Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar CERN'de bilim insanları 13.7 milyar yıllık tarihinde evrenin ilk nanosaniyelerine nasıl ulaştı?

        Emre ERGÜL - HT PAZAR

        Kaptanın Seyir Defteri: 26 Mayıs 2013... Cenevre uçağına biniyoruz. Filli Boya'nın "Renklerin Oluşumuna Dair Bilimin Merkezine Yolculuk" konsepti dahilinde bir grup gazeteciyle İsviçre'ye gidiyoruz... Hedef nokta Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi, yani CERN. Kulağımdaysa, gelmeden önce Büyük Patlama (Big Bang) araştırmalarının yapıldığı CERN'le ilgili gazeteci dostlardan gelen tepkiler: "Dünyanın ekseniyle oynuyorlar... Bing Bang yalan, zaman makinesini araştırıyorlar..."

        BIRAK ROBOTU, GARSON YOK

        İnişten sonra ayağımızın tozuyla CERN'e doğru hareket ediyoruz. CERN aslında İsviçre ile Fransa'yı kapsayan bir bilim merkezi. Yerin altında, 27 km uzunluğunda, oval şekilde birleşen tüneller var; nam-ı diğer Büyük Hadron Çarpıştırıcısı. Tünellerin 4 ayrı noktasındaysa 2'si büyük 2'si küçük 4 dedektör var: Proton çarpıştırılan büyüklerin ismi Atlas ve CMS, kurşun çekirdeği çarpıştırılan küçüklerin isimleriyse Alice ve LHCb...

        İşte biz, tüm dünyada "Tanrı parçacığı" diye adlandırılan Higs Bozonu'nun bulunduğu CMS'e gidiyoruz.

        CERN'in B kapısından giriş yaptığımız yer; Lost dizisini izleyenler bilir, Dharma diye bölge vardır, işte orayı andırıyor. Önce yemekhaneye uğruyoruz. Bilimkurgu sevenleri hayal kırıklığına uğratacağım ama, 10 bin kişinin çalıştığı bu merkezde bilimadamları kendi yemeklerini tepsiyle kendileri taşıyor. Bırak filmlerdeki hizmetkâr robotları, bir garson yok! CMS deneyinde çalışan genç Türk bilimadamı Sercan Şen durumu şöyle özetliyor: "Bazıları, şu gördüğünüz cihazların basit mikrodalga fırınlar olduğuna bile inanmak istemiyor"

        ŞAMPANYALI KUTLAMA

        15 km yol katedip CMS deneyinin yapıldığı binaya varıyoruz. Burası "Tanrı parçacağı Higgs"in bulunduğu bölge. Başka bir deyişle Bing Bang'in çözümü için büyük adımın atıldığı nokta. Yani Jules Vernes'in tabiriyle "arzın merkezi"... CMS deneyinde İTÜ grubunun başındaki Kerem Cankoçak ile Sercan Şen eşliğinde binaya girdikten sonra, bir ana kumanda ile 20'ye yakın bilgisayarın olduğu bir odadayız. Burada çarpışmalar görüntüleniyor. Köşede 40'a yakın şampanya şişesi var. Her başarılı çarpışma sonrası patlatılmış... Ve "ziyaretçi" kartlarını takıp, yerin 100 metre altına yolculuğumuz başlıyor...

        İTFAYİYE BAĞLI TELEFON

        Kerem Hoca, çarpışmaların yapıldığı dedektörün maketi önünde bilgi veriyor. Dedektörün bir parçası, Türkiye'de yapılmış. Bursa'da üretilen bu parça, Türkiye'nin CMS deneyine bilgi-beyin dışındaki en büyük katkısı. Ardından asansöre biniliyor. Heyecan dorukta... 40 kişilik asansörle dibe vuruyoruz! İlk karşılaştığımız, koridordaki uyarı levhaları. Bunlardan biri "Oksijen azalmasına dikkat" yazısı... Hemen yanındaysa direkt itfaiyeyi bağlı telefonlar... Ahizeyi kaldırdığınız anda İsviçre itfayesi, CMS'de bir sorun olduğunu anlayıp teyakkuza geçiyor.

