Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar Bebeto’dan ‘kız babası’na...

        Burak Kut'u önce "Bebeto" olarak tanıdık, sonra "Küçük Prens". Sesiyle, şarkılarıyla, danslarıyla ilk iki albümüyle 90'lı yılların en önemli fenomenlerinden biriydi. Şimdi 40 yaşında, 1 kız babası ve 4 şarkılık yeni albümü "Sevginin Her Hali" ile yeniden karşımızda

        Heja BOZYEL-HT PAZAR

        "Benimle Oynama", "Yaşandı bitti", "Bebeğim" gibi şarkıların adını bile duyunca hemen sözlerini, melodisini mırıldanmaya başlıyorsanız, merhaba, aynı jenerasyondanız. O yılların popüler isimleri seneler içinde çok değişti. Çoğu unutuldu, hayatını kaybedenler oldu. Ama inişleriyle çıkışlarıyla hep o "bebeksi" halinde kalan bir Burak Kut oldu. Biraz da bu yüzden ilk karşılaştığımız an önce "Hiç yaşlanmamışsınız" dedim.

        Bir aşk hikâyesini anlattığı, 2 yavaş 2 hareketli şarkıdan oluşan "Sevginin Her Hali" albümü için buluşmuştuk. Albümün çıkış şarkısı "Ver Allah" tam da bütün kış boyunca "eller havaya" mekânlarda çalacak cinsten. Klibiyse biraz fazla 90'lardan kalma. Manken kızlarla, spot ışıklarıyla... Ama Burak Kut yine şık ve yine güzel dans ediyor! Yani zamanında bizi şarkılarıyla tavlayan Kut, şimdi yeni neslin genç kızlarına tam da kıvamında göz kırpmış.

        Şarkılarınızda sanki ilk albümlerdeki tarzınıza bir dönüş var gibi...

        Aslında beni en çok yoran beklentilerden biri, ilk yaptığınız işin yüksek bir seviyeye ulaşması ve hep aynı etkinin beklenmesi. Bu yüzden hep "eskiye döndün mü" diye soruluyor. Sanırım bu kez o eski sadeliği yakaladım.

        Yani "Bebeto" diye anıldığınız dönemin sorumluluğu mu var üzerinizde?

        Öyle bir sorumluluk hissetmiyorum ama benden bunun beklendiğinin farkındayım. "Çok bilmenin fakirliği" diye bir laf vardır. Çok biliyorum, anlamında anlaşılmasın ama çok fazla müzik türüyle ilgiliyim. Klasik müzik eğitimi aldım, İngilizce müzik söyledim, Türk Sanat Müziği'ne, alaturka arabesk denen müziğe, yani aldığım eğitimin tam zıttı olan şeylere de çok ilgim vardı. Bilgilerimi çeşitlendirmek adına daha çok müzik türüyle ilgilendim. Kendim de şarkı sözü yazdım, beste yaptım. Ve bu arada deneysel çalışmalara girdim. Deneysel çalışmalar ticari karşılıklarını bulmadılar ama tamamıyla benim kişisel yolculuğumdu.

        "Yaşandı bitti" benim hâlâ daha en sevdiğim Türkçe şarkılardan biri. İlk albümünüzden bugüne sizin için müzikal anlamda neler yaşandı bitti?

        O kadar çok şey yaşandı ki bunu bir röportaj süresince anlatmak güç. 20 yıl ve daha öncesi var... Öğrenciyken sahneye adım atmış biriyim. Haliyle çok şey yaşadım fakat dışarıdan gördüğünüzün dışında farklı müzikal performanslarım var. Onların çok dikkat çekmediğini düşünüyorum. Klasik müzik, müzikal performanslarım var ve aslında baktığınız zaman çok da kolay olmayan eserleri çok genç yaşta seslendirmişim. Fakat bunun ticari bir karşılığı olmadığı, ülkemizde satın alınan müzik farklı olduğu için bunlar çok göz önünde bulundurulmuyor. Sorunuzun tam cevabı olmadı ama... Konu başlıkları haline getirirsek "Benimle Oynama"yı söyleyen genç, minik Burak bir çok şeyi yaptı. Müzikal kraliçesi olarak adlandırılan Sarah Brightman ile çok heyecan duyduğum düet yaptı. Broadway'de bir oyunda başrol oynadım. MTV ödüllerim oldu. Klasik müzikten gelen biri için zirve olan, 125 kişiyle sahnede senfonik orkestra performansları, rock performansları, Bohemian Rhapsody'yi piyanoyla çalıp söylemem gibi deneyimlerim oldu. Ama benden daha fazla üretkenlik bekleyen dinleyicilerim var, biliyorum. Şimdiye kadar 6 tane CD çıkardım ve bu aslında az.

        'KADINLARLA GEÇMİŞİMDE EFENDİLİĞİMİ BOZMADIM'

        Pop müzik dışındaki işlerinizin yeterli takdiri görmemesi sizde bir kırgınlık yarattı mı?

        Tabii ki. İnsana dair birçok duyguyu biz de yaşıyoruz. Duygusal biri olduğumu söyleyebilirim. Bu yüzden üstüne gitmektense geriye çekildiğim daha çok olmuştur.

        Müziğe küstüğünüz bir dönem var mı?

        Hayır yok. Hayattaki öncelikleriniz tabii ki değişiyor ama müzik benim yaşama tutunma sebebimdir.

        Baba olmak müzik yapım sürecinizi ne kadar değiştirdi?

        Baba olmak insanı baştan ayağa etkiliyor. Olgunlaşmasına katkıda bulunuyor. Kariyerim başlamadan önce babamı kaybetmem sonra baba olmam arasındaki sürece bakarsak bu ikisinin önemli dönemeçler olduğunu görüyorum. Çocuklarla iletişimim her zaman iyiydi ama kendi çocuğunun olması başka. Müzik anlamında da daha çok harekete geçme isteği yarattı diyebilirim.

        Kızınızın müziğe ilgisi var mı?

        Var. Şaşırtıcı derecede ilgili. Çok iyi tepki veriyor. Şarkılarla konuşuyoruz.

        Kız babası olmak kadınlara bakışınızı değiştirdi mi?

        Değiştirdi, kesinlikle. Ama tuzak bir soru bu, istediğiniz cevabı vermeyeceğim. Bazen soruyorlar, kızınız büyüyünce biri istemeye geldiğinde ne yapacaksınız diye... "Efendim biz de birinin kızını aldık" oluyor cevabı. Kadınlarla ilgili tabii ki geçmişimde kalın bir dosya var ama orada da efendiliğimi bozmadığımı düşünüyorum. Normal bir ergen adamın yaşadığı duygulara sahiptim, o yüzden doğal olarak kontrolden çıktığım zamanlar olmuştur. Doğal olarak, gençliğin verdiği heyecanla ama mümkün mertebe o masumiyetten çıkmamaya çalışıyordum.

        Yeni albümünüzde de şarkı sözlerinize bakınca hâlâ duygusal tarafınız görülüyor. Aşk şimdi de bu kadar duygusallığa açık mı?

        Bir şeyler değişiyor. Benim jenerasyonum farklı. Her kuşak kendi için böyle bir yorum yapabilir ama biz mektubu yakalamışız, mektup bitmiş... Artık duygular değişiyor. Sınırlar genişledi ki bence sakınca yok. Aşk denince tarifi olmayan bir duygu. Zamana ayak uydursa da hâlâ tarifsiz.

        Kızınıza aşka dair nasıl bir öğüt verirsiniz?

        Şimdi çok erken. Zamanı gelince söylerim ama her şey güven üzerine kurulu. Sağlam bir baba-kız ilişkimiz olduğu sürece kendi yolunu doğru çizeceğinden eminim.

        Justin Bieber mı Burak Kut mu?

        "Çok kişinin sevgisine mazhar olma şansına sahiptim. O zamanlar çok genç olduğum için bunun nasıl bir şans olduğunun çok da farkında değildim. O kadar çok cevap veremediğim mektup var ki... Postacı abimiz vardı, elinde 2-3 çuvalla gelirdi. Mektuplara özel oda tahsis edilmişti. Milyonlarca kişiye tek bir tuşla cevap verebilmeyi isterdim... Twitter'da "Burak Kut şimdi çıksaydı Justin Bieber'dan fazla takipçisi olur muydu" yazdıklarını gördüm. Böyle komik, zeki espriler var.

        'İsmimi çocuklarına koyanlara teşekkür'

        "İnternet sayesinde geçmişi daha iyi anlama şansı doğdu. 'Genç kızların sevgilisi' olmak çok masumane bir durumdu. Şimdi internette hakkımda "ilk aşk" diyenler çok var. Sağ olsunlar. Çocuklarının adlarını benden esinlenerek 'Burak' koyan aileler var. Bu röportaj vesilesiyle onlara çok teşekkür ediyorum. Ablaları beni çok sevip kardeşlerine zorla benim ismimi koyduranlar var. Bu bir şanstı. İnsanların bilinç altlarında ya da hatıralarında güzel olarak var olduğumu biliyorum. Bana sokakta 'Kariyerinde düşüş yaşadı' ya da 'Bu adam şimdi ne yapıyor' diyenlerle çok karşılaşıyorum ama bunların cevabını hayatın içinde olumlu tepkilerle görüyorum ve bu şansın keyfini çıkarıyorum. O dönemdeki gibi bir heyecan şimdi yok tabii ama belki başka jenerasyonlara daha farklı duygular yaşatabilirim."

        Yeni albüm

        4 şarkılık bir albüm yaptınız, bu daha uzun bir albümün habercisi mi?

        30 tane yeni eserimden 4'ünü seçtim. Belli periyodlarla bir şey üretmiyorum ama bu dönemden sonra sürekli bir şeyler üretmeye çalışacağım.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa