Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar Kasımpaşa – Beşiktaş maçında sahaya atlayan mustafa özel

        HT PAZAR / Nazenin TOKUŞOĞLU

        Mustafa Özel... Hasta Beşiktaşlı, bir çocuk babası, Batmanlı bir ağanın oğlu ve artık ünlü... Kasımpaşa – Beşiktaş maçında sahaya girdi, gündeme oturdu. Savcılık serbest bıraktı ama o, olayı kapatmak yerine niyetinin kötü olmadığını anlatmak için çabalıyor. Bu arada hayat hikâyesi de ilginç Mustafa Özel’in. Beşiktaş maçlarına gidebilmek için geldiği İstanbul’da hayatta kalabilmek için inşaatlarda boya yapan Özel, şimdi boya fabrikası sahibi...

        Sizi biraz tanıyalım...

        1976 Batman Kozlu doğumluyum. Orta 1 terkim. 8 kardeşiz.

        İstanbul’a nasıl geldiniz?

        Beşiktaş’ın maçlarına gitmek istiyordum. İstanbul’a geldim. İnşaatlarda çalıştım. Evim bile yoktu, bekâr evinde kaldım. Bu arada 12 yıl futbol oynadım. Beşirispor var Batman amatörde... Batman Karşıyakaspor’da da oynadım. Uşakspor’da birkaç maça çıktım. Çıksalın diye bir takım var İstanbul’da, futbolu o kadar seviyordum ki bir de orayı denedim ama o kadar üst düzey bir sporcu değildim. Sonra bir karar verdim. Kapasitem belli, zorlamaya gerek yok, iş hayatına atılayım. Parasız hiçbir şey olmuyor.

        Ailenizin durumu nasıldı?

        Çok iyi. Babam toprak ağası gibi bir şey. Aç kalacağımızı bilse bir karışını satmaz.

        Eee neden inşaatlarda çalıştınız?

        Kendi hayatımı kendim kazanmak istedim. Kazandığım parayla gittim maçlara.

        Beşiktaş sevgisi nereden geliyor?

        Küçükken ilçede sadece bizim evde televizyon vardı. Etrafımda bir tane bile Beşiktaşlı yoktu ama Ferdinand’larla Şekerbegoviç’lerle büyürken, bir anda Beşiktaş’ı ne kadar sevdiğimi anladım. O sevgi büyüdükçe büyüdü.

        Olaya dönelim...

        İnanın şuurumu kaybettim. Nasıl böyle bir şey yaptım anlamıyorum.

        İçkili miydiniz?

        Asla... Babamın bir lafı var. Kimsenin ekmeğiyle oynama; alkol, sigara kullanma. Allah rızkını verecektir. Ağzıma koymadım alkol.

        Babanız ne dedi yaptığınıza?

        Çok üzüldü. Hâlâ nasıl böyle bir şey yaptığımı anlayamıyor. Neden? Sürekli sordu. Beni ziyarete gelirdi arada. Bir gün “Oğlum bu Beşiktaş nedir ya” demişti. “Baba Beşiktaş ezilenlerin takımıdır. Ona haksızlık yapıldıkça daha çok seversin” dedim. Sayemde babam da Beşiktaşlı oldu.

        Maça gittiniz, sonra ne oldu?

        3 arkadaş gittik ama biletimiz yok. O sırada Kasımpaşalı bir yaşlı amca kalabalıktan korktu, girmekten vazgeçti. Amcadan bileti satın aldım. Bir apartman girişinde formamı kazağımın altına giydim ve montumu çektim. Kasımpaşa taraftarlarının arasına oturdum. Beşiktaş ilk dakikalarda gol attı. Ben kendimi tutamadım, “Gooool” diye bağırdım. Kasımpaşalı kafalar bana döndü. Daha fazla tatsızlık olmasın, daha çok atacağız belli ki dedim ve yerimi değiştirdim. Ama o maçta inanılmaz şeyler oldu. Sonlara doğru tribündekiler Fernandes’e ağza alınmayacak küfürler etmeye başladı. Fernandes gibi kaç yıldız gelir bu ülkeye? Fernandes’i o kadar seviyorum ki, bir oğlum var 9 yaşında adı Enes, onun kadar seviyorum. Taraftara karşılık vermesine dayanamadım. Kendimi kaybettim o anda.

