Greenpeace’in en sükseli günlerinde en serüvenci hayalim, Japon balıkçı gemilerine bordalayan örgüt botlarından gemiye tırmanarak balina avına taş koymaktı. Greenpeace yeryüzünde ekolojik barış mücadelesinin yükselen yıldızıydı. İçinden geçtiğimiz iklim krizinde de eylem paydaşlarından, ancak o cephede yeni meydan okumalar var. Mesela Greenpeace nükleer enerjiye kategorik olarak karşı çıkarken, iklim örgütü RePlanet sürdürülebilir enerji adına nükleer santralleri savunuyor ve “Sevgili Greenpeace, dünya yanıyor sen geçmişte yaşıyorsun” diyerek taraftar toplamak izin imza kampanyası başlatıyor.
Örgütün geçmişte yaşadığı biraz ağır kaçıyor, çünkü Greenpeace yatlı-uçaklı hayatlarıyla yeryüzüne en ağır karbon ayak izini bırakan zenginlere yönelmeye başlayan son moda eylemlere de katılıyor; müzelerde çorbalı aksiyonlarla sivrilip kendilerini yollara yapıştırmak suretiyle kamuoyunda asap bozarak dikkat çeken Letzte Generation, Extinction Rebellion gibi genç kuşak örgütlenmelerin yanı sıra Greenpeace aktivistleri de sahada.
Balina savaşı günlerinden bu yana köprülerin altından çok sular aktı ama mücadeleye değerdi. Yılda bine yakın balinanın katledilmesine karşı kampanya yürüten Greenpeace’in de çabaları sonucu ticari balina avına uluslararası yasak gelmiş, Japonlar bu sefer bilimsel araştırma kisvesi altında Antarktika Okyanusu’nda icraatı sürdürünce Greenpeace yol kesme eylemlerine girişmişti. 2005’teki deniz savaşı efsaneydi; Greenpeace’in iki gemisi, okyanusta bir ay aradıktan sonra buldukları Japon filosunun ana gemisini ablukaya almış, aktivistlerin balinaya saplı zıpkın halatlarına tırmanması ve Japonların tazyikli suyla karşılık vermesiyle sert çarpışmalar yaşanmıştı.
Sonunda Uluslararası Adalet Divanı balina avının yasa dışı olduğuna hükmetti ve Japonya 2019’dan beri kendi karasularında avlanmaya devam ediyor. Greenpeace de Japonların hem balina avıyla hem de Fukushima Daiichi nükleer santralinin binlerce ton radyoaktif atık suyunu Pasifik Okyanusu’na boşaltmasıyla uğraşmaya devam ediyor. Greenpeace üç yıl önce yayınladığı araştırmayla bu atık suyun içerdiği radyoaktif özün insan DNA’sına zarar açısından potansiyel tehdit olduğu uyarısında bulunan ilk kuruluş olmuştu.
İklim kriziyle mücadelede Greenpeace fosil yakıtlara karşı ön saflarda savaşan örgütlerden. Mesela ağustos başında İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın Yorkshire’daki malikanesinin çatısına halatlarla tırmanan dört aktivist binayı petrol karası 200 metrekare kumaşla örttü, dördü de gözaltına alındı. Eylemin nedeni, Sunak hükümetinin iklim krizi ortamında Kuzey Denizi’nde petrol ve gaz sondajına devam kararı almasıydı.
NÜKLEER ENERJİ ANLAŞMAZLIĞI
Greenpeace fosil yakıtlar kadar nükleer santrallere de karşı. Öyle ki, doğalgaz ve nükleer enerji yatırımlarını “Yeşil Mutabakatı” kapsamına alan AB Komisyonu’na karşı dava açtı; bunların sürdürülebilir yatırım kapsamından çıkarılmasını istiyor. AB 1.5 derece hedefi doğrultusunda 2030’a kadar karbon salınımı yüzde 55 oranında azaltmayı, 2050 yılına kadar dünyanın ilk karbon nötr kıtası olmayı amaçlıyor, ancak örgüt gaz ve nükleeri dahil eden politika yüzünden sermayenin iklim dostu yatırımlardan kaçacağı, enerji dönüşümünün sekteye uğrayacağı görüşünde. Nükleer atıkların çevre ve insan sağlığına zararı da riskler arasında sayılıyor.
Ancak RePlanet nükleer enerji karşıtlığını köhnemiş eski moda bir alışkanlık olarak görüyor. Çoğu “Gelecek için Cuma” okul grevlerine katılmış Avrupalı gençlerin aktif olduğu örgüt, nükleer enerjiyi savunuyor ve Greenpeace’in Lüksemburg’daki Avrupa Adalet Divanı’nda açtığı davaya müdahil olmak istiyor. “Sevgili Greenpeace” imza kampanyasıyla da yılların çevre örgütünü nükleer enerji karşıtlığından vazgeçirmeye çalışıyorlar