Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Gülenay BÖREKÇİ/gborekci@htgazete.com.tr

İngiliz Filolojisi’nde okurken en şaşırdığım şey, 19’uncu yüzyıl İngiliz tiyatrosunda sansürün ne kadar etkili olduğunu görmekti. Kraliçe Victoria döneminde yazılan oyunlarda masanın bacağından söz edilmesi, ceza alma sebebiydi. Malum, masanın bacağı başka bacakları, dolayısıyla cinselliği hatırlatabilirdi.

Masalar ve bacakları artık özgür. Ama masanın bacağından korkan zihniyet varlığını sürdürüyor. Geçen hafta yaşadığımız dondurma hadisesini alın. İslami yazar Emine Şenlikoğlu dondurma firmalarının amacının satış yapmak değil, “rezilliği ve fuhşıyatı” normal göstermeye çalışmak olduğunu öne sürerek “O rezil ürünleri alanlarla bu dünyada görüşemeyeceğimiz belli ama ahirette hepsinden davacı olacağım” demişti ya; o.

Emine Şenlikoğlu’nun muhafazakârlıkta zirve yapan sözlerinin ardından Twitter’da dondurmalı mesajlar dalga dalga yayıldı. Herkes Şenlikoğlu’nun fuhuşla cinselliği bir tutmasına, “o rezil reklam ürünlerini alanları” günahkâr diye nitelendirmesine haklı olarak tepki gösteriyordu. Şenlikoğlu “Değerli takipçilerim, biraz şirazeden çıktım” diyerek yarım ağızla özür diledi.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