Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Sağlık Skolyoz alarm veriyor! Aileler fark edemiyor! Dijital cihazlar skolyozu ilerletiyor - Haberler | Sağlık Haberleri

        Skolyozun yalnızca ergenlik dönemine ait bir sorun gibi algılandığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nurullah Ermiş, hastalığın yeni doğan bebeklerden ileri yaşlara kadar her dönemde görülebileceğini söyledi.

        Prof. Dr. Ermiş, "Skolyoz, anne karnında omurganın gelişimi sırasında kemiklerin şekillerinin düzgün olmaması, yapışık olması ya da sinirlerin gelişimi sırasında oluşan yapışıklıklar nedeniyle doğuştan görülebilir. Hızlı boy uzaması döneminde omurganın simetrik büyümemesiyle de ortaya çıkabilir. İleri yaşta ise kemik erimesine bağlı omurganın çökmesi ve eğilmesi skolyoza yol açabilir" dedi.

        En sık görülen türün adölesan idiopatik skolyoz olduğunu kaydeden Ermiş, skolyozun nedenlerine göre farklı sınıflara ayrıldığını anlattı.

        Prof. Dr. Ermiş, "Skolyoz vakalarının yaklaşık yüzde 80’i, 10–20 yaş arasında, hızlı boy uzaması döneminde görülen ve altta bilinen bir sebebi olmayan gruptur. Buna adölesan idiopatik skolyoz diyoruz" dedi.

        Diğer grupları ise şöyle sıraladı:

        • Konjenital skolyoz: Doğuştan gelen kemik ve omurga gelişim bozuklukları

        • Nöromüsküler skolyoz: Sinir ve kas hastalıklarına bağlı

        • Dejeneratif skolyoz: İleri yaşta kireçlenme ve kemik yıpranmasına bağlı

        SKOLYOZ VAKALARINDA ARTIŞ VAR

        Skolyoz sıklığının son yıllarda arttığını söyleyen Ermiş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gelişmiş ülkelerde de çok sık görülüyor. Annenin ileri gebelik yaşı, hamilelikte kullanılan ilaçlar, kötü alışkanlıklar, yetersiz beslenme gibi faktörler çocuklarda omurga gelişim bozukluklarına yol açabiliyor."

        NEDEN KIZ ÇOCUKLARINDA DAHA FAZLA?

        Adölesan idiopatik skolyozun yüzde 80 oranında kız çocuklarında görüldüğünü belirten Prof. Dr. Ermiş, bunun genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu söyledive şöyle devam etti: "Sebebi bilinmeyen diyoruz ama aslında genetik nedenler çok güçlü. Omurga simetrik büyüyemiyor. Bu durum kız çocuklarında daha sık görülüyor."

        SKOLYOZ İLE KAMBURLUK KARIŞTIRILMAMALI

        Omurganın iki şekilde eğilebiliyor; Önden bakıldığında sağa-sola eğilme: Skolyoz ve yandan bakıldığında öne eğilme: Kamburluk (kifoz).

        Telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının daha çok kamburluğa yol açtığını belirten Ermiş, skolyozu başlatmasa da ilerlemesini hızlandırabildiğini ifade etti.

        BAŞLATMAZ AMA İLERLETİR

        Dijital cihazların kullanımına ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Ermiş, "Bu cihazlar çocuğun oturma pozisyonuyla ilgili olarak kamburluğa sebep oluyor. Uzun süre elinde telefon, tablet ya da bilgisayar karşısında iki büklüm oturmak çocuğun omurgasının kambur olmasına yol açıyor.

        Öte yandan bu durumun doğrudan skolyoza yol açmayacağını ifade eden Ermiş, "Skolyozu başlatan şey dijital cihazlar değil ancak başlamış olan eğriliğin ilerlemesine sebep olabilir. Hareketsizlik, tek taraflı çanta taşıma, uzun süre aynı pozisyonda oturma, tek taraflı yapılan sporlar da ilerlemeyi tetikler" diye konuştu.

        ERKEN FARK EDİLMEZSE GEÇ KALINIYOR

        Skolyozun erken dönemde fark edilmesinin zor olduğunu belirten Prof. Dr. Ermiş, özellikle kız çocuklarının bedenlerini gizlemeleri nedeniyle ailelerin durumu geç fark ettiğini söyledi.

        Belirtileri ise şöyle sıraladı:

        - Omuzların farklı seviyede olması

        - Leğen kemiklerinde asimetri

        - Bel çukurlarının simetrik olmaması

        - Kaburgalarda çıkıntı

        - Etek ya da pantolon boyunun bir tarafta kısa görünmesi

        TANI VE TEDAVİ NASIL BELİRLENİYOR?

        Tanı için röntgenle eğrilik derecesinin ölçüldüğünü belirten Ermiş, tedavinin çocuğun yaşı ve büyüme potansiyeline göre değiştiğini söyledi ve ekledi:

        - 20 dereceye kadar: Egzersiz ve yaşam düzenlemesi

        - 20–40 derece: Egzersiz + korse

        - 45 derece ve üzeri: Ameliyat

        Prof. Dr. Ermiş, "45 derecenin üzerinde artık iç organlar etkilenmeye başlıyor. 60 derecede akciğer, 80 derecede kalp etkilenir" ifadelerini kullandı.

        "SKOLYOZ DÜZELMEZ, İLERLEMESİ DURDURULUR"

        Prof. Dr. Ermiş, "Amacımız 20 derece gelen çocuğu 20–25 derecede tutmak. 40–50 derecelere çıkmasını önlemek" dedi.

        ÖNE ÇIKAN YÖNTEM: İPLİ SKOLYOZ

        Prof. Dr. Ermiş’e göre klasik çubuklu ameliyatların aksine ipli skolyoz yöntemi (vertebral body tethering), omurgayı sabitlemeden, esnek biçimde yönlendiren yeni bir cerrahi yaklaşım sunuyor.

        Ermiş sözlerini şöyle sürdürdü: "Omurgaya vidalar yerleştiriyoruz ama bunları çubuklarla değil, özel bir iple bağlıyoruz. Bu yöntemde sırttan geniş kesi yapılmıyor. Göğüs kafesinin içinden kamerayla giriyoruz. Omurganın ön tarafına ulaşıyoruz ve vidaları iple bağlıyoruz."

        Bel bölgesinde bağırsaklar nedeniyle kamerayla ilerlemenin mümkün olmadığını, bu bölgede küçük bir kesi gerekebildiğini de ekledi.

        OMURGA KİLİTLENMİYOR

        Klasik yöntemde omurganın titanyum çubuklarla sabitlendiğini anlatan Ermiş, ipli yöntemde omurganın hareket kabiliyetini koruduğunu vurguladı ve şöyle konuştu: "Bu yöntem omurgayı kilitlemiyor. Çocuk hayatı boyunca hareket kısıtlılığı yaşamıyor."

        "18 SAAT KORSE TAKMAK ZOR"

        Korsenin çocuklar üzerinde ciddi psikolojik baskı yarattığını belirterek ipli yöntemin bu açıdan da önemli olduğunu söyleyen Ermiş, "Korse günde en az 18 saat takılmalı. Bu çocuk için çok zor. İpli yöntemle çocuk korsesiz, daha basit bir ameliyatla hayatına devam edebiliyor. Ayrıca iyileşme süresi de klasik açık ameliyatlara göre daha kısa. Bu yöntem ileri teknoloji ve deneyim gerektirir; ancak pahalı olduğu için her merkezde uygulanamıyor" dedi.

        Ermiş, "Bu yöntemi herkese yapmıyoruz. Doğru hasta seçimi çok önemli. Dünyada da gerçekten iyi yapan merkez sayısı çok az" dedi.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Bakırköy'de sitenin otoparkında 2 araçtan çuvallardaki 30 milyon dolar çalındı iddiası

        Kapalıçarşı'da döviz bürosu işleten Bilal D., çuval içerisine koyduğu 30 milyon dolarla Bakırköy'de yaşadığı siteye geldi. İddiaya göre, Bilal D. sitenenin otoparka inerek dolarların olduğu çuvalları park halindeki 2 aracın bagajına koydu. Daha sonra otoparka araçla gelen 4 kişi araçların bagajını v...
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa