Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Hepimiz birer engelli adayıyız

        TESYEV'in Başkanı Yavuz Kocaömer'in saçlarını ve tıraşını yılladır kardeşim Zafer Dudu yapar, geçen hafta Yavuz Bey'in yolu bu kez bizim berber muhabbeti yaptığımız koltuğa düştü. Yıllardır engelliler için çalışan, bu konuda Almanya'dan liyakat nişanı alan Yavuz Kocaömer'le ilginç hikayesini ve çalışmalarını konuştuk.

        Ne zamandır engelliler için çalışıyorsunuz?

        1996'dan beri 15-16 sene oldu. 1999'da da TESYEV kuruldu. Bu benim yaşam biçimim. 22 yıl engelli bir ağabeyle yaşadım. 1996'da Perihan Savaş, Engelliler Spor Federasyonu'nun başına geçmişti. Rahmetli Yılmaz'ı da çok severdim. Aradım, "Beni de alsana" dedim. "Tabii" dedi. Beni federasyona asbaşkan yaptı. Daha sonra Perihan ayrıldı, ben başkan oldum. O zaman federasyonlar devlete bağlıydı. Devletin ağır çarklarında bu işin yürümeyeceğini gördüm. Ayrıldım, TESYEV'İ kurdum.

        Ekibiniz kaç kişi?

        14-15 kişi. Topladığımız bağışları hiçbir zaman personel ve vakıf giderleri için kullanmıyoruz. Ahmet Ağaoğlu, Hüsnü Güreli sadece maddi olarak değil fikir geliştirme bakımından da çok destek oluyor. Vakfın denetimini Hüsnü Güreli'nin grubu yapıyor. Bu yüzden içim çok rahat. Hüsnü öyle ters bir adamdır ki, en ufak bir yanlış görmesin, hemen müdahale eder, sözünü de çekinmeden söyler.

        TESYEV'e kimler destek veriyor?

        Birçok farklı kesimden destek geliyor. Mesela bizim kurucu üyelerimiz arasında Fatih Altaylı, Şenes Erzik, Hülya Avşar, Metin Şentürk, Ali Kibar, Hüsnü Güreli, Ahmet Ağaoğlu, Ergin İmre gibi isimler var. Herkes elinden geleni yapıyor. Maddi manevi destek veriyorlar. Hülya eksik olmasın birçok destek konseri verdi. Serdar Bilgili maddi destekte bulunuyor. Bizim için sergi düzenledi, kitap yapımına destek oldu. Fakat biz en büyük desteği SMS'ler ve bağışlar yoluyla halktan alıyoruz.

        Acun Ilıcalı da size destek veren isimlerden biri değil mi?

        Acun'u 8-9 senedir tanıyorum, kardeşim gibidir. Son olarak Yetenek Sizsiniz Türkiye'de düzenlediğimiz gecede yaklaşık 4.5 milyon TL topladık. Bu binlerce engelliye destek demektir.

        Bugüne kadar kaç kişiye burs verdiniz?

        Bugüne kadar mezunlarla beraber burs verdiğimiz öğrencisi sayısı 2000'i geçmiştir. Ama şu anda TESYEV olarak 420 engelli öğrenciye burs veriyoruz.

        Son olarak ne mesaj vermek istersiniz?

        Hiç kimse unutmasın ki hepimiz birer engelli adayıyız. Bunu anlayan insanlar daha mutlu yaşıyor.

        Artık Yüksekova'da, Muş'ta engelli takımları var

        Engelli Olimpiyatları'nda ülkemiz ne durumda?

        Biz bu oyunlara ilk defa 1992'de 1 sporcuyla katıldık. 2000 senesinde yine tek sporcumuz vardı oyunlarda. 2004'te 8, 2008'de Pekin'de düzenlenen oyunlarda ise 16 sporcumuz yer aldı. Tahmin ediyorum 2012 Londra Paralimpik Oyunları'na 40 kişilik bir sporcu kafilesiyle katılacağız. Engelli sporu çok hızlı gelişiyor. Ben bu işe başladığımda tüm Türkiye'de toplam 18 engelli basketbol takımı vardı. Şimdi bu sayı 67'ye yükseldi. Bugün Yüksekova'da, Hakkari'de, Muş'ta, Batman'da engelli takımları var. Diyarbakır'da, Urfa'da, Siverek'te kulüpler kuruldu. Engelli spor kulübü sayısını daha da artıracağız.

        'Ağabeyim o ıstırapları çekmeseydi şu an karşınızda olmazdım'

        Kardeşiniz olmasaydı TESYEV'in başına geçip çalışır mıydınız?

        Hayır. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar. Kısaltılmış Çocukluk diye Almanca bir kitap okudum. Benim gibi engelli kardeşlerle büyüyenlerin hikâyeleri yer alıyordu kitapta. Anlatılanlar benim hayatımla örtüşüyordu. Evde engelli bir çocuk olduğu zaman ailenin bütün dikkati ona yönleniyor. Sen geri planda kalıyorsun. Ama öbür taraftan kardeşinle paylaşmayı öğreniyorsun. Pes etmemeyi öğreniyorsun. Ağabeyim o ıstırapları çekmeseydi şu an sizin karşınızda olmazdım.

        Neler yaşadınız, çok zor muydu?

        22 sene ne yürüdü ne oturdu, hep yattı. Ama yattığı yerde okumayı, İngilizce'yi öğrendi. Evin hâkimi oydu. Mahallede arkadaşları vardı. Çok iyi bir ağabeydi. Ondan zorluklar karşısında pes etmemeyi öğrendim. Başka hiçbir şey söylemeye gerek yok.

        'Almanlar bana liyakat nişanı verdi'

        1999'da TESYEV'i kurduğum sene, Almanya'da da engellilere destek olmak için kamu yararına bir dernek kurdum. Onun da başkanlığını yapıyorum. Geçen yıl Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'tan "Yıllardır ülkemizde ve Türkiye'de yaptığınız hizmetlere karşılık size Alman Devlet Nişanı verilmesine karar verilmiştir" diye bir mektup geldi. Sevindim ama buruk bir sevinçti. Türkiye'den mi liyakat nişanı bekledim? Tabii ki hayır. Ben bunu herhangi bir şey bekleyerek yapmıyorum. Ödül töreninde eyalet meclisi başkanı beni biraz anlattıktan sonra şu cümleyi söyledi: "Bay Kocaömer, siz, ülkemizde ve Türkiye'de engelliler sporunun seviyesini belirlediniz. Bunun için size şahsım, hükümetim ve ülkem adına teşekkür ediyorum." Bu, benim için çok keyifliydi. Nişan takıldıktan sonra iki mektup aldım. Biri Devlet Bakanı Egemen Bağış'tan geldi, çok güzel bir mektuptu. Diğeri ise Gençlik ve Spor Genel Müdürü'ndendi. Bu nişanı Yavuz olarak aldım ama aslında ödül Türkiye'ye verildi. Ne Cumhurbaşkanı ne de Başbakan'dan tebrik mesajı gelmedi. Buna da üzüldüm açıkçası. Çünkü bahsettiğimiz Türkiye'nin meselesi. Bunu gazete de yazdım. Ama tabii onların bir günahı yok. Etraflarında danışman diye gezenler, kendi eksikleri ortaya çıkacak diye, benim yazdığım yazıyı alıp Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza göstermemişlerdir. Olsun... Ben yine de keyifliyim, öte yandan katetmemiz gereken çok yol olduğunu düşünüyorum.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa