Sevgililer günü günah mı? Diyanet'e göre sevgililer günü caiz mi?
Her yıl takvimler Şubat ayının ortasını gösterdiğinde, dünyanın dört bir yanı kırmızı kalplerle, vitrinler güllerle ve sosyal medya aşk ilanlarıyla dolar. 14 Şubat Sevgililer Günü, küresel bir tüketim çılgınlığına dönüşmüş olsa da, özünde sevgi, romantizm ve hediyeleşme üzerine kurulu bir ritüeldir. Ancak bu renkli ve ışıltılı atmosferin ortasında, Müslüman bireylerin zihninde her yıl aynı tartışma alevlenir.
Kökeni Hristiyan bir azize dayanan bu günü kutlamak, İslam inancıyla ne kadar bağdaşır? Bir Müslümanın eşine veya nişanlısına 14 Şubat'ta hediye alması, onu "başka kavimlere benzemek" yasağına sokar mı? Yoksa bu sadece kültürel bir alışkanlık ve masum bir jest midir? Sosyal baskı ile dini hassasiyetler arasında kalan çiftlerin, özellikle de gençlerin arama motorlarında en sık yanıt aradığı "Sevgililer Günü günah mı, Diyanet'e göre 14 Şubat'ı kutlamak caiz mi?" soruları, modern zamanların en popüler fıkhi polemiklerinden biridir.
İslam dini, sevgiyi ve muhabbeti asla yasaklamaz; aksine "Hediyeleşiniz ki birbirinizi sevesiniz" buyuran bir Peygamberin ümmeti için sevgi, imanın bir cüzüdür. Ancak İslam'ın yasakladığı şey, inanç esaslarına aykırı olan kökenlere sahip adetlerin körü körüne taklit edilmesi ve sevginin haram dairede (nikahsız ilişkilerde) yaşanmasıdır. 14 Şubat'ın tarihçesine bakıldığında Aziz Valentine efsanesi ile karşılaşılması, dindar kesimlerde "gavur adeti" algısını güçlendirir. Bu yazımızda, Sevgililer Günü'nün tarihsel kökenini, İslam'daki "teşebbüh" (benzeme) kavramının sınırlarını, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın özel günler ve hediyeleşme konusundaki genel yaklaşımını ve bir Müslümanın eşine sevgisini nasıl göstermesi gerektiğini tüm detaylarıyla ele alıyoruz.
"BİR KAVME BENZEYEN ONLARDANDIR" HADİSİ VE TEŞEBBÜH
İslam fıkhında, başka dinlerin ve kültürlerin adetlerini taklit etmek "teşebbüh" olarak adlandırılır ve Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından "Kim bir kavme benzerse o da onlardandır" hadisiyle yasaklanmıştır. Ancak alimler, bu benzemenin sınırlarını çizerken niyetin ve eylemin içeriğine bakarlar.
Eğer bir Müslüman, 14 Şubat'ı "Aziz Valentine'in hatırasını yaşatmak" veya "Hristiyanların kutsal gününe saygı duymak" niyetiyle kutlarsa, bu kesinlikle haramdır ve imana zarar verir. Ancak günümüzde bu gün, dini anlamından tamamen sıyrılmış, seküler ve küresel bir "hediyeleşme günü"ne dönüşmüştür. İnsanlar hediye alırken Aziz Valentine'i anmazlar. Bu nedenle, sırf eşine hediye aldığı veya yemeğe çıktığı için bir Müslümanın "dinden çıktığını" söylemek ağır bir itham olur. Yine de kökeni itibariyle şaibeli olan bu günü, sanki İslam'ın bir bayramıymış gibi coşkuyla kutlamak, "mekruh" (hoş olmayan) ve sakıncalı görülmüştür.
NİKAHSIZ İLİŞKİLER VE HARAM SEVGİ
Sevgililer Günü'nün İslam açısından en problemli yanı, sadece tarihsel kökeni değil, günümüzde teşvik ettiği yaşam tarzıdır. İslam'da kadın ve erkek arasındaki özel ve romantik ilişki, sadece "nikah" (evlilik) çatısı altında meşrudur. Flört etmek, nikahsız beraberlikler yaşamak veya "sevgili" hayatı sürmek dinen caiz değildir.
14 Şubat, genellikle evli olmayan çiftlerin, flört eden gençlerin ve nikahsız birlikteliklerin kutladığı bir gün olarak ön plana çıkarılır. Zinaya yaklaşmayı yasaklayan bir dinin mensupları için, haram olan bir ilişkinin (flörtün) "bayramını" kutlamak, günahı meşrulaştırmak ve alenen işlemek anlamına gelir. Diyanet ve İslam alimleri, asıl tehlikenin bu noktada olduğunu vurgular. Haram bir ilişkiyi kutlamak veya ona özel anlamlar yüklemek, o günahı hafife almaktır.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN YAKLAŞIMI
Diyanet İşleri Başkanlığı, özel günler ve kutlamalar konusunda "niyet" ve "kültürel yozlaşma" vurgusu yapar. Diyanet'in görüşüne göre; anneler günü, babalar günü veya sevgililer günü gibi günler dini bayram değildir. Bu günlerde yapılan kutlamalar bir "ibadet" gibi algılanmamalıdır.
Diyanet, eşler arasındaki sevgi ve muhabbetin artmasına vesile olacak hediyeleşmeleri mubah (serbest) görür. Bir adamın karısına 14 Şubat'ta çiçek alması haram değildir. Ancak Diyanet, Müslümanların bu tür günleri bir tüketim çılgınlığına dönüştürmemesi, Batı kültürünün körü körüne taklitçisi olmaması ve en önemlisi bu kutlamaları haram ilişkiler zemininde yapmaması gerektiğini belirtir. Sevgi, bir güne hapsedilmeyecek kadar yücedir ve Müslüman, sevgisini yılın her günü göstermelidir.