Yeni Zelanda camiye saldırı anı ve zanlının yakalanması - Video
Daily Mail gazetesi, 28 yaşındaki Brenton Tarrant adlı Avustralyalı saldırganın aşırı sağcı fikirlerle Neo Nazi ideolojisine yakın olduğu ve yedi yıl boyunca aralarında Kuzey Kore ve Pakistan olmak üzere çok sayıda ülkeyi ziyaret ettiğini yazdı.
Yeni Güney Galler'deki Grafton kasabasında yetişen Tarrant'ın babasının temizlik görevlisi, annesinin İngilizce öğretmeni olduğu, kendisinin ise kişisel antrenör olarak çalıştığı açıklandı.
Tarrant'ın, babasının ölümünden sonra kendisine kalan mirasla bitcoin alış satışı sayesinde kazandığı paralarla seyahat ettiği ortaya çıkarıldı.
2009 ve 2011 yılları arasında çalıştığı Grafton spor salonundaki eski patronu Tracy Gray, Tarrant'ın geziden sonra değiştiğini söyledi.
Saldırganın 2016 ve 2017 yıllarında Avrupa'nın çeşitli kentlerinde meydana gelen terör saldırılarından çok etkilendiği ve manifestosunu Neo Nazi ideolojisi ve Müslümanlardan nefret duygularıyla yazdığı belirtiliyor.
Saldırıyı gerçekleştirmeden önce hazırladığı manifestosunda, kendini sıradan beyaz bir adam olarak tanımlayan saldırgan, düşük gelirli İskoç, İrlanda ve İngiliz kökenli olduğunu belirtiyor.
KATLİAMDAN ÖNCE BAŞBAKANLIK OFİSİNE 'BİLDİRİYİ' GÖNDERMİŞ
Brenton Tarrant isimli saldırgan, 73 sayfalık bir mesaj yayımlamıştı. Mesajında Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan aşağılık tehdit unsurlarıyla dolu ifadeler yer aldığı ortaya çıkmıştı.
Yeni Zelanda'nın güneyindeki Christchurch kentindeki iki camiye saldıran teröristlerden Brenton Harrison Tarrant'ın hazırladığı ifade edilen nefret manifestosunun 49 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısından 10 dakika önce Yeni Zelanda Başbakanlık ofisine gönderildiği ortaya çıktı.
New Zealand Herald gazetesinin haberine göre, Başbakanlık Ofisi, terörist Tarrant'ın hazırladığı "göçmen ve Müslüman karşıtı" açıklamaların olduğu onlarca sayfalık manifestonun bir kopyasının saldırıdan 10 dakika önce elektronik posta yoluyla kendilerine ulaştığını teyit etti.
Nefret manifestosunun Başbakanlık Ofisi dışında, aralarında ana muhalefetteki Ulusal Parti lideri Simon Bridges, Parlamento Sözcüsü Trevor Mallard ile çok sayıda yerli ve yabancı basın organının bulunduğu 70 kadar farklı alıcıya iletildiği belirtildi.
Habere göre, Yeni Zelanda Başbakanlık Sözcüsü, yaptığı açıklamada, saldırının nefret manifestosunda "yaşanmış" gibi anlatıldığı bilgisini paylaşarak, "Elektronik posta, saldırının nedenlerini ortaya koyuyordu. 'Bunu yapmak üzereyim' gibi bir şey demiyordu. Saldırıyı durdurmak için bir fırsat yoktu." ifadelerini kullandı.
Nefret manifestosunun Başbakanlık Ofisinin yönettiği elektronik posta hesabına gönderildiğini kaydeden Sözcü, ofisteki görevlinin bunu "standart prosedürleri" uygulayarak parlamentonun güvenlik birimine ilettiğini ardından da polise gönderildiğini bildirdi.