Meyveyle ilgili 5 yanlış
Meyve yeme konusunda son günlerde ciddi bir kaos oluştu. Şeker ve fruktoz üzerine yapılan tartışmalar, sonunda en büyük fruktoz kaynağı meyveye dayandı
ABONE OLYaz mevsiminin geldiğini, kiraz ve erik piyasaya çıktığında anlarız. Ardından diğer yaz meyveleri; karpuz, kavun, kayısı gelir. Meyve, sıcak yaz mevsiminin birbirinden güzel aromasıyla, tadıyla, bol suyuyla vazgeçilmez keyiflerinden biri.
Ancak meyve yeme konusunda son günlerde ciddi bir kaos oluştu. Şeker ve fruktoz üzerine yapılan tartışmalar, sonunda en büyük fruktoz kaynağı meyveye dayandı. Canan Hoca fruktozu, şekeri, ardından meyveyi, balı yasakladıktan sonra ülkece keyfimiz kaçtı.
İşin ilginç yanı, beslenme uzmanları bu konuda net bir görüş belirtmedi. Tıp fakültelerinde beslenme adıyla bir bilim alanı bulunmadığı, endokrinoloji ve metabolizma uzmanları da ağırlık olarak endokrinolojinin konularıyla uğraştığı için karşıt görüş yokluğundan hepimizin aklında meyvenin zararlı olduğu algısı oluştu. Birçoğumuz meyve yemekten kaçınmaya başladık, yerken de endişe eder olduk.
Bugün bu konuyu sıcak yaz aylarında herkesi rahatlatmak için kaleme aldık. Meyve konusunda yanlış algıları ve cevaplarını paylaştık.
Geçenlerde çalışma arkadaşım Diyet Uzmanı Çiğdem Aksoy, elinde bir yazıyla geldi. Heyecanla “Bunu mutlaka okumalısınız, çok ilginç bir yazı” dedi. Yazı Harvard Tıp Fakültesi’nin 1 Mart 2016 tarihli Harvard Sağlık Dergisi’nden alınmıştı. “Doktoruna sor: Ne kadar meyve yiyebilirim” başlıklıydı. Yazıda, Güney Amerika’da daha önce yapılmış bir çalışma örnek verilmişti. 12-24 hafta süreyle günde 20 porsiyon meyve yiyen denekler incelenmiş ve çalışmanın sonunda sağlıklarında herhangi bir bozulma tespit edilmemişti. Yazıda meyvenin antioksidan ve diğer nutrientlerden, vitamin ve minerallerden zengin olduğu, yüksek lif içerdiği belirtiliyor. Sonuçta meyveyi sadece şeker olarak almamalı, yüksek lif, vitamin içeren önemli bir besin olarak kabul etmeli.