Muvafakatsiz doçentliğe geçiş yapmak mümkün
Kamuda çalışanların kamu kurumları arasında geçişleri muvafakate, yani izne bağlıdır. Bir memur, başka bir bakanlığa veya bağımsız kuruma geçecekse, gideceği kuruma dilekçe verir ve kurum memurun kendisine gelmesini uygun bulursa, memurun çalıştığı kuruma muvafakat yazısı gönderir. Çalıştığı kurum gitmesine muvafakat etmezse memurun naklen geçişi mümkün değildir. Ancak bu husus, 657 Sayılı Kanun'a tabi çalışanlar için geçerlidir.
2547 Sayılı YÖK Personel Kanunu'nda bu yönde bir ibare yoktur. Yani memurlar, YÖK'e öğretim üyesi olarak muvafakatsiz de olsa geçebilirler
Bir bakanlıkta mühendis (657 Sayılı) kadrosunda çalışmaktayım. Doçent unvanına sahibim. Bir üniversitede doçent kadrosuna başvurdum. Kurumum muvafakat vermezse ve istifa edersem üniversitede hemen atanabilmem mümkün mü? Ayrıca memur emekli yaşım (şu an 56 yaşında emekli olabiliyorum) değişir mi? Emekli maaşım (üniversiteden profesör emeklisi olma ihtimali göz önünde bulundurulduğunda) ve emekli ikramiyemde kesinti olur mu? Doç. Dr. Serkan URANBEY
Sayın Hocam, normal şartlarda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na (DMK) tabi bir başka kamu kurumuna geçecek olsanız, ayrılacağınız kurumun muvafakati (izin belgesi) olmaksızın yatay geçiş hakkınız olmazdı. Ancak siz, 657 Sayılı DMK'ya tabi iken yeni durumunuzda 2547 Sayılı Yüksek Öğrenim Personel Kanunu'na tabi olacaksınız. İşte burada kanun tarafından düzenlenmemiş bir husus var.
Zira, muvafakat konusuna dayanak olan 657 Sayılı DMK'nın 74'üncü maddesine göre, "Memurların bu kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68'inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür".
Madde metni incelendiğinde muvafakat ihtiyacı sadece 657 Sayılı Kanun'a tabi kurumlar arasında ve 657 Sayılı Kanun'a tabi memurlar için geçerlidir.
YÖK YASASINDA YER ALMIYOR
Madde metninden de görüleceği üzere, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince çalışanların bakanlıklar arası veya bağımsız kurumlara geçişlerinde mutlaka gidecekleri kurumun muvafakati (izni) gerekir. Muvafakatsiz geçiş mümkün değildir.
Ancak, 2547 Sayılı YÖK Personel Kanunu'nda bu yönde hüküm yoktur, muvafakat zorunlu değildir. Fakat, bu husus sadece öğretim üye ve görevlileri için geçerlidir. Üniversitelerdeki 657 Sayılı DMK'ya tabi memurlar için muvafakat şartı Yani, 2547 Sayılı Kanun'a tabi atamalar için "muvafakat" ihtiyacı yoktur, daha doğrusu üniversitelerdeki 657 Sayılı Kanun'a tabi çalışanlar için muvafakat ihtiyacı vardır. Ama 657 Sayılı Kanun'a tabi iken 2547 Sayılı Kanun'a tabi geçiş yapılacak ise muvafakat gerektiğini açık ve seçik yazan bir yasal düzenleme yoktur.
Kanunda açık ve net olarak belirtilmeyen yaptırımlar konusunda kıyas yapılamaz. Bu nedenle geçmek istediğiniz üniversiteyle görüşün ve muvafakate ihtiyaç olmadığını, açıktan atamanızın yapılmasını talep edin ve kurumunuza da istifa dilekçesi verip üniversitede göreve başlayın. Altını çiziyorum; öncesinde üniversiteyle mutlaka görüşün, sizi açıkta bırakmasınlar.
EMEKLİLİK KONUSU
İster 657 olsun ister 2547, emeklilik açısından mülga 5434 Sayılı Kanun'a tabi olduğunuzdan emeklilik yaşınız değişmez, ama emekli aylığınız değişir. Zira, gerek doçent gerekse profesör unvanıyla emekli olursanız hem görev hem de makam tazminatına hak kazanacağınızdan emekli aylığınız daha yüksek olacak. Mesela, doçent unvanıyla emekli olursanız 30 yıllık kamu çalışmasıyla 2.075 lira emekli aylığına, 55 bin lira kadar da ikramiyeye hak kazanırsınız. Profesör olur ve 3 yıldan fazla devam ederseniz 2.700 lira emekli aylığınız (aynı miktar ikramiyeniz) olur. Profesörlükte 4 yıl ve daha fazla devam ederseniz 2.880 lira emekli aylığına, 64 bin lira da ikramiyeye hak kazanırsınız. İstifa edip ve muvafakat ile naklen geçerseniz ikramiyeniz azalmaz.
Umarım zam uçurumu doğru değildir
Dün sabah tarafıma gelen mesajı aşağıda aynen iletiyorum. Umarım doğru değildir; emekliye yapılan zam ile emeklilerin huzurevlerindeki konaklama ücretlerine yapılan zam arasında uçurum var gibi. SGK yetkilileri sanırım bir açıklama yaparlar...
"Merhaba,
Sosyal Güvenlik Kurumu Dinlenme ve Bakımevi-Etiler'de kalan birçoğu kimsesiz sakinlerin, dün geceden bu yana hüzünlü, çaresiz ve uykusuz bir gece geçirdiklerini biliyor musunuz? Çünkü SGK Yönetim Kurulu, tesisin zarar ettiği gerekçesiyle zavallı yaşlıların konaklama ücretine % 35 zam yaparak akla ve vicdana sığmayacak bir karar vermiştir. Bir yakınımın aylık maaşı 726 lira, kaldığı oda ücreti ise 555 lira. Zam oranı % 35 (yani 200 lira), bu durumda oda ücreti 755 liraya denk gelecek. Diğer taraftan emekli aylığı zammı % 3.78. Yani emeklinin temmuz zammı % 3.78, yine aynı kurum 'Sosyal Güvenlik Kurumu', huzurevi sakinlerine % 35 zammı uygun görmüş.
TESİSLERİN AMACI NE?
Çoğu kimsesiz olan bu yaşlılar, aldıkları maaşın üzerinde belirlenen ücreti ödeyemeyeceklerdir. Peki bu durumda kimsesizler için düşünülen bu tesislerin amacı nedir? Senin paran yetmedi, kapı dışarı mı diyecekler? Yoksa tesis Etiler'de diye orada yaşayanlara sosyete muamelesi yapıp 'Aileleriniz zengin, farkı ödeyiversinler' mi diyeceklerdir. Hayır! Orada kimsesiz garibanlar da vardır. Ben vicdanlı bir vatandaş olarak çok üzgünüm. O yaşlıların gözlerinde yaş olmasın. Lütfen bu konuyu araştırın ve bu korkunç zammın geri alınmasını sağlayın.İlgilenmenizi yürekten umut ediyorum... Saygılarımla, Oya Yalçın"
Af, devletin kurallarını dinlemeyene yapılır
Annem, hem dedemden hem de babamdan SSK maaşı alıyordu. 2006 yılında bu maaş kesildi ve sekiz milyara yakın borç geldi. Biz de bunu ödedik. Şimdi medyadan aldığımız bilgilerden, özürlülerin yersiz ödemelerine af çıktığını öğreniyoruz. Bize de af çıkabilir mi? Çıkarsa ödediğimiz parayı geri alabilir miyiz? Şimdiden teşekkür ederiz.Hatice
Hanımefendi, af denilen olgu yasa tanımazlara, kural bilmezlere çıkar. Siz, size bildirilen borcu tıpış tıpış gidip ödemişsiniz, bu nedenle size az gelmez. Şayet o tarihte size gelen ödemeyi kale almasaydınız veya iş mahkemesine gidip "sebepsiz zenginleşme" davası açarak iyi niyetli olduğunuzu iddia etseydiniz tek kuruş para ödemezdiniz. Mesela, bahsettiğiniz özürlülere yapılan yersiz ödemelerle ilgili af konusunda da aynı mantık var. Borcunu ödeyenlere ödedikleri miktarlar için af yok, ödemeyenlere tam af olduğu gibi bir kısmını ödeyenlere de ödemedikleri kısım için af geldi.
Ali Yılmaz-İstanbul
Ceza ve tutukevi çalışmaları SSK'da hizmete sayılmaz ama bu çalışma sürelerinde isteğe bağlı prim ödeyebilirdiniz. Şimdi ise bu süreler için yapacak bir işlem yok.
Aykune Bayraktar
Doğum borçlanma talebinde bulununuz, doğumdan 300 gün öncesine kadar sigortanız yoktu diye reddederlerse İş Mahkemesi'nde dava açınız.
Şaban Kuru-Kocaeli