Erkek olduğu için maaş bağlanmadı
Erkeklere vefat eden babasından emekli maaşı bağlanmaması tartışma konusu oldu
GAZETE HABERTÜRK
Yargıtay'ın eşinden emekli aylığı alan kadının 2003 yılından önce ölen babasından da ölüm aylığı alabileceği yönündeki kararı üzerine, yüzde 100 engelli olan Süleyman Tamer Dinçgör'ün 65 bin lirası geri istenen baba maaşıyla ilgili açtığı dava, Anayasa Mahkemesi'ne gitti. Alt mahkeme de talebi yerinde bularak dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi. “Kadın, özrü olmamasına rağmen kadın olma sıfatıyla mağdur kabul edilirken, erkek, özrü olmasına rağmen erkek olduğu için mağdur kabul edilmiyor" diyen avukatın sözleri, tartışma konusu oldu.
‘Eşitliği savunuyoruz mağduriyetin cinsiyeti olmaz’
Kadın Haklarını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Sevil DENİZ:
Biz her zaman eşitliği savunuyoruz. Kadınlar eğer ölen babasından ölüm aylığı alabiliyorsa, erkekler de çalışamayacak durumdaysa alabilmelidirler. Çünkü artık Türk kadını da erkeği de sağlık sorunu yoksa bir şekilde iş bulup çalışıp ayakta durabilmektedir. Üstelik de Anayasa Mahkemesi’ne başvuran erkek yurttaşımız engelli bir bireydir. Biz onun bu çabasını seve seve destekliyoruz. Çünkü mağduriyetin cinsiyeti olmaz. Mağdur, mağdurdur. Bizden de destek isterse her zaman destek oluruz.
‘Aynı haklar özellikle engelli erkeklere de tanınmalı’
Sosyal Güvenlik Uzmanı Prof. Dr. Cem KILIÇ:
Kadınlar evlenmediği sürece dul ve yetim aylığı alabiliyor bildiğiniz gibi. Ben benzer hakların erkeklere, özellikle de engelli erkeklere de tanınması gerektiğini düşünüyorum. Bu “Kadınlara hiç pozitif ayrımcılık yapılmasın” anlamına gelmiyor. Bunun için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sigortalar Kanunu’nda değişiklikler yapılması gerekiyor. Yapılacak değişiklikler kadınerkek ayrımı yapılmadan yüzde 60'ın üzerinde malullüğünü kanıtlamış herkesi kapsamalı. Düzenlemede ayrıca bu maaşlar yardım değil sosyal hak olarak tanımlanmalıdır. Süleyman Tamer Dinçgör'ün davası diğerleri için örnek teşkil edecektir. Tam sayıyı tahmin edemem ancak bu tip davaların açılacağını düşünüyorum. Bu SGK giderlerinin artmasına neden olabilir ama önemli bir fazladan yük getirmez.
‘Kadına yönelik pozitif ayrımcılık uygulanmalı’
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah TUSKAN:
ANAYASA Mahkemesi’ne gönderilen dava dosyasını görmemiz gerekir. Erkek ya da kadın kişilerin durumu eşitlik ilkesine ve Sosyal Güvenlik Kanunu’na göre değerlendirilmelidir. Kız ve erkek çocuklarda şu andaki yasalarda bir eşitlik söz konusu. Sosyal Güvenlik Kanunu’nda da böyle bir eşitlik var. Kız çocuk da erkek çocuk da bugün için alamıyor. Sosyal Güvenlik Kanunu’nda eskiden Emekli Sandığı, SSK gibi ayrımlar vardı. Yeni düzenlemede kız ve erkek çocuklarında uygulanacak hükümler eşitlendi. Anayasa Mahkemesi’ne başvuran bu kişi daha önce yani 2003’ten önceki yasaya dayanarak eski alacaklarıyla ilgili bir talepte bulunuyor olabilir. Sosyal Güvenlik Yasası’nda mevcut durumda kız ve erkek çocukların durumu eşittir. Kadınlar aleyhine değişiklik yapılarak, kadın-erkek eşit hale getirilmiştir. Kadınlara, olumlu ayrımcılık da uygulanmamıştır. Kadınlar lehine pozitif ayrımcılık
‘Malul erkek çocuğun eşi mi ölmüş!’
Habertürk Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali TEZEL:
Deveye sormuşlar “Neren eğri?” diye, o da “Nerem doğru?” demiş ya bu olay da aynısı. Doğrudur veya yanlıştır tartışılır, dünyada kız çocuklarına 18 yaşından sonra ana-babası üzerinden yetim aylığı veren tek ülkeyiz. Aynı zamanda eşi ölmüşse eşinden de (bazı şartlarla) dul aylığı veririz. Bu arada, özürlü daha doğrusu malul sayılacak derecede özürlü olan erkek çocuklara da (yetim kadın gibi düşünerek) bir ömür boyu ana-babasından yetim aylığı veren tek ülkeyiz. İşte burada tartışılan nokta, davacı avukatın dediği gibi “Madem yetim kızlara hem ana-babasından hem de ölen eşinden-kocasından aylık veriliyor, malul erkek çocuğa da verilsin” diyor ama malul erkek çocuk daha önce evlendi ve eşi vefat ettiyse doğru bir dava olmuş. Değil, malul erkek çocuk hiç evlenmemiş veya evlenmiş de eşi ölmemiş ise dava hatalı olmuş. Zira tartışılan nokta hem ölen eşten hem de ana-babadan aylık meselesidir.