ÖLÜMÜNE TUTKULU: OSMAN
(Kuyu, 1968)
Metin Erksan, gerçekte yaşanmış bir gazete haberini temel alır Kuyu’da.Ve Kuran’daki Nisa Suresi’nin “Kadınlara iyilikle davranın” ayetinden yola çıkar. Ama Hayati Hamzaoğlu’nun canlandırdığı köylü Osmantiplemesi, zorla kaçırdığı Fatma kıza (Nil Göncü), ‘iyilikle davranmaz.’ Fatma, üç kez bir hayvan gibi sürüklenerek kaçırılsa da, istemediği adama zorla karı olma niyetinde değildir. Osman, kara sevda uğruna psikopatlaştıkça, Fatma çaresiz bir kadın olarak aşağılanır. Osman, bir ormanda onu ağaca bağlayarak tecavüz eder. Tek yanlı bu karşılıksız ölümcül tutku, dünya sinemasında benzeri görünmeyen vahşi bir ‘şiddet ödeşmesi’yle Osman’ın sonunu oluşturacaktır.
JİGOLOLUKTAN KADIN CELLATLIĞINA: ARAP
(14 Numara, 1985)
Sinan Çetin’in İrfan Yalçın imzalı Genelevde Yas adlı romandan uyarladığı 14 Numara, içerdiği ürkütücü dünyasıyla katıksız bir kerhane filmidir sonuçta. Ve de otantik mekanıyla, Zargana (Keriman Ulusoy) gibi yaşı geçmiş mazoşist fahişeleriyle, her türlü pisliğin aktığı sokaklarıyla... Hele, kimi sahnelerde abartılı bir kerhane jigolosu karakteri sergilese de, yerine cuk oturmuş tiplemesiyle öne çıkan bir Hakan Balamir... Filmdeki lakabı Arap’tır Balamir’in. Önce sever görünüp sonra ısıran, yılansı, kalleş kadın celladı Arap karakterinin ‘son kurbanı’dır genelev sermayesi Yaprak (Serpil Çakmaklı). Bu bataktan kurtulup sevdiği gençle evlendiği gün, Arap’ın bıçak darbeleriyle beyaz gelinliği allara boyanır.