Münevver Karabulut'u canice katleden Cem Gariploğlu'nun kardeşi Sakine Garipoğlu, Nilperi Şahinkaya paylaşımı ile yeniden gündeme geldi.
Nilperi Şahinkaya, kendisini tanımıyor olabilir, ki zaten yeni tanıdığını o kişinin o olduğunu paylaşım sonrasında gelen tepkilerden öğrendiğini açıkladı. Ki evet gerçekten olabilir... Bu çok normal, sosyal hayatta bu çok fazla yaşanan bir olay. Bazı arkadaşların yanında bazı arkadaşlar gelir. O gün tanışmış belli ki, o olduğu ortaya çıktı falan filan derken konu Nilperi Şahinkaya'dan da çıktı artık.
Konu bu ailenin tuhaflığına geldi bir kez daha!!!
Çünkü Sakine Garipoğlu daha önce ailesiyle gülerek o korkunç koltuğun üzerinde paylaştığı bir fotoğraf ile gündeme gelmişti zaten. Şimdi de, boynunda bıçaklı V harfi şeklinde makaslı saçma bir fotoğraf paylaştı.
Paylaştığı saçma görsele bakamadım bile... Çünkü gerçekten korkunç bir duygusu vardı. Bence sapkın ve vahşi. Yani gerçekten abin böyle bir olaya karışmış. Siz ailecek böyle bir olayla anılıyorsunuz ve paylaşım yaptığın görsel cümlelerle anlatılmayacak kadar korkunç. Gerçekten olacak iş değil...
Sonra sosyal medyada, bazı paylaşılan görüntüler arasında 2009 yılında Cem Garipoğlu'nun anneannesi Sakine Garipoğlu'nun yaptığı bir konuşmaya daha yeni denk geldim. Anneanne diyor ki basın mensuplarına; "Siz korkuttunuz çocuğu. O daha çocuk. O daha küçücük. Her gün televizyonda. Sabah açıyorum, gece acıyorum televizyonda. Ne olmuş yani! Memleket meselesi haline getirdiniz. Bir tek o mu işliyor cinayet? Her gün oluyor böyle cinayetler" diyor.
Evet kadın bunu söylüyor... Yıl 2009. İnanmış yani söylediklerini savunuyor.
Akıl tutulması yaşıyorum. Ve evet bu aile bizim kesinlikle aklımızla dalga geçiyor.
Beynimizle oynuyor.
Biz delirdikçe, onlardan böyle bahsettikçe kutlama falan yapıyor olabilirler. Bakın çok ciddiyim. Yapıyor olabilirler. Bir şey bildiğimden değil. Yani yaptıkları o kadar anormal ki, hani filmlerde olur ya böyle... Sadece artık söyledikleri ve yaptıkları karşısında hayal gücümü harekete geçiriyorum. Öyle hissettiriyorlar bana. Çünkü bunlar normal bir insanın vereceği, yapacağı tepkiler değil ve hiç normal değil.
Gerçekten küçük normal bir kırıntı arıyorum ama yok maalesef.
Bakın, "Ailenden bir ferdin yaptığı kötü bir şey bir başka ferdi bağlamaz, ilgilendirmez" diyenlerdenim. Yani katilin kız kardeşi, erkek kardeşi, kuzeni falan olmak toplumsal dışlanmaya neden olmaz, olmamalı. Ancak bu olayda gerçekten bir tuhaflık var. Aile de sanki dalga geçer düzeyde davranınca, hassas olmayınca... İnsan işkillenmeden edemiyor.
Hatta öfkelenmeden. Hatta ciddi bir öfke patlaması yaşamadan.
Mesela anneanneye, "E o kız da daha küçücüktü... E o kız da daha çocuktu... E o kız da bir anne ve babanın evladıydı" diye haykırmak istiyor insan. Herkesin yavrusu mu kendine özel? Ne yani biz Cem Garipoğlu meselesini kapatalım mı? O giden gencecik kıza ne olacak?
Gerçekten bunca zaman sonra bile haykırmak istiyoruz.
Tamam maalesef ki üzülerek konuşuyoruz bu gerçeği ve bu ülkede hala kadınlar, kız çocukları katlediliyor. Ve hiçbir şey yapamıyoruz.
Ama bu bir gerçek ki, biz böyle canice bir katledilmeyi de ilk Münevver Karabulut cinayeti ile öğrendik, duyduk, gördük... Ve hala da etkisinden çıkamıyoruz. Bu topluma mal olmuş olayı bence artık Garipoğlu ailesinin de farkına varması gerekiyor.
Ve bir an önce edepli davranmaya çalışmaları gerekmektedir.
Çünkü yıllar sonra bile bu korkunç cinayet herkesi derinden etkiliyor.
***
Batsın sizin sevginiz
Nazlı Duman....
İsim tanıdık geldi mi? Dün gazetelerde haberleri vardı.
30 yaşında gencecik bir anne. Ve önceki gün Pendik'te sevgilisi Emrah Bolat tarafından boğazı kesilerek katledildi. Üstelik 9 yaşındaki kızının önünde.
Korkunç değil de nedir Allah aşkına.
Sonra sevgili de kendini öldürmüş. Beter ol...
Git kendini vur madem, kadından ne istedin.
Batsın sizin böyle sevginiz batsın!!!
Şimdi o küçücük kız çocuğu hangi adama inanacak.
Nasıl sağlıklı ilişkiler kuracak, aile kuracak, anne olacak? Düşünmek bile istemiyorum. Allah bizi korusun bu pisliklerden gerçekten korusun...
Bu ülkedeki, tüm kadınları bu canilerden korusun...
- 1
Adınız artık sadece skor tabelasında değil, kalplerimizde de yazılı - 2
12 Dev Adam Riga da devleşti - 3
Manifest - 4
Büyülü diyar Kapadokya'da unutulmaz bir gece - 5
Her ayrılığa sebep aramak zorunda mıyız? - 6
Ayvalık'ta bir nefes, Cunda'da bir ilham, müzik iyileştirir - 7
Neden ağlamadın da güldün? - 8
Kadın bedeninde toplumsal baskının en ağır hali; Kilo ve yaş - 9
Bize neler edeceksin Eylül - 10
Anneler, babalar özellikle siz susmayın! Kız çocuklarınızın yanında durun!