Hitler'in şirret kadınları!
Çocukları öldüren hemşireler!
- 5
■■ Nazi hemşirelerinin cinayetleri daha önce ortaya çıkmış mıydı?
Katil, soykırım suçlusu hemşirelerle ilgili vakalar Almanya dahilinde incelenmiş, işgal alanlarına bakılmamıştı. Zihinsel veya fiziksel engelli Alman vatandaşlarını öldüren hemşirelerden haberdardık. Ama özellikle Doğu Avrupa’da Nazi soykırımına hizmet eden, çocukları öldüren hemşireler araştırma konusu olmamıştı. Ötanazi programında çalışan hemşirelerin dışındakiler öldürmek için eğitilmemişti. Sekreterler iyi kamu görevlileri olmak için eğitildiler. Ama Nazi soykırımı III. Reich döneminde organize edilmiş ve bürokrasi bunda epey pay sahibiydi. - 6
■■ Bahsettiğiniz kadınlar Hitler’le büyüdü...
Kitaptakiler 18 - 21 yaş arası görev yapmış, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından doğmuş kadınlar. Topluma karışmaları Nazi rejimine denk gelmiş. Nazi ideolojisiyle büyümüşler... - 7
■ O günlerde kadınların toplumdaki yeri neydi? İki savaş arası kadınlar politize oldular, aktifleştiler. Komünist harekette oldukları kadar sağ, faşist harekette de yer aldılar. Siyaset kitleselleşirken toplumun yarısını bir kenara koyamazsınız.
-
- 8
■ Nazi Dönemi’nde rejime hizmet eden kadınların bir sebebi de erkeklerle eşitlik çabası olabilir mi?
Tarihin bu kısmı kadın hareketinin bir parçası. Ama Hitler, geleneksel feminist hareketi tasvip etmiyordu. Nazi liderleri “Kadınları özgürleştireceğiz” dese de onlara göre kadının yeri evdi. Görevi çocuk doğurmak ve ev işleri yapmaktı. Ama “Nazi Devrimi” kadınların da katıldığı bir hareket olmalıydı. - 9
■■ Hitler Almanya’sında 40 milyon kadının üçte biri Nazi Partisi’ne üyeymiş. Hangileri “Hitler’in Şirret Kadınları”ydı?
Nazi Doğu Cephesi’nde çeşitli parti kademelerinde görev yapan 500 bin kadın... Bizzat emperyal Nazi projesinde yer aldılar. Bir kısmı hemşireydi. Çoğu sekreterdi... - 10
■■ Vahşet ve kıyım tarihinde hep erkeklerin eli var. Peki ya kadınlar?
Toplum, şiddeti içinde kadınların da rol aldığı bir aktivite olarak kabul ettiğinde ahlaki bir kırılma yaşanıyor. İnsan öldürmek, savaşa katılmak erkeklerle birlikte kadınların da dahil olduğu bir süreç olduğunda o toplumda soykırım bile olağanlaşıyor. -
- 11
■■ Kadınların katılımı erkekleri daha fazla şiddete mi sevk ediyor?
Şiddet bir erkeklik gösterisi ve o erkekler ailelerini korudukları iddiasıyla da öldürmeyi kendileri için mantıklı hale getiriyorlar. Şiddetin dinamiğinde cinsiyet önemli bir unsur. Kitabımdaki kadınlara gelince, onların uyguladığı şiddet kendilerini ve aynı zamanda erkeklerini nasıl idrak ettiklerinin bir yansıması. Mesele sadece kadınların nasıl vahşileşebildiğinin ortaya çıkması değil, vahşiliklerinin erkeklerle ilişkileri neticesinde nasıl şekillendiği... - 12
Bu noktada “Hitler’in Şirret Kadınları” arasına dahil ettiğim kadın sekreterlerle erkek patronlarının ilişkisi karşımıza çıkıyor. Soykırımın dozunu artıran bir etken de bu ilişkinin şekillenişi. Ofisteki cinsel münasebetler, rekabet, diğerlerini etkileme arzusu soykırımın günden güne nasıl yaşandığını, kurbanlara nasıl muamele yapıldığını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bu kadınlar güç sarhoşuydu. Korku salıyorlardı. Özgürleşmelerinin ve siyasette yükselmelerinin yolu Doğu Bölgesi’nde yaptıklarından geçiyordu.
- 13
"YAPTIKLARININ FARKINDAYDILAR"
■■ “Hitler’in Şirret Kadınları” başlığını cinsiyetçi bulanlar var.
Başlık yayınevine ait. Genelde kısa ve vurucu başlıkları tercih ediyorlar, ne yapayım? Ben, “Nazi Ölüm Tarlalarını Süren Kadınlar” adını koymuştum. Bakın, okurlarımın şunu anlamasını beklerim: Bu kadınlar ne yaptıklarının farkındaydılar. Siyasi bir projeye isteyerek dahil oldular. Belki saf ve gençtiler. Ama cahil değil. Nazi Devrimi’nin parçası olmak istediler. Cinsiyetçilikle ilgi peşinde değilim. -
- 14
■■ Savaştan sonra ne yaptılar?
İniş çıkışlarla dolu hayatlar yaşadılar. Kabuklarına kapandılar. 20’nci yüzyıl dünyasına adapte oldular.