Zincirlikuyu’da tecavüz kabusu! Robot resimle başlatılan takip, cep telefonu iziyle çözüldü
Şok içinde polise sığınan genç kadın, tecavüze uğradığını söyledi. Saldırgan yalnızca bedenini değil, cep telefonunu ve tüm parasını da gasp etmişti. Gasp Büro Amirliği'nde verdiği eşkal üzerine özel bir ekip kuruldu. Çizilen robot resimle başlatılan takip, gasp edilen cep telefonunun bir telefoncuya satılmasıyla kritik bir dönemece girdi. Telefoncuya bırakılan kimlik fotokopisi ise dosyanın çözülmesini sağladı. 2004 yılına damga vuran bu kan donduran tecavüz vakasının tüm ayrıntılarını, dönemin gasp dedektifi emekli polis memuru Birol Turan Habertürk'e anlattı. Mustafa Şekeroğlu'nun özel haberi.
Yıl 2004’tü. Takvimler 25 Nisan’ı gösterirken, İstanbul bir pazar akşamının olağan kalabalığını yaşıyordu. Saatler 21.30 sıralarındaydı. Kadıköy’den otobüsle evine dönmekte olan genç psikolog kadın, Zincirlikuyu durağında indi. Sarıyer’deki evine gitmek için minibüslerin geçtiği durağa doğru yürümeye başladı.
Ancak gecenin karanlığı içinde yönünü şaşıran genç kadın, yol üzerinde karşılaştığı 20 yaşlarında bir gence, “Sarıyer minibüsleri hangi taraftan geçiyor?” diye sordu. Genç adam, kısa bir tereddütten sonra, “Beni takip et, ben de minibüse bineceğim” diyerek yürümeye başladı.
Genç kadın, birazdan hayatını altüst edecek bu cümlenin ardından, istemeden de olsa onu takip etti.
SALDIRIP TECAVÜZ ETTİ
Birazdan hayatının en büyük kabusunu yaşayacağından habersiz olan genç kadın, söylenenleri sorgulamadan adamı sessizce takip etti. Kısa bir süre sonra şüpheli, aniden geri dönerek psikolog kadına saldırdı. O dönem İstanbul’un nispeten ıssız bölgelerinden biri olan Zincirlikuyu’daki yeşil alana genç kadını zorla sürükledi.
Bağırarak kurtulmaya çalışan genç kadının başına taşla vuran şüpheli, onu bayılttı. Ardından baygın haldeki kadına cinsel saldırıda bulunan saldırgan, genç kadının cep telefonunu ve üzerindeki parasını alarak olay yerinden kaçtı.
YARDIM İSTEDİ
Bir süre sonra kendine gelen genç kadın, yaşadığı dehşetin etkisiyle çalıların arasından sürünerek yola çıkmayı başardı. Çevrede bulunan vatandaşların yardıma koşmasıyla durum derhal polise bildirildi.
Olay yerine gelen ilçe ekipleri, genç kadını ambulansla hastaneye sevk etti. Ekipler, yaşanan tecavüz ve gasp vakasını eş zamanlı olarak Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği’ne bildirdi.
ROBOT RESİM ÇİZİLDİ
O dönem Gasp Büro Amirliği’nde görev yapan deneyimli gasp dedektifi, emekli polis memuru Birol Turan, dosyanın nasıl ele alındığını şu sözlerle anlattı:
Emekli polis memuru Birol Turan“Bizim ekip o gün başka bir dosya üzerinde çalışıyordu. Bu olayı da duyduk. Çok önemli bir vakaydı. Olaya bakan ana ekip arkadaşlarımız vardı. Arkadaşlarımız hemen dosyaya yöneldi. Bu tür olaylarda eşkal hayati öneme sahiptir. Mağdur kadınla detaylı görüşme yapıldı ve saldırganın eşkali çizildi. Hazırlanan robot resim, tüm gasp ekiplerine dağıtıldı. Ayrıca birçok ekip arkadaşlarımızla koordineli bir çalışma içine girdi”
Turan, soruşturmada kritik bir ayrıntının daha bulunduğunu vurgulayarak şunları ekledi:
“Şüpheli, mağdurun cep telefonunu almıştı. Bu nedenle cep telefonunun izi de vakit kaybetmeden takibe alındı.”
GÜNDEMİ SARSAN OLAY
Gasp dedektifleri, olayla ilgili geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Soruşturma ilk aşamada büyük bir gizlilik içinde yürütülüyordu. Ancak birkaç gün sonra olayın basına yansımasıyla birlikte kamuoyu bu tecavüz vakasıyla sarsıldı.
Olayın gündeme taşınması, Gasp Büro Amirliği üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Dosyanın bir an önce aydınlatılması için özel bir ekip oluşturuldu. Ramazan Adıgüzel, Şafak Balcı, Kadir Karahan, Beytullah Batuk ve Alparslan Kaymakçı adlı dedektifler soruşturmanın bu kritik aşamasında “B” Bölgesinin tüm ekipleriyle koordineli bir çalışma içine girdi.
CEP TELEFONU İZİ TAKSİM’E UZANDI
O dönem İstanbul’da güvenlik kameraları bugünkü kadar yaygın değildi. Bu nedenle soruşturmanın bel kemiğini, polisin sahadaki sokak çalışması oluşturuyordu. Gasp edilen cep telefonunun izi sürüldü ve yapılan teknik incelemelerde telefon sinyalinin Taksim’e uzandığı belirlendi.
Bu ayrıntının soruşturma açısından kritik bir kırılma noktası olduğunu belirten Birol Turan, süreci şöyle anlattı:
“Mağdurdan alınan cep telefonuna başka bir hat takıldığını tespit ettik. Telefon aktif olarak kullanılıyordu. Bu bizim için çok önemliydi. Arkadaşlarımız hemen telefonu kullanan kişiye ulaştı. Şahıs, cihazı Taksim’den ikinci el olarak satın aldığını söyledi. Bunun doğru olup olmadığını anlamak için ekipler belirtilen telefoncuya gitti.”
BİR ŞÜPHELİ İSME ULAŞILDI
Cep telefonunun izinin Taksim’e uzanmasının ardından soruşturma bu bölgedeki ikinci el telefon satışı yapan iş yerlerine yoğunlaştı. Gasp dedektifleri, sinyalin düştüğü noktalar üzerinden belirlenen dükkâna ulaştı. Yapılan görüşmede dükkân sahibi, cep telefonunu iki gün önce bir şahıstan satın aldığını doğruladı.
Daha da önemlisi, dükkân sahibi telefonu satan kişiden kimlik fotokopisi aldığını belirtti. Bu belge, dedektifler açısından kritik bir delildi. Fotokopideki fotoğraf net değildi ancak isim üzerinden yapılan sorgulamada şahsın hırsızlık suçundan suç kaydı olduğu tespit edildi. Böylece dosyada ilk kez somut bir şüpheli isme ulaşıldı.
FOTOĞRAFINI TEŞHİS ETTİ
Dedektiflerin elinde artık somut bir şüpheli isim vardı. İlk olarak bu kişiye ait fotoğraf, emniyet arşivinden çıkarıldı. Suç kayıtlarında yer alan fotoğrafın, mağdurun ifadesiyle çizilen robot resme büyük ölçüde benzediği görüldü.
Bunun üzerine mağdur kadın şubeye çağrıldı. Kendisine gösterilen fotoğrafı gören genç kadın, gözyaşları içinde şüpheliyi teşhis etti. Bu teşhisle birlikte dosyada şüphelinin kimliği netlik kazandı. Artık soruşturmanın bir sonraki aşaması, zanlının yakalanmasına yönelik operasyondu.
ASKER FİRARİSİ ÇIKTI
Gasp dedektifleri, şüpheliye yönelik çalışmayı derinleştirdi. Yapılan geniş kapsamlı incelemede yeni ve kritik bilgilere ulaşıldı. Hırsızlık suçundan suç kaydı bulunan şüphelinin aynı zamanda asker firarisi olduğu belirlendi.
Şüphelinin askerlik görevini yapmak üzere gittiği Erzurum’da izne çıktıktan sonra birliğine dönmediği tespit edildi. Yapılan araştırmalarda, anne ve babasının ayrı yaşadığı da ortaya çıktı. Bu bilgiler, zanlının saklanma ihtimallerini değerlendiren dedektifler açısından soruşturmanın seyrini değiştiren önemli ayrıntılar oldu.
KILIK DEĞİŞTİREREK TAKİP ETTİLER
Şüphelinin asker firarisi olması nedeniyle anne ya da babasının evinde kalmadığını belirten Birol Turan, ekiplerin bu nedenle farklı adreslere yoğunlaştığını söyledi. Dedektifler, günler süren takip ve pusuların ardından zanlının izini adım adım sürmeye başladı.
Turan, operasyon sürecindeki kritik ayrıntıları şöyle anlattı:
“Şüphelinin annesi Zeytinburnu’nda oturuyordu, babası ise Gayrettepe’de kapıcılık yapıyordu. Ancak firari olduğu için bu adreslerde kalmadığını değerlendiriyorduk. Arkadaşlarımız, bu iki adres dışında gelebileceği bir iki noktayı daha tespit etti. Günlerce bu adreslerin çevresinde gizli pusuya yatıldı. Dikkat çekmemek için ekipler zaman zaman kılık değiştirerek takip yaptı.”
BABASININ EVİNE GELİNCE YAKALANDI
Olayın üzerinden tam 27 gün geçmişti. Polis, günlerdir tespit edilen adreslerde pusuya yatmış, şüphelinin ortaya çıkmasını bekliyordu. Yardımcı ekipler ise İstanbul’un sokak ve caddelerinde zanlının izini sürüyordu.
12 Mayıs günü dedektifler, Gayrettepe’deki bir apartmana eşkale uyan bir kişinin girdiğini fark etti. Ellerindeki fotoğrafla karşılaştırma yapan ekipler, içeri giren kişinin aradıkları şüpheli olduğundan emin oldu. Kapıcılık yapan babasının evine geldiğini değerlendiren dedektifler, vakit kaybetmeden operasyon düğmesine bastı.
Düzenlenen baskında apartmana giren kişi yakalandı. Gözaltına alınan şahsın, günlerdir aranan tecavüz ve gasp zanlısı olduğu kesinleşti.
TUTUKLANDI
Gasp dedektiflerinin sıkı takibi sonucu gündemi sarsan olayın zanlısı yakalanarak gözaltına alındı. Yürütülen adli işlemlerin ardından, elde edilen deliller doğrultusunda şüpheli tutuklandı. Ancak dosya, yakalama ve tutuklamayla kapanmadı. Yargılama süreci yıllarca ve şaşırtan kararlarla sürdü.
Son yapılan haberlere göre psikolog kadına tecavüz ettiği gerekçesiyle 13 yıl 4 ay ağır hapis cezasına çarptırılan sanığın cezası, mağdurun bedensel ve ruhsal zararının yeterince tespit edilmediği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozuldu.
Mağdurun avukatı, müvekkilinin defalarca Adli Tıp Kurumu’na sevk edildiğini belirterek karara itiraz etti. Yargıtay, cezada artırım uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi için mağdurun yeniden Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verdi.
BİRÇOK ÖNEMLİ OLAY ÇÖZDÜLER
Gündem sarsan bu olayı çözen gasp dedektifleri, daha sonra birçok başarılı operasyonlara imza attı. Dedektifler arasında Şafak Balcı daha sonra atandığı Zonguldak Cinayet Büro Amirliği’nde 2016 yılında Türkiye gündemini sarsan Necla Sağlam cinayetini çözen cinayet amiri oldu. İzmir’e tayini çıkan gasp dedektifi Ramazan Adıgüzel’de İzmir Gasp Büro Amirliği ve Cinayet Büro Amirliği’nde birçok önemli olayların çözümünde yer aldı. Gasp Büro’da birçok başarılı operasyonlara imza atan Beytullah Batuk emekli oldu. Başarılı dedektiflerden Kadir Karahan emekli olduktan sonra hayatını kaybetti. O dönemin genç dedektiflerden Alparslan Kaymakçı da uzun süre Gasp Büro Amirliği’nde önemli operasyonlarda yer aldı.
Fotoğraf: Gemini