satıyor. 2003’ten beri 500 bine yakın biblo satan Kahraman hediyelik firmasının yetkilisi “Cumhuriyet Büyükleri” serisinin Osmanlı kadar ilgi görmediğini söyledi. Özellikle Celal Bayar bibloları raflarda kalmış. Atatürk bibloları da pek satmıyormuş. Firma yetkilisi “Atatürk figürü her yerde, insanlar o yüzden almıyor” diyor.”

        Bu hesaba göre firma 1 yılda 100 bin biblo satmış.

        Bu ayda yaklaşık 8 bin biblo demek.

        Günde 277 civarı biblo satılmış yani.

        Allah bin bereket versin derler yani.

        Kriz biblolara uğramamış, ne güzel!

        NE ÖĞRENDİM?

        “Ölmeden önce ölünüz”

        Bu dünya geçicidir. Gerçek yaşam perdenin öteki tarafındadır

        Gözleri dünyanın geçici renkleriyle kör olanlar

        Ne perdeyi ne de arkasındaki hakikati görebilirler

        Bab-ı Esrar (Ahmet Ümit)

        balcicekpamir@haberturk.com

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar