Şam'da bile var bizde yok!
Savaşın, şiddetin bitmediği ülkenin başkentinde bile opera binası varken İstanbul'da yıllardır yok. Neden?
Ümran Avcı AHT
Esad ortaya çıkınca opera binası da görüntülendi
SURİYE Devlet Başkanı Beşar Esad, uzun bir aradan sonra geçtiğimiz gün halka yaptığı seslenişi Şam’daki devasa opera binasında gerçekleştirdi. Savaşın, şiddetin bitmediği ülkenin başkentinde bile iki bin kişiyi alabilen devasa operayı görünce akıllara, “Neden bizim görkemli bir opera salonumuz yok?” sorusu geldi. İstanbul’da görkemli bir opera sahnesi olmaması büyük bir eksiklik mi? Ortak kanı, kültür başkenti olan İstanbul’da adına yakışır bir opera binasının olmaması büyük eksiklik. Nedenine gelince, kimine göre mevcutlar korunamadı, kimine göre de önceliğimiz opera değil. Kimine göre ise binlerce insanın kanının aktığı Şam’da iki bin kişilik değil, beş bin kişilik opera salonu olsa ne olur? İşte görüşler...
‘Opera adına alerji var’
Piyanist-Müzik Bilimci Filiz ALİ:
OSMANLI İmparatorluğu döneminde bile İstanbul’da bir opera var. En azından padişahın bir operası var. Kahire’de bir opera binası var. Şam’da var, İstanbul’da niye yok? Onun niyesini bilemem ama AKM olarak bildiğimiz bina esasında 1940’lı yıllarda opera binası olarak inşa edilmeye başlanmıştı. Adı operaydı. Herhalde bizim yönetim politikalarımızda opera adına bir alerji mi vardır nedir? İlla ki bir kültür merkezi olsun istenir. Öyle bir bina yapılır onun ismi konser salonu veya opera olsun dendiği vakit ‘Yok yok kültür merkezi olsun’ denir ve çok amaçlı olsun istenir. İllaki çok amaçlı olacak. AKM de bir sürü işletme problemleri yaşadı yıllarca. İstanbul gibi büyük şehirde opera binasının olmamasını çok çok büyük bir eksiklik olarak düşünüyorum kültürel açıdan. 19. yüzyılda İstanbul bu açıdan çok daha zengin. Şu sırada Devlet Opera ve Balesi temsillerini verecek bir sahneye sahip değil. Süreyya Operası’nda temsil vermek zorunda ki, orası da çok ufak.
‘Suriye’de opera olsa ne olur’
Oyuncu Nurseli İDİZ:
SURİYE’de opera binasının olması hiçbir şey ifade etmiyor. Oradaki opera salonu beş bin kişilik de olsa bir şey ifade etmiyor. 50 bin insanın öldüğü inanılmaz bir ülke... Bizde opera binasının olmaması tabii ki eksiklik. Artık öyle bir kültürden bizi uzaklaştırıyor. Böyle bir şeye ilgi yok. Tiyatrolara yönelik yaklaşımlar, politikalar zaten ortada, kaldı ki opera binamız olsun. ‘Opera, bale olmasa daha iyi olurdu’ gibi bir yaklaşım hakim...
‘Operadan mahrum kaldık’
Tiyatro Sanatçısı, İstanbul Şehir Tiyatrosu Oyuncusu Filiz KUTLAR:
BİZ olanı da yıkıyoruz. Olan bir tane vardı, iyi kötü AKM’miz vardı. Her pazar, cuma akşamları düzenli konserler oluyordu, operalar seyrediliyordu ve operalar hep doluydu. Süreyya Operası güzel ama çok küçük. Küçük çapta prodüksiyonlar yapılıyor. Kaç senedir opera izlemeye, bale izlemeye hasret kaldık. Konserler özel yerlerde izlenebiliyor ama baleden ve operadan İstanbul mahrum kaldı. Her şeyi ranta dönüştürmekten kaynaklanıyor. İstanbul gibi bir kentin kültür merkezinin olmaması çok üzücü. Suriye hap gibi bir ülke kocaman opera merkezi var, üzücü şeyler. Sanata önem verilmiyor başka şeyler ön plana geçti, yükselen değerler değişti.
‘Futbol sahasına yer var’
Opera Sanatçısı Hakan AYSEV:
BU çok büyük bir eksiklik. Bütün metropoller, medeni ülkeler opera binalarıyla kültür merkezleriyle tanınırlar. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Mitterrand “Arkamda bıraktığım en büyük emanetim Paris Bastille Operası” der. Bizde bu düşünce gelişmedi maalesef. Cumhuriyet döneminde yapılmış bir tane kültür merkezi var: AKM... Türkiye’de kültür merkezlerine nedense hiç önem verilmiyor. Kongre merkezi yapılıyor. İstanbul Kongre Merkezi çok başarılı bir yapıdır. Ama orada akustik müzik yapamazsınız, yani mikrofonsuz şarkı söyleyemezsiniz. Suriye, Türkiye’nin kültürel ve ekonomik anlamda çok gerilerde kalan bir ülke olarak onun var, 2010 başkenti seçilen İstanbul’da yok. Bu devletin ödeneğe sahip olduğunu düşünüyorum. Korkunç paralar harcanarak futbol sahaları yapılıyor. Bunların onda birine opera binaları, senfoni orkestrasının konser yapacağı binalar yapılabilir.
‘Var olanlar yandı, yıkıldı’
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nda Flüt Sanatçısı-Öğretim Görevlisi Aydın BÜKE:
SORUN şu; mevcut opera ve tiyatro binaları yanıp yıkılmış. Şimdiki İnönü Stadyumu’nun yerinde Saray Tiyatrosu olarak yapılan bir opera binası varmış. Daha önce de Naum Tiyatrosu vardı şimdiki Çiçek Pasajı’nın olduğu yerde. Şimdi bir ayakkabı mağazası var. Bunlar ya yanmış ya da yıkılmış ve yerlerine bir şey konmamış. Tepebaşı’nda Dram Tiyatrosu da yandı ve yerine bir şey yapılmadı. Avrupa’daki büyük operalar sonradan elden geçirilmişler. Var olanlar kalamamış. AKM inşallah açılacak. Opera sahnesi için illa eski bir bina olması da gerekmiyor. Sidney’deki gibi modern bir bina da yapılabilir. AKM’nin doğru dürüst kullanılmasına da razıyım.
‘Binalar hep çok amaçlı’
Eski İst. Devlet Opera Balesi Müdürü Yekta KARA:
ŞAM’daki opera binası yeni yapıldı, onun başında da bir kadın var. İki yıl önce gördüğümde fevkalade atılımcı çalışmalar da yapmak istiyordu. Tabii ki opera binasının olması gerekir. Bu tür binalar, kurumlar, uluslararası prestij açısından da, itibar açısından da çok çok önemli. Son dönemlerde Haliç Kongre Merkezi, İstanbul Kongre Merkezi açıldı. Bunların ihtiyacı karşıladığına inanıyorum. Ama tabii salt opera binası başka bir şey. İstanbul Opera Festivali’nin açılış gösterileri bu mekânlarda oldu. Haliç Gösteri Merkezi’nde yaptık. Çok amaçlı binalar düşünülmüş hep. İstanbul ve Ankara’nın özel opera binaları olmalı. Şam, Abudabi’de, Dubai’de Doha’da yapıldı. Teknolojiyi göz ardı edemeyiz artık. Bu nedenle şiddetle savunuyorum opera binasını.
Orkestra Şefi Cem MANSUR:
‘Önceliğimiz opera değil’
BİR öncelik meselesi aslında. Önceliğimizin bu olmadığını görmek tatsız. Yıllarca İstanbul ve başkentte artık kurumların hak ettiği konser salonların, dinleyicilerin hak ettiği çağdaş konser salonları, opera tiyatrolarımızın inşa edilmesi bir öncelik meselesi. Bunlara birer sembol veya gösteriş yeri olarak değil, insanları kültürel hayatın içene çekecek yerler olarak ihtiyaç var.
AKM 29 EKİM’DE AÇILACAK
OPERA temsillerinin de yapıldığı İstanbul’un en görkemli binası sayılan ve 4.5 yıldır kapalı olan Atatürk Kültür Merkezi (AKM), açılış için 29 Ekim 2013 tarihini bekliyor. Uzun süre yıkılacağı konuşulan AKM için geçen yıl restorasyon kararı alındı. Restorasyonda Sabancı Grubu 30 milyon TL destek verdi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı sponsorluk anlaşmasının protokollerini Şubat 2012’de imzaladı. Yaklaşık 120 milyon harcanması beklenen projenin kalanı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından finanse edilecek. Güçlendirmesi yapılacak ve teknolojik altyapısı tümüyle yenilenecek olan AKM’deki 5 salondan en büyüğünün adı “Sabancı Salonu” olacak.
İSTANBUL’A HİZMET VEREN SÜREYYA 570 KİŞİLİK
AKM olmadığı için İstanbul’daki operalar Süreyya sahnesinde oynanıyor, ama çok yetersiz.
ŞAM OPERASI - KAPASİTE 2000
İTALYA’DAKİ LA SCALA OPERASI - KAPASİTE 3000
VİYANA OPERASI - KAPASİTE 2100