        Ve sahaya atladınız...

        Fernandes’e çelme takmak, vurmak, tekme atmak en son yapacağım şey. Savcılık görüntüleri izledi, o amaçta olmadığımı tespit etti zaten. “Sen Fernandes’sin kendine gel, bu armayı taşımak kolay değil, borç alıp bu maça gelen insanlar var” diyerek sarılacaktım. Koşarken birden ayağım kaydı ve ona çarptım, yere düşürdüm. Şuurum yerindeydi ama ruh sağlığım bozulmuştu. Tabii ki ona sarılmak bile haddim değil, o yaptığım da doğru değil ama insanın dengesi bir bozuldu mu doğru düşünemiyor. Almeida üstüme bastı, canı sağ olsun. Ersan koluma bastı, bakın mosmor. Onlardan özür dilemeyi o kadar istedim ki anlatamam. I

        Sizi Kasımpaşalı zannettiler...

        Hâlâ öyle zanneden var. Beni bi en insanlar bunu yapmadığımı bilir. Şimdi sosyal medyadan hakaret edenler var. Avukatlarım devrede, buradan söyleyeyim.

        "BEŞİKTAŞ İÇİN DOĞRUSU GİTMEMEKSE GİTMEM"

        Pişman mısınız?

        Binlerce defa pişmanım. En büyük pişmanlığım, emniyete götürürlerken iki Beşiktaşlının benim yüzümden kırmızı kart gördüğünü öğrenmek. Ciğerim parçalandı. Benim yüzümden bir hafta oynamayacaklar. Dostlarım başıma bir şey gelmesin diye nöbetleşe sabahlıyor her gün. Olay kapanana kadar da devam edecekler.

        Korkuyor musunuz maça gitmeye?

        Korkmuyorum, bir saldırı olacağını zannetmiyorum ama olursa da en ağır şekilde davamı açarım. Tabii Beşiktaş için doğrusu gitmemekse gitmem.

        Psikolojik tedavi gördünüz mü?

        Hayatımda psikiyatriste gitmedim, bir kere hastalanmış bir adam değilim.

        Şiddet?

        Asla! Hiçbir şiddet olayına karışmadım.

        "EŞİME HİÇ EL KALDIRMADIM"

        Eşinize hiç el kaldırdınız mı?

        11 yıllık evliyim. Eşime karşı bırakın darpı, el kaldırmayı, kötü davranmamışımdır hiç. Bu olaydan dolayı bana çok kızdı. Özellikle televizyonlarda tekrar tekrar gösterilince... Ama bana inanıyor, biz birbirimizi çok seviyoruz.

        Oğlunuz?

        İlk o tanımış sahada görünce, “Babam sahaya daldı” demiş. Çok üzülmüş, ağlamış ben nezarethanedeyken. Okulda gazeteci gibi soru sormuş hep arkadaşları...

        İNŞAATLARDA ÇALIŞIRKEN...

        Bayağı büyük bir kafeniz var. Nasıl oldu?

        İnşaat şirketim de var. İnşaatlarda çalışırken baktım çevrem ve bilgim var, ben de bu işi yapabilirim deyip şirket kurdum. Birkaç ihale aldım. Memleketten çağırdığım kim varSa geldi çalışmak için. Çevre de var yani... Sonra burada ki işler büyüyünce Batman’ da boya fabrikası kurdum.

        Vaaaay... Boyacılıktan boya fabrikasına...

        Evet. Sonra da şu anda oturduğumuz kafe işine girdim. Her kardeşim bir işin başında. Beşiktaş’a benim yüzümden bir zarar gelirse, maddi manevi karşılamak isterim. Kendilerinden bir kere daha özür diliyorum...

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa