Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Medya Eski medyada muhafazakar kalem yok muydu?

        Tülay ŞUBATLI/AHT

        'Merkez medya muhafazakar yazara yer verilmiyor' ifadesi gazeteciler arasında tartışmaya neden oldu.

        Eski medyada muhafazakar kalem yok muydu?

        Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu'nun 'Yeni Medya'dan Çok Seslilik Dersleri' başlıklı yazısı polemik yarattı. Muhafakazar medyanın fikir çeşitliliği konusunda öteden beri kompleks yapmadığını ifade eden Karaalioğlu, eski medyayı eleştirerek "Eski medyada muhafazakar gelenekten gelen kalem yoktur. Bırakın politika yazarını, toplumun muhafazakar veya dindar olarak tanıdığı yemek yazarı bile yoktur" yorumunu kimi haklı bulurken, kimi gazeteciler de eleştirdi.

        'Yediğimiz yafta gericiler, yobazdı'

        ZAMAN Yazarı Hüseyin GÜLERCE:

        "Mütedeyyin yazarlara Ramazan'dan Ramazan'a yani Ramazan sayfaları için yer veriyorlardı. Çünkü bu tek parti döneminden devam eden zihniyetin medyada yansıması. Tek tip insan yetiştirme projesi asıl desteğini medyada buldu. Farklılıklarımız medyada zenginlik olarak görülmedi. Bu sadece medyada değil üniversitelerde de aynı oldu. Vesayet zihniyeti tek seslilik istedi. Dolayısıyla vesayetin medyası da aynı çizgide gazetecilik yaptı. Ben 1970'den 1976'ya kadar gazetecilik yaptım. Cağaloğlu'nda hiçbir zaman kaale alınmadık. Bilinen mütedeyyin bir yazar gidip oraya başvurmaya cesaret edemezdi. O zihniyet mütedeyyin insanlara kapalıydı. Mevcut statükoyu savunan yazarlara ekmek vardı. Onun dışındaki insanlar aykırı ses oluyordu. Kendilerini ilerici olarak takdim ettiği için bize gerici, yobaz diye bakıyordu. Nasıl yer bulacaksınız o gazetelerde? Bugün vitrinlik birkaç kişiyi istihdam ediyor. Bu da gazete patronlarının hükümetle ilişkilerinde faydalı olabileceği düşüncesiyle oluyor. Çok sesliliği benimsemedi medya. Bunlar çok ciddi bir mahalle baskısı oluşturdular medyada. Dolayısıyla o mahallenin mensuplarına ancak sayfalarını, köşelerini açtılar. O mahallede olmayanı adam yerine koymuyorlardı."

        'Babıali monşerlerin

        çocuklarından oluşurdu'

        Gazeteci Faik BULUT:

        "Babıali'de 1989-1992 yılları arasında bulundum. Karaalioğlu'nun sözlerinde önemli oranda gerçeklik payı olmakla birlikte halâ bir abartı ve mağduriyet duygusunu işlendiğini düşünüyorum. Şu doğrudur; Babıali, genelde bir aşiret gibiydi ve monşerlerin çocuklarından oluşurdu. Aynanın tersinden baktığınızda da bir Türkiye Gazetesi muhafazakar ve dini konuları işlerdi Babıali içindedi. Oradan da baktığınızda bir tane laiki göremezdiniz. Onu bir kutuplaşma ve birbirini anlamama gibi başından bir önyargı ile hareket etme olarak algılarsanız anlaşılır. Geçişler yoktu. Bir dönem çalıştığım Günaydın Gazetesi'nde Ayşe Böhürler geliyordu. Dış haberlerde çalışıyordu. Keza Günaydın o dönem Yeni Haber diye bir gazete çıkardığında çoğunluğu Tercüman'dan kopup gelenlerle kadro oluşturdu."

        ----

        'Elinizi sıkmayan birisi

        gazetede nasıl çalışır?'

        Günaydın-Sabah-Meydan-Gözcü- Hürriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Rahmi TURAN:

        "Muhafazakar kesimden medyada yazan tek tük çıkar bu doğru. Ama bunun nedeni ayrımcılık değil talep olmamasıydı. Öyle bir ayrım kesinlikle yoktu. Yanılıyor. Öyle tipler özellikle aramadık ki bu ihtiyaçtan doğan bir şey. Muhafazakar kesimden talep olmadı, o tür gazeteci yoktu da zaten. Son 10 yılda yetişti. Onlar zaten uyum sağlayamıyorlardı ki laik kesimin çalıştığı gazetede. Benim bulunduğum gazetelerde hiç böyle bir ayrım yapmadık. Bize gelip iş istiyoruz diye başvurmadılar. Zaten çok çekingen davranıyor, laik kesimin arasına girmek istemiyorlardı. Gazete yöneticisiyken bir dergiden bir hanım röportaj yapmak istedi. Türbanlı genç bir hanımdı. 'Hoş geldiniz' dedim. Elimi uzattım elim havada kaldı, elimi sıkmadı. Babası yaşında bir insanım. El sıkmak günah mı ayıp mı? Eğer el sıkmaktan imtina ediyorsan o işi yapmayacaksın. Kendileri zaten kendilerini tecrit ediyorlardı. El sıkmayan birisi gazetelerde nasıl çalışabilir ki?"

        'Muhafazakar dediklerimiz

        ne kadar muhafazakar?'

        Gazeteci Yazar Ahmet TEZCAN:

        "Ne yeni medyası? Nesi yeni? Dün Ertuğrul Özkök'ün Zafer Mutlu'nun çektiği numaraları, bugün Mustafa Karaalioğlu çekiyor diye mi yeni medya oluyor? Bir kere ortaya konan fikir değil, iler tutar tarafı yok, temeli yanlış. Muhafazakar gazeteci dediklerimiz ne kadar muhafazakar? Muhafazakarlık ne? Herkes her şeyi gayet net biliyor ve artık yalan söylemeye de gerek yok. Yıllarca ben Güneş Gazetesi'nde, Akşam'da, Son Havadis'te yazarken hangi kimlikle yazmıştım ki? Rıdvan Memi, NTV'de, CNN Türk'te yıllarca hangi kimliğiyle çalıştı? Allah var! Mehmet Ocaktan çalıştı, Ömer Lütfi Mete Sabah'ta yazdı. Haldun Simavi gelin gazete yapın dedi, Tercüman'dan ayrılıp gittik. Ahmet Kabaklı, Şevket Eygi bile geldi. Sonuçta berbat bir gazete yaptık, 49 gün sonra kapandı. Daha pek çok örnek. Başörtülü yazarlar önce hangi medyada yazmaya başladılar? Hakkaniyet diye bir şey varsa, bu yazı tepeden tırnağa o kavrama aykırı bir yazıdır."

        'Kimlikler bizim için

        tercih nedeni olmadı'

        Hürriyet Gazetesi Eski Yazıişleri Müdürü Erol TÜREGÜN:

        "Demokrasilerde nasıl çok sesli olmaya mecbursak medyada çok sesli olmaya elbette mecburuz. Ama bütün bunları söylerken de eskiye iftira atmayı, eskiyi kötülemeyi asla kabul edemiyorum. "Eski Türkiye medyasının tutumu muhalif değil ancak düşmanlıkla açıklanabilecek kadar içler acısıdır" demek medyanın tarihini bilmemektir. Bugüne kadar 10'a yakın köklü gazetede çalıştım. Bunların hiçbirinde muhafazakar diye dindar diye dışlanan bir gazeteciye rastlamadım. Yönetici olarak çalıştığım gazetelerde de bu kimlikler bizim için tercih nedeni veya tercih etmeme nedeni olmadı. Lütfen ileriye dönük bir takım öneriler yaparken geçmişi de bu derece kötülemekten vazgeçelim. Medyamızın geçmişinde içler acısı bir durum göremiyorum."

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa