Deprem Dede ve deprem ticareti
Özay Şendir yazdı
ticareti gördük.
Hazır deprem çantasından,çelik deprem odası satanlara ve hatta uydu
telefonlara kadar depreme dair her şey pazarlandı.
Zaman içerisinde pazarlanan ürünler giderek azaldı ama bilimsel pazarlama
hala devam ediyor.
Bunun en son ve somut örneği hepimizin deprem dede olarak tanıyıp sevdiği
Ahmet Mete Işıkara.
***
Hoca'nın verdiği deprem tarihlerine dair benim söyleyeceklerimin çok önemi
olmaz.
Ama Ahmet Mete Işıkara'nın tahminlerini yine Ahmet Mete Işıkara'nın
sözleriyle test edebiliriz
Hoca dün Yalova'da dedi ki :
"Önümüzdeki iki ay içinde 5 büyüklüğünde bir veya iki deprem olabilir. 6
ila 6.9 arasında büyüklüğe sahip deprem yılda bir kere olurken, 1 Mayıs
2003'ten bu yana ülkemizde 6'nın üzerinde deprem yok."
Bu lafı hafızamıza kazıdık ve hatta bir miktar korktuk değil mi?
Şimdi gelin Aralık 2005'e gidelim.
Marmaris, Pineta Otel'de Aralık 2005'te düzenlenen konferansta bakın hoca
neler demiş:
"1 Mayıs 2003 Bingöl Depreminden sonra 6'nın üstünde deprem
olmadı.Hazırlıklı olacaksınız, tablo bu. 1.5-2 ayda bir deprem oluyor. 10-20
Ocak 2006 tarihleri arasında deprem olursa benim için sürpriz olmaz. "
Cümleler neredeyse birbirinin aynı değil mi?
Aradaki tek fark Hoca 2005'te deprem için 1 aylık tahminde bulunurken
2008'de tahmin aralığını iki aya çıkarmış.
***
Hoca'nın 2005'teki tahminin tutmaması sonucu değiştirmez, sonuçta bu fay
haritası öyle ya da böyle bir gün 6'nın üzerinde deprem olacağını bas bas
bağırıyor.
İnsanın canını sıkan hocanın tarih verme hastalığı.
Zira Hoca biliyor ki bir tarih vermez ve konuyu sadece teori ve istatistiki
verilerle anlatırsa haber olamayacak, gündem belirleyemeyecek.
Hoca dün yine demiş ki "2010 ile 2014 yılları arasında Marmara depreminin
olma olasılığı yüksek. Olmama olasılığı da söz konusu."
Bilimsel namus açısından bu cümlede ne var diyeceksiniz, cümlenin herhangi
bir yerinde bir şey yok ki, içinde bilimsel namus sorunu olsun.
Hoca deprem "olabilir de olmayabilir de" diyor.
Sadece olacak ya da olmayacak dese, Işıkara'ya bu kanıya hangi verilerle,
hangi yeni çalışmanın sonucuna dayanarak ulaştığını soracağız.
Oysa hoca olabilir de olmayabilir de deyince söyleyecek laf kalmıyor.
***
Uluslararası yayın sayısı 0 olan Ahmet Mete Işıkara, bu açıklamaları en
seksi erkek seçildiği günlerine dönmek arzusuyla yapsa yine sesim çıkmayacak ama işin başka boyutları da var.
17 Ağustos felaketinin ardından tanıdığımız tüm uzmanlar içerisinde
reklamlarda yer almayı kabul eden tek kişi Ahmet Mete Işıkara oldu.
Hoca'nın para kazandığı bir konuda bu tür açıklamalar yapıyor olması en
azından kendi kariyerine saygısızlık.
Celal Şengör,en fazla yayına sahip,Amerika,Rusya ve Fransa'da kürsü sahibi
olabilmiş en önemli bilim adamlarımızdan biridir.
Şengör'ün bugüne kadar beklenen deprem ile ilgili spekülatif bir laf
ettiğini ya da bu bilgisini paraya çevirmeye çalıştığını duyan bilen var mı?
Ahmet Mete Işıkara önce kendi adına sonra da bize saygı duymalı ve şu
olabilir de olmayabilir de tarzı papatya fallarını bir kenara bırakmalı.