Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Boşanmak için 500 milyon dolar isteyen kadın

        Metrocıty'nin vârisi Onur Ağım'dan boşanmak için 1 milyar dolarlık malvarlığının yarısını isteyen Burcu Ağım: "Eşimin kardeşlerinin çocukları lüks içinde yüzerken oğlum parasız kalmasın."

        Aralarında Metrocity'nin de bulunduğu 33 şirketin vârisi Onur Ağım'dan boşanmak için 1 milyar dolarlık malvarlığının yarısını isteyen Burcu Ağım: Eşimin kardeşlerinin çocukları lüks içinde yüzerken benim oğlum parasızlık çekmemeli.

        Onların hikâyesi yılın boşanma davasıydı. İçlerinde Metrocity'nin de bulunduğu 33 şirketin tek vârisi Onur Ağım ile 10 yıllık eşi Burcu Ağım boşanıyorlardı. Onur Ağım'ın malvarlığı 1 milyar doların üzerindeydi ve eşi yarısını istiyordu. Bugünkü Pazartesi Sohbeti konuğu Burcu Ağım.

        PERİ MASALI GİBİYDİ

        Burcu Ağım 1976 doğumlu. Adanalı bir öğretmen çiftinin çocuğu. İstanbul'a Alman Dili ve Edebiyatı okumaya gelmiş. Üçüncü sınıftayken yaklaşık bir buçuk yıldır yakın arkadaşı olan Onur Ağım'a farklı hisler beslemeye başlamış. Onur Ağım da ona karşı boş değilmiş, hemen evlenmişler. Çırağan Sarayı'nda 1000 kişilik, dillere destan bir düğün yapılmış. Burcu Ağım'un deyimiyle her şey peri masalı gibi başlamış. Balayı için gittikleri Paris'ten dönen çift kendileri için Bebek'te hazırlanmış yaklaşık 450 metrekarelik, deniz manzaralı bir ev bulmuşlar. Fakat daha o evde oturamadan, üç apartman ilerideki Ağım ailesinin evlerine yerleşmek zorunda kalmışlar. Sebep ise kayınpederin seyahatleri sırasında yalnız kalmaktan çekinen kayınvalidenin ısrarı. Burcu Ağım için sona giden başlangıç aslında balayı dönüşü başlamış ama ya o bunu fark edemeyecek kadar gençmiş ya da başrolünde olduğunu sandığı peri masalına kendini fena kaptırmış.

        KAYINVALİDE TERÖRÜ

        Burcu ve Onur Ağım'ın ismini kamuoyu yaklaşık bir yıl önce boşanma davaları sırasında duydu. Burcu Ağım kendisine zorla imzalattırıldığını söylediği bir evlilik anlaşmasının fotokopisini evde bulunca kıyamet kopmuştu. Onur Ağım ise karısının kendisini defalarca aldattığını iddia ediyordu. Peki paylaşılamayan neydi? Avukatların yaptırdıkları araştırmaya göre Ağım ailesinin malvarlığı yaklaşık 3 milyar dolardı. Onur Ağım'un payı ise, üçte biri, 1 milyar dolar. Burcu Ağım "Kendim için değil ama oğlum Anıl için, hakkımızı istiyorum" derken gözünüze para canlısı gibi gelebilir. Benim de gelmişti. Hatta konuyla ilgili bir de yazı yazmıştım. "10 yıl evli kal, bir de çocuk doğur, sonra ailenin o güne kadar dişini tırnağını takıp çalışarak yaptığı servete ortak ol." Ama olay göründüğü kadar basit değil. Burcu Ağım belki de Türkiye'deki birçok kadının yaşadığı kayınvalide terörünün bir kurbanı olduğunu söylüyor. Anlattıklarını okuyup kararı siz verin. Burcu Ağım'ın iddialarını kaleme almadan önce Onur Ağım'a da ulaşmaya ve onun da fikirlerini almaya çalıştım. Ama konuşmak istemedi.

        EVİME ÇÖP ALMADIM

        * Ne demek o? - Aslında o ev eşim benden önce başkasıyla nişanlanınca alınmış ve yapılmış. Sonra o nişan bozulmuş. Ben evime bir tek çöp alamadım. Evimdeki hiçbir eşyaya kendim karar vermedim. Yatak odam dahil hepsi kayınvalide ve kızları tarafından yapıldı. İşin daha da garibi onların yaptığı dekorasyonda, örneğin şöminenin üzerindeki bibloların yerini değiştirdiğimde bile, bana müdahale edip onların yeri burası değil diye tekrar eski yerine koyuyorlardı.

        * Hiç isyan etmediniz mi? -Defalarca, ama işe yaramadı. Balayından döndükten hemen sonra kayınvalidem beni eve çağırıp bir konuşma çekti. "Sen benim oğlumla evlendin ama aklının bir köşesine yaz beni oğlumdan koparamazsın" dedi. Aklımda kimseyi koparmak yoktu ki. Ailemin verdiği terbiye büyüklerine saygıdır, ben de sustum başımı salladım. Huzursuzluk yaratmak istemiyordum.

        * Yani siz başkalarının hayatını yaşamaya razı oldunuz. -Biraz öyle. Örneğin bana hediye edilen kıymetli yemek takımları, bardak setlerini bile onlardan izin almadan kullanmam yasaktı. Evin alışverişini yaparken mutlaka kayınvalideden onay alıyordum. Kredi kartını kullandığımda ekstre geldiği gecenin akşamı Onur gelip "Burcu bunları annemle çözdük ama şu harcamayı bir türlü çözemedik acaba ne aldın" diye soruyordu. Hiç unutmam kayınvalideme hediye almıştım. Onu çözememişler.

        * Eşiniz annesine çok düşkündü. -Hem de ne düşkünlük. Bir tartışma yaşıyorduk, ertesi sabah kayınvalidem arayıp "Sen benim oğluma bunları nasıl söylersin" diye hesap soruyordu. Kocam evde olup biten her şeyi annesine anlatıyordu. Sabahları kalktığında daha bana "Günaydın" demeden cep telefonundan annesini arar "Günaydın iyi misin?" diye sorardı.

        * Kayınpederinizle ilişkiniz nasıldı? -Kayınvalidem bana bağırıp çağırdığı zaman kapıdan beni geçirirken elimi öpüp yollardı. Ya da yüzümü okşardı "Hadi kızım sen takılma bunlara" diye.

        * Çalışmayı hiç düşünmediniz mi? -Önceleri eşimin seyahat bürosunda çalışıyordum. Hamile kalınca bıraktım. Sonra kayınvalidem "Eğer bir daha çalışırsan soyadından vazgeçmek zorunda kalırsın" diye beni tehdit etti. Ben 'Gideceğim' dediğim zaman bana söylenen "Çocuğunu bırakır s.... gidersin" cevabıydı. Çocuğumu bırakmayı hiçbir zaman göze alamadım. Hayatımda tek varlığım çocuğumdu. Üstelik bütün bunlara hep onun için katlandım. Bırakıp gider miyim? Hangi anne gider?

        Kredi kartlarımı bile kaynanam yönetirdi

        Metrocity'nin sahibi, 1 milyar dolarlık bir adamla evlendiniz ama asla zengin hayatı yaşamadınız öyle mi? -Kesinlikle. İlk evlilik yıldönümümde kocam beni Gilan'a götürüp bir şeyler beğenmemi istedi. Ben de beğendim. Akşam bana getirilen paketi açtığımda beğendiğim mücevher olmadığını gördüm. Nedenini sordum, cevap acıydı. "Annemle konuştum, her şeyin zamanı var, birinci yıldönümünde mücevher alınmaz dedi" diye cevap verdi. Düğünde bana takılan takıların hepsine o gece el kondu ve yaklaşık 8 yıl sonra üçte biri ancak bana geri verildi. Bavulla taşınan takılar küçücük bir keseye sığar olmuştu.

        * Ya araba? -Eşim Mercedes meraklısıdır. Hem de ne merak. Aynı modelin her renginden alır. Ondan arabasını isteyemezdim çünkü anahtarı eli titreyerek uzatırdı. Hatta "Bu Mercedesler kumam benim" derdim şakayla karışık. Kayınpeder evlilik hediyesi olarak bir spor Mercedes hediye etmişti. Ben kullanmaya kalkınca ailede büyük olay çıktı. Bu tip arabaları kullanan kadınlar o..... olurmuş. Ancak oğlum doğduktan sonra zorla, ikinci el bir Passat aldı kocam. Tabii ki o da benim üzerime değildi. Bugün benim üzerime ne var derseniz, sadece bir telefon kaydı, o kadar. Herkes Gucci, Escada falan giyiniyordu, benim o mağazalardan alışveriş yapmam yasaktı. Kredi kartlarımı bile kaynanam yönetirdi. Sadece son iki yıl kayınvalideden gizli kocamla birlikte kredi kartı çıkarmıştık.

        * Sizin de hizmetçileriniz var mıydı? -İlk başlarda bir yardımcım vardı. Oğlum doğduktan sonra bir bakıcı istedim bana yardımcı olacak, aile karşı çıktı. Anne varmış, annecik varmış, bir anne kendi çocuğunu yardımsız büyütürmüş vs... Annem gelip yardım etti.

        * Ailenize dert yandınız mı? -Bahsettim. Hatta birkaç kez tatile onların yanına gitme bahanesiyle evi terk etmeye bile kalktım ama annem ile babam beni her zaman geri yollayıp "Durumu düzelt" dediler. Nasıl düzeltecektim ki? Her şey çığrından çıkmıştı.

        Kocamı hiç aldatmadım onu çok seviyordum

        * Oğlunuz olunca işler değişti mi? -Hayır kötüleşti. Eşim ben hamile kaldıktan bir gün sonra annesiyle birlikte Bursa'ya bir iş halletmeye gitti. Tam 44 gün orada kaldı. Zaten hamile olduğumu söylediğimde yüzüme bakıp, Olamaz" dedi. "Annem 5 yıldan önce çocuk yapmamıza izin vermeyeceğini söylemişti, ben şimdi nasıl açıklarım?"

        * Ve siz bütün bunlara rağmen evliliğinizi devam ettirdiniz. Neden? -Her ailede buna benzer şeyler yaşanır diye düşündüm. Üstelik her şeye rağmen kocamı çok seviyordum. Sonra Orhan Aslıtürk olayları patladı ve meğer bizim aile de işin içindeymiş bir şekilde. Kayınvalide hastalık bahanesiyle iki kızını da alıp Amerika'ya kaçtı. Eşim babasıyla Türkmenistan'a gitti. Eşim telefonda sürekli "Sakın kapıyı kimseye açma, avukatı ara" falan diyordu. Ortalık durulup herkes geri gelince eşimin üzerindeki malları oğlumuzun üzerine geçirme kararı alındı. Noter geldi, benden bir belgeyi imzalamam istendi. Hiç unutmam oğlum ateşliydi kucağımda sayıklıyordu. İmzalayıp eve döndüm.

        Okumadan imza saflık değil mi? -Okumadım çünkü bir babanın kendi oğluna kazık atacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. O belge bana oğlumuzun üzerine malların geçirildiği belgesi diye sunulmuştu. Meğer boşanma ve ölüm halinde hiçbir şey alamayacağımın belgesiymiş. Belgenin fotokopisini yaklaşık 4 yıl sonra buldum.

        * Eşiniz sizi onu aldatmakla suçladı. -Eşimi hiç aldatmadım. Onun bilgisayarımda bulduğunu söylediği maillerin o bilgisayardan çıkmamış olduğu uzmanlar tarafından kanıtlandı. Zaten mahkeme de kabul etti. Aldattığımı söyledikleri kişi avukatım Deniz Oral'ın oğluydu. Tehdit aldığım için oğlu beni evden alıp büroya bırakıyordu.

        * Şu anda nerede yaşıyorsunuz? -Güvenlikli bir sitede, 2 bin YTL'ye kirada oturuyorum. Eşim oğluma her ay 9 bin YTL ödüyor. Ama bunun içinde kolej, psikolog parası, evin kirası var. Eşimin kardeşlerinin çocukları lüks içinde yüzerken, benim oğlumun parasız kalmasını bir türlü hazmedemiyorum. Bütün savaşım ondan.

        Onur Ağım 'Eşim beni aldattı' demişti

        AĞIM ailesinin veliahtı Onur ağım, karısının hakkında açtığı sahtecilik davalarına gönderdiği cevap dilekçesinde eşini "iffetsizlikle" suçlamıştı. Onur Ağım eşinin evliliklerinin ilk gününden itibaren kendisini aldattığını öne sürerek küçük oğlunun velayetinin de kendisine verilmesini istemişti. Ağım "Eşim psikolojik sorunlar yaşıyor, kavga çıkartıp, gidiyor" diyerek boşanma davasını açan taraf olmuştu.

        BALÇİÇEK PAMİR-SABAH

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa