Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi Benim geleceğim benim tasarımım!

        HT CUMARTESİ

        ‘2001: Uzay Yolu Macerası’ ve ‘Fahrenheit 451’ gibi filmler bize bir şeyi çok iyi öğretti: Gelecek bilinmez ve ürkütücüdür. Ancak teknoloji markalarının sık gerçekleşen lansmanları gösteriyor ki; satın alınabilir olduğu sürece teknolojinin geleceği pek de bilinmez değil. Gelecek uçan arabalar yerine doğa dostu elektrikli arabalar ve dünyayı ele geçirmeyi kafasına koymuş robotlardan ziyade çamaşırlarınızı anne özeniyle yıkayacak çamaşır makinelerinden ibaret. Teknoloji hayatımızı kolaylaştıracak şekilde gelişse de insan merak ediyor; başkalarının tasarladığı ütopya da distopya değil midir?Geçtiğimiz hafta başlayan 2. İstanbul Tasarım Bienali’nin kürasyonu Fransız yazar, filozof Valéry’nin 1937’de söylediği “Gelecek artık eskisi gibi değil” sözü üzerine inşa edildi. Dünya savaşlarının ve endüstriyalizmin sosyolojik tahribatları ve “yaşanabilir” geleceğe kafa yoran tasarımcılar, mimarlar ve sanatçıların manifestolarıyla kendilerini ifade ediş yolları 21. yüzyılda hâlâ önemini koruyor. Ancak geçtiğimiz

        yüzyıldan bu yana manifestolardan beklenen sonuç değişti. Özellikle de yeni medya teknolojileri sayesinde kimsenin büyük laflar ve ben merkezciliğe tahammülünün kalmadığı çağımızda bin kişilik ortak bir manifesto yazmak 1900’lü yıllara göre çok kolay. Tim Parsons ve Jessica Charlesworth’ün “Yeni Hayatta Kalmacılık: Alternatif Bir Acil Durum Çantası Tasarlamak” atölyesi geleceği gündelik hayat üzerinden tasarlamayı amaçlıyordu; “Nasıl bir felaketsenaryosuna hangi alt yapıda bir karakter oluşturur insanlığı hangi tasarımlarla kurtarırsınız?”. Amaç “sığınak” zihniyetinden uzak bir hayatta kalmacılık pratiği yapmak. Atölye pazar günü olunca ben de işi biraz hafife alıp felaket senaryomu, “Zombi Vikinglerin dünyayı istila edip duygusal her şeyi yasaklamaları” olarak seçtim. Kahramanım, tarih doktorası yapmış bir kadın sanatçı; hayatta kalma yöntemimse hokka ve tüyden dolmakalem gibi Casanova’nın günlüklerini anımsatan objeler... Tasarımımsa “Duygu Toplar BX.1000” isimli bir cihazdı. Cihazın görevi objeler aracılığıyla oluşan duyguları toplamak ve bir gün insanlar hissetmeyi tamamen bırakırlarsa diye arşivlemek. Eğlenceliydi ancak pek de işlevsel olduğu söylenemez Tim Parsons ve Jessica Charlesworth’ün kendi senaryo ve karakterleri için tasarladıkları artefakler ise bienalde sergileniyor.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa