Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Esin Övet Adana'ya gittin mi hakkını vereceksin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Türkiye'nin güzide şehirlerinden birisi olan Adana deyince akla ilk gelenler arasında elbet; halkı, sıcağı, doğası, yemekleri ve daha saymakla bitmez güzellikleri gelir.

        Fakat "Adana'yı tek kelime ile tarif et" deseniz herkesin aklına da ilk "kebap" gelir. Çünkü Türkiye'nin her yerinde yapılan bu lezzet Adana'da bir başka güzel. Belli ki, Adana insanının güleryüzü, sıcak kanlılığı, çalışkanlığın kebabı bir başka güzel hale getiriyor ve Adana, dünya çapında bir gastronomi merkezi olma yolunda da emin adımlarla ilerliyor. Bu yıl ilk kez katıldığım Lezzet Festivali'nde ilk fark ettiğim elbet, bu bereketli topraklara muazzam katkı sağladığıydı. Düşünün Türk Hava Yolları bu festival için, ek sefer hizmetleri koyuyor, oteller, restoranlarda günler öncesinde rezervasyonlar dolup taşıyor. Adana'nın sıcağını, göz önünde bulundurup Temmuz-Ağustos ayında hiçbir şeyin yapılmadığını düşünürsek; Lezzet Festivali şehre ciddi bir dinamizm kazandırıyor. Bu da gerek esnafın, gerek halkın yüzünü güldürüyor.

        Beni davet ettiklerinde de bu sebeple düştüm yollara. Ki zaten Gaziantep, Adana... Urfa, Diyarbakır, Trabzon, Mersin fark etmez bana. Memleketin her yeri güzel. Her yeri özel. Takip edenler de memleketin her köşesini gezmeyi sevdiğimi bilir.

        Önemli güzel lezzetlere bir de güzel muhabbet ekleyebilmek paha biçilemez. Malumunuz dünya olarak kötü günlerden geçiyoruz. E bir de son yıllarda dost dost gibi, arkadaş arkadaş gibi, lezzetler lezzet gibi olmayınca böyle güzel hafta sonları da unutulmaz oluyor. Adana'da gerek muhabbet, gerek lezzetler bir araya gelince hem damaklar çatladı hem de keyfimiz gıcır oldu. E bu da en büyük zenginlik değil de nedir? Ki daha uçağa binmeden başladı bir tatlı telaş.

        Uçağımız günün ilk uçuşlarından ve daha kahvaltı bile yapılmamış düşünün. Ağızlardan ise çıkan cümleler şöyle;

        - Uçaktan iner inmez kebaba otursak.

        - Gece muhakkak kalkmak lazım ciğer yemek için.

        - Evet evet ben saatimizi 04:00'e kurdum ciğer yemeden dönmem.

        - Kaymaklı kadayıf yemeden dönmek yazık olur. Aman unutmayın.

        - Beyran çorbası için sabah kahve falan içmeden.

        - Ciğer için Kazancılar'da Mehmet'e gidin mutlaka.

        - İyi kebabı çarşıda yiyeceksiniz. En iyisi onlar.

        - Hem hava da serinledi Adana'da. Rahat rahat yemek yeriz.

        Ve biz bu gazla ver elini Adana'ya doğru uçuyoruz. Ve o da ne!!! Temmuz ve Ağustos'u kara sıcaklarda geçirmiş Adanalı için bahar gelmiş ama bizim için hava hala yaz. Yani 32 derece...

        Oh diyor ceketleri bırakıp doğru kebaba gidiyoruz ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da dediği gibi, "Adana’ya gelin ciğerimi yiyin" sözünün hakkını veriyor üç gün boyunca, kebabıyla, ciğeriyle, şalgamıyla, insanların güler yüzüyle unutulmaz bir Lezzet Festivali yaşıyoruz.

        7. Adana Lezzet Festivali lezzete doyurdu

        Adana Valiliği ev sahipliğinde, Adana Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerin katılımıyla düzenlenen 7. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’ne ilgi bu yıl rekor kırdı. Geçen yıl 660 bin kişinin katıldığı festivale bu yıl 923 bin kişi katıldı, 600 bin şiş kebap ve ciğer ile 500 bin şişe şalgam tüketildi.

        Cumhuriyet’in 100. Yılı Özel, Akdeniz Gastronomi Turizmi, Geleceğin Menüleri, Sınırları Aşıyoruz, Tutucu Damaklara Yeni Tatlar gibi çarpıcı konu başlıkları altında yerel üretime destek da ele alındı. Pozantı’ya gerçekleştirilen unutulmaz tren yolculuğu ve Adnan Şahin, Mehmet Yalçınkaya, Somer Sivrioğlu, Arda Türkmen, Sahrap Soysal, Melih Demirel, Hazer Amani, Türev Uludağ, Umut Karakuş, Yoldaş Sönmez gibi başarılı şeflerin katıldığı festivalde Adanalı Fatih Terim de hemşehrileri ile buluşarak unutulmaz anlara imza attı. Haluk Özsevim organizasyonunu hayata geçirdiği festivalin program içeriklerini de Ebru Koralı oluşturdu. Üç gün süren festivalin ardından özellikle Adana deneyimi yaşamak isteyenler de şimdiden otel ve restoranlara rezervasyonlar yaptırmaya başladı bile. Ki buna ben de şahidim. Birçok arkadaşım, eşim, dostum beni arayarak "Adana programı yapıyoruz şu an" dedi.

        Ki evet yapacaksanız bu aydan sonra lütfen...

        Zaten Adanalılar da "Biz de Temmuz-Ağustos bir şey olmaz. Düğün, dernek, davet bu aydan sonra başlar" dedi, ki kaldığımız otel de cumartesi günü iki düğün vardı. Gerisini siz düşünün artık.

        Adana'ya da tatile gitmenin, yemenin, içmenin tam zamanı.

        Dönerken hala "Adana'ya gidek mi?" şarkısını mıraldanıyordum

        Evet evet hiç şaşırmayın.

        Adana'nın her köşesinde bu şarkı çalıyor. Şahin Kendirci'nin "Adana'ya Gel Gidek" en demirbaş şarkı. Tabii bir de Murat Kurşun'un "Adana Köprü Başı" şarkısı.

        Eğer bu şarkıları bilmiyorsanız da öğreniyorsunuz zaten. Fakat ben bu iki şarkıyı da çok severim zaten. Üç gün boyunca da dinlemek beni hiç sıkmadı, yormadı.

        Zadece hala dilimde bu şarkı var o ayrı...

        Adana'nın gece hayatı

        Bu arada Adana'nın sadece yemekleri değil. Gece hayatı da pek meşhurdur bilen bilir. Biz de küçük de olsa, "Siz uyurken" hakkını verdik ancak Cumartesi gecesi dinlediğim bir ses var ki, bayıldım. Adana Sahne diye bir mekanda haftanın yedi gecesi şarkı söyleyen Emine Sim diye birini dinledim. İlk başta ne yalan söyleyeyim pek beğendiğimi söyleyemem. Fakat yarım saat sonra bizleri biraz şaşırttı. Her söylediği şarkıda ses biraz daha büyüdü, büyüdü bir başka hal aldı. Her şarkıya başka bir yorum kattı. Sesine bayıldım. Tek sıkıntı repertuarı. Eğer onu da çözerse Emine Sim, Adana gecelerinin daha çok hakkını verir benden söylemesi. Yolunuz düşerse ve güzel bir ses dinlemek isterseniz gidin derim. Bu arada hiç tanımıyorum, tanışmadık da. Sadece bu tarz yerlerde beğendiğim isimleri sizlere yazmak ve o bölgeleri de ihmal etmediğimizi hissettirmek istiyorum. Bazıları çünkü, "Hep İstanbul'da ünlü olanları yazıyorsunuz" diyor. Ki asla... Beni tanıyanlar bilir, gittiğim her yerde dolaşır ve gezerim. Elimden geldiği kadar da başarılı isimleri okuyucu ile paylaşmak isterim. Uzun süredir de sesini beğendiğim birine denk gelmemiştim. Emine onlardan biriydi. Bu sebeple Adana programı yaparsa listenize alın derim.