        Ardından onlarca bilgisayar veri tabanının yan yana dizildiği büyük bir odadan geçiyoruz. Dedektördeki çarpışmanın tüm fotoğraf ve bilgilerinin kayıtlara geçtiği oda burası... Sonra sarı bir kapı. Ardında şantiyeyi andıran bir bölge. Demir bloklar, içlerinde kablolar vs. Ve mutlu son...

        150 MİLYON METRE KABLO

        Karşımızda dev CMS dedektörü. 2008'deki arızasından 1 yıl sonra yeniden çalıştırılan, çarpışma deneylerinden sonra kendi birleşme noktalarından açılan dev dedektör... Ve Kerem Hoca bilgi vermeye başlıyor: "Bu gördüğünüz cihaz 40 bin ton ağırlığında. 5 katlı bir bina büyüklüğünde. İçinden bir belediye otobüsü rahatlıkla geçebilir. Yapımına 1989'da başlandı, 2007'de yerin altına indirildi. Deney aşamasında dedektör kapatılıyor ve protonlar çarpıştırılıyor. Röntgen cihazı gibi düşünün. Çarpışmaları görüntülüyor. Saniyede, sıkı durun, 40 milyon tane fotoğraf çekiyor; ana bilgisayara gönderiyor. Ancak tümünü depolamamızı imkân yok. Depolasak, 1 yıllık bilgi buradan uzaya 30 kilometrelik yol olur. Onun için saniyede çekilen 40 milyon fotoğrafı filtreliyoruz ve 100'e düşürüyoruz. Çarpışma sonunda parçacıklarla ilgili bilgi alıyoruz."

        Dedektörün dört bir yanı kablo dolu. İnşaat severiz ya, hemen soruyoruz! Sabırlı profesörümüz gülüyor: "CSM dedektöründe tam 150 milyon metre kablo var. Buradan geçen bilgi, New York'un 1 saniyelik telefon verileriyle aynı..."

        DÜNYANIN EN GÜVENLİ ASANSÖRÜ

        Dedektörün yanından ayrılıp asansöre giderken, kafamı yukarı kaldırıyorum. Matrix'teki enine uzayan silahların olduğu yüzlerce rafı hatırlayın... Onun gibi dikine, 100 metre yukarı uzayan binlerce merdiven ve demir blok... Sercan Şen hemen gönlümüzü rahatlatıyor: "Normalde yangın olduğunda asansörü kullanmaz, merdivenlere koşarız. Burada tam tersi. Çünkü bu asansör dünyanın yalıtımı en iyi yapılmış asansörü. Yoksa bir tehlike olduğunda aksini düşünmek bile istemem..." Arzın merkezine seyahat, "göğe yükseliş"le sona eriyor...

        HİGGS BULUNSA DA BİTMEZ

        Kaptanın Seyir Defteri: 27 Mayıs 2013... Kerem Hoca ve Sercan Şen, dünya basınında "Sayesinde Big Bang'le Kainat'ın sırları çözülecek" denen Higgs'i anlatıyor: "ABD'li fizikçi bununla ilgili yazdığı kitapta 'God-damn Particle' (Allah'ın belası parçacık) diyor. Yayınevi, 'ABD muhafazakâr toplum, biz bunu 'God's Particle' (Tanrı Parçacığı) diye sunalım deyince, Higgs literatüre böyle giriyor... Atlas ve CMS deneylerinde görüldü ki, Higgs 10 katrilyon çarpışmada bir ortaya çıkıyor."

        DÜNYADA KIRMIZI MARSTA MAVİ

        Filli Boya'dan Gülay Dindoruk'un "Kapsam geliştirme turu" diye adlandırdığı bu "kaptanın seyir defteri", Kerem Hoca'nın renk sunumuyla sona eriyor: "Atmosferi geçince renkler değişiyor. Uzayda daha farklı görürüz. Örneğin dünyaki mavi taş, Mars'ta kırmızı görünebilir. Renk, taşın özelliği değildir."

        Kerem Cankoçak: Zamanda yolculuğu biz göremeyeceğiz

        - Big Bang, 13.7 milyar yıl önce yaşandı. Evren genişledikçe soğuyor, soğudukça Büyük Patlama'dan 400 bin yıl sonra atomlar oluşuyor. Evren hızlanarak büyüyor ve biz buna neyin neden olduğunu bilmiyoruz.

        - Evrenin yüzde 74'ü kara enerji, 24'ü kara maddeden oluşuyor. Yani Samanyolu'nun da içinde olduğu binlerce galaksi, yıldız vs. yalnızca ufacık bir bölümünü oluşturuyor. Uzay çok boş. Tüm galaksiler, yüzde 1 gibi bir kirliliğiz. Bazı galaksiler bize yaklaşıyor. Birkaç milyar yıla çarpacaklar.

        - Teorik olarak zamanda yolculuk mümkün. Ancak bizim kuşağın zamanda yolculuğu göreceğini zannetmiyorum. Zamanda ileri gidiş mümkün ama geri dönüş daha zor...

        - CERN'de proton ve kurşun çekirdeği çarpıştırması dışında bir şey yapılmıyor. Ama burada ABD'lilerle İranlılar yan yana... Kişi buradaki çalışmaları, ülkesindeki nükleer çalışmalara katarsa, bir şey diyemem...

        Sercan Şen: 100 Türk var, kışın 20'si çalışır

        "İstanbul Üniversitesi sonrası 5 yıldır burada, CMS deneyindeyim. CERN'e kayıtlı 100 Türk bilim insanı var. Genelde bunların 20'si kışın, maksimum 60'ı yazın CERN'de çalışmalarını sürdürüyor."

        Samim Değer: Devletin desteği önemli

        - 1982'de CERN'e geldim. Ancak YÖK yasası sonrası istifa ettim. University of Calirfornia adına buradayız. Burada 400 ABD'li bilim insanı çalışıyor. İlk gelen Perihan Tolon ancak burada devamlı olarak en uzun kalan Türk benim. CMS deneyinde çalışıyorum. Türk uzmanlar CMS'te 4 ana üniversitenin şemsiyesi altında çalışıyor; Boğaziçi, Çukurova, ODTÜ ve İTÜ...

        - CERN'in yıllık bütçesi 1 milyar frank. Türkiye CERN'e tam üye ya da "associate" üye olursa ne olacak? Üyelikle Türk şirketleri de buradan iş alacak. CMS dedektörünün bir parçası Türkiye'de 600 bin İsviçre Frankı'na üretildi. CERN'den alınan bir ihale 1 liraysa şirkete kazancı 3 oluyor. Örneğin uzay sanayinde kullanılan seramikleri artık mutfaklarımızda kullanıyoruz...

        - Sayın Erdoğan'ın da Sayın Gül'ün de ziyaretinde bilgi verdik. CERN'in bütçesini 20 üye ülke karşılıyor. Bütçeye katkı milli gelire göre. Onun için tam üyelikte İsviçre'den fazla katkı yapmamız gerek. 40-50 milyon Frank gibi... Associate üyelikte daha az veriyorsunuz ama tek farkı seçimde oy kullanamıyorsunuz. Devletin teşvik desteği çok önemli. CERN'den bir heyet Türkiye'ye gelip izlenimlerde bulundu. CERN'nin Türk şirketlerinden, Türk şirketlerinin de CERN'den faydalanacağı söylendi.

        Cern notları

        - CERN'e dünyanın her yerinden okul gezileri yapılıyor. Kampüste çocuklar için bir yaz okulu yok. Ancak lise öğretmenleri için her yaz 2 haftalık "Çocuklara fizik nasıl sevdirilir" diye seminerler veriliyor.

        - Burada yalnızca "parçacık avı" yapılmıyor. Yazın sınırda bir havuz bilim adamlarının hizmetine açılıyor. İsviçreli kadınlar, havuzda bilim adamı avına çıkıyor! Birinin eşi, "Kadınlar bilim adamlarını zengin sanıyor" diye anlatıyor!

        - "Bilim eşleri" için zaman zor geçiyor. Onun için birkaçı birleşip Karadelik adlı müzik grubu bile kurmuş.

        - Bir CERN kulisi: Bir TÜBİTAK'çı CERN'e gelir. Dev çarpıştırıcıya bakar ve "Kilosu kaç para eder bu detektörün" diye bilimsel bir yaklaşımda bulunur. Umarım bu sadece bir espridir...

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa