Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar Dilberay, Dilberay kimdir, akşama geleceğim, Fenerbahçe, Galatasaray, Nazenin Tokuşoğlu, Dilberay tavuklar, Fenerbahçe marşı, Sow

        Nazenin TOKUŞOĞLU / HT PAZAR

        Altında şalvarı üstünde Fenerbahçe forması... Dilberay istediği kadar sakin bir hayat yaşamaya çalışsın halk onu bırakmıyor. Nasıl anlatsam nerden başlasam... Sadece bu röportajda anlattıklarıyla bile film olur hayatı. Oluyormuş da zaten. Bir insan hayatında kaç iniş çıkış yaşayabilir? Dilberay sayısını unutmuş. “Dilberay” isminin bile acayip bir hikâyesi var. Şimdi yine çıkışta “delikanlı abla”... Hem de hiç farkında olmadan. Ligin bitmesine üç hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Fenerbahçe’nin taraftarı günlerdir onun şarkısıyla coşuyor, rakip takımları şarkının değiştirdiği sözleriyle çileden çıkarıyor. Televizyon programı nedeniyle haftanın yarısını İstanbul’da otelde, diğer yarısını Ankara’daki evinde geçiren Dilbelay’la Kasımpaşa’da kaldığı otelde buluştuk. Hem güldük hem ağladık...

        Sakin sakin yaşayıp giderken Fenerbahçe şampiyon olduğu gün bütün stat sizin şarkınızla coşuyor. Herkes sizi konuşuyor. Enteresan bir hayatınızın olduğunun farkında mısınız?

        Değişik bir insanım. Menajerim yok, basın yönetmenim yok, dayım yok. Rabbim ve halkım var. Sonra da böyle oluyor işte.

        Sağlığınız nasıl peki? Biraz kilo almışsınız. Aldım. Belim ağrıyor ama sorun değil. En fazla fıtık olurum, o da adamı öldürmez. Ciğerde ve kalpte sorun yoksa korkma.

        Neler hissettiniz?

        Tüm Fenerbahçeliler günlerdir sizin şarkınızla coşuyor. Benim o gün Flash TV’de programım vardı. Maçtan falan haberim yok. Yayından çıktım, baktım bin kişi aramış. Telefon daha da susmuyor. Bir takside şarkımı duydum. Sonra gençlerin bindiği bir arabada. Baktım herkes benim şarkıyı çalıyor. Taksiye bindik. İçinde beni gören arabanın önüne atıyor kendini. “Dosdoğru gidelim de kaza yapmayalım” dedim. Sonra öğrendim ki benim tavuk yıkmış ortalığı. Onlarla ben de şampiyonluğu aldım. Sağ olsunlar...

        Ama Galatasaraylısınız.

        Takımımı bırakmam.

        Kardeş takım yapın.

        Kardeş kardeşi atar yar başında tutar. Kardeşiz tabii... Gardaşım sarı-kırmızı gömlekler getirmişti ben küçükken. “Bu ne” dedim, “Galatasaray” dedi. Sevdim renklerini. Bak bunda da sarı var, kardeş oldukları belli.

        Kampanya başlatmış taraftar, son maçta statta söyleyin diye...

        Boşuna konuşmamışım “Halkım beni seviyor” diye. Ne mutlu bana. En büyük ödül bu.

        Ne zaman söylemiştiniz bu şarkıyı?

        Bir albümümde söylemiştim, bir de “Beynelmilel” filminde... Rahmetli Meral Okay’la ikimize birer türkü verdiler. “Ben bunu okumam kardeşim” dedim. Pavyon sahnesiydi. Sırrı Süreyya Önder sonra bunu seçti. Şimdi bir film daha çektim, “Hayat Sana Güzel”. Orada da başka şarkı söyledim ama çekim aralarında ekibe okudum. Programımda her hafta söylerim.

        ‘HA TAVUK HA BALIK, İKİSİNİ DE AFİYETLE YERİM’

        Bu arada sözleri değiştirdi taraftar. Statlardaki yaratıcılık akıl alır gibi değil zaten. Tavuk oldu balık... Kızdınız mı?

        Kızmadım. Trabzon’a gönderme değil mi? Ha tavuk ha balık, ikisini de afiyetle yerim. Şampiyonluk maçında canlı canlı söylemek isterim. Bir zenci topçu çocuğumuz vardı neydi adı, ayağa kalkmış türküyü söylüyor. “Otur” diyorlar arkadan.

        Sow...

        Hah o işte. Kalkmış türküyü söylüyor. Prova yapmışlar sanki.

        Taraftar bekliyor sizi. Bu arada şarkıyı birlikte söylediğiniz kişi her yerde yanlış yazıyor.

        Aman, iyi hatırlattın onu aferin. Kâhtalı Mıçı yazıyorlar ama değil, doğrusu Kahtalı Hamido...

        O nerede şu an?

        Adıyaman’da yaşıyor. Çok güzel bir ses. Aradı, teşekkür etti, çok mutlu olmuş. ‘Oturdum mu iki baş sarımsak yerim’

        Az önce bir adam “O seks filmlerinde oynayan Dilberay değil mi” dedi.

        “Kendisine söyleyeyim de öldürsün seni” deseydin.

        Öyle demedim de açıkladım, “O başkası, isim benzerliği” diye.

        4 sene TRT açığa aldı beni onun yüzünden. Biliyorlar ama halka nasıl anlatacağız diye...

        Tanıştınız mı?

        Terzide tanıştık. Ben kötü davranmayınca boynuma atladı. “Bacım neden adımı aldın” dedim. Takma isim arıyormuş, ben de popülerdim. İzmir’de bunu bıçaklamışlar, benim telefon susmuyor. Gazetede de resmim. Esas ismi Gülşen Demirci. Her şeyi yaptırmışlar. Gong mecmuası vardı, kapak yaptılar beni. Onun da yanda cıbıldak fotoğrafları, “O bu değil” diye. TRT bir daha çağırdı, “Yok” dedim, orada durun bakalım...

        Öbür Dilberay’a ne oldu?

        Pavyoncuyla evlendi, oğlu oldu. O da bir kadın, fakir aile çocuğu, yazık. Gözlerin doldu senin.

        Sizin de doldu.

        Dedim ya... Ben arada ne yaparım biliyor musun? Peynir, zeytin alır yeşilliğe otururum. Herkesi de çağırırım.

        Eti seviyormuşsunuz ama...

        Doktor “15 günde bir ye” dedi. 2 gün rejim yaptım, gözlerim kör oldu. “İbrahim et yetiştir” dedim.

        Sesiniz için bir şey yapıyor musunuz? Çiğ yumurta falan...

        Allah’ım öyle şeylere muhtaç etme yarabbi. Oturdum mu 2 baş sarmısak, 1 kilo yeşil soğan yerim. Şifa niyetine değil ama canım istediğinden. Bugün tam sarmısak yiyordum, senin geleceğini hatırladım, bıraktım.

        En güzeli de mangal ateşinde, yediniz mi?

        Öf öf yemem mi... Bir gün buluşup sarmısak yiyelim seninle.

        ‘Ağlayan birini görünce ağlarım’

        Adınızı kim koydu? Ay vakti mi doğmuşsunuz?

        Halam vardı adı Dilberay’dı. Kara çıban çıkmış boynunda. Kara çadırda yaşarlarmış. Biz Halep Türkmenlerindeniz. O, çıbandan ölünce adını bana koymuşlar. Herkes bilmez o kara çıbanı, ben biliyorum. Hürrem’de çıktı ya, daha kimse söylemeden “İbrahim bak kara çıban” dedim. Allah rahmet eylesin. Soyadım da Karakaş. Kaşım pek yok ama...

        Sizin oralara gidiyor musunuz, Kahramanmaraş’a?

        Bir ayağım orada. Geçenlerde gittim ama dışarı çıkamadım, halk kapıda bekliyor. “Anamız gelmiş” diyorlar. Kurban olurum onlara. Hele bir o cezaevi mektuplarını oku, yığılırsın yere. Ne hayatlar var, film gibi.

        Asıl sizin hayatınız film olmalı. 13’ünde evlendirildiniz. 18’de 3 çocukla baba evine döndünüz.

        BKM yapacak zaten.

        3 filmlik seri olur!

        Kaç 3 film, 100 film çıkar. Bir şey söyleyeyim mi? Ben kimseyi tınlamam. Kin bilmem, darılır, küserim. Kinli insan mutsuz olur. Ama ağlarım.

        Neye mesela?

        Ağlayan birini görünce ağlarım mesela...

        Gerçekten mi?

        Evet, eşimle ruh ikizi gibiyiz bu konuda.

        Neden otelde kalıyorsunuz? Güzel bir yere değindin. Depremde yıkıldı ev. 3 gecekondu yaptım çocuklara. Ben de Ankara’ya kiraya gittim. Meydandayız karı koca. Olanı da aileye kaptırdık geçmişte...

        ‘Sen sık, sonra anlatırım’

        Gençken neden film çekmediniz?

        Bir gün sinemacılar geldi eve. 25 falanım. Bir çanta parayla 10 kişi! Babam kapıda ayakkabıları gördü “Düğün mü var” dedi. “Baba böyle böyle” dedim. “Ulan benim kızı sanatçı yaptınız şimdi de o...pu mu yapacaksınız” diye bağırdı. Bir tepik vurdu paraya, hepsi kaçıştı. Sokakta silah atıyor bunlara. Ayakkabılar kapıda kaldı, yalınayak gittiler. Bir gün Sezen Aksu, Emel Sayın falan Dedeman Otel’e ödül almaya gelmiş. Kambur Abdullah mı neydi, sinemacı, o da var. Oturuyoruz masada. Adam gözlerini dikti. “Gel sana film yapayım” dedi. Menajerim gülüyor, adamın başına geleceği bildiği için.

        Gazino da zor...

        Patron çağırdı gazinoya. “Bacak bacak üstüne at” dedi. Sinirle eve gittim. Merhametliyimdir, ağlarım, bir dilim ekmeği kırk kişiyle paylaşırım ama tersim terstir. Harbi olacaksın bana. “Sana birini göstereceğim, ayaklarına sıkacaksın” dedim kardeşime. “Neden” diye sordu. “Sen sık, sonra anlatırım” dedim. Babam duydu. Taradı gazinoyu.

        İş dışında asılanlar da oluyor muydu?

        Olmuştur ama herkes bilir hangi ağaçtan meyva yenileceğini.

        Yine de bir tırmanayım bakayım demişlerdir.

        Demişlerdir tabii sonra da kafa üstü düşmüşlerdir.

        ‘Zenci topçu mutlaka olsun ama...’

        Çok değişik bir ses tonunuz var...

        Benim sesim ne kadın ne de erkek sesi...

        Evet ben de pot kırdım telefonda, eşiniz zannettim.

        Bazen oynatıyorum karşıdakini. Sana yapmadım. Ayılttım seni.

        Albüm var mı yakında?

        Patlamaya hazır bombayım şu an. Albüm hazır. “Tavuklar” gibi bir şarkı da var.

        Tavukları ayrıca single yapın Fenerbahçe için...

        Klip de çekelim. Zenci topçu mutlaka olsun ama...

        Buradan mesaj gönderelim...

        Neydi, Sow...

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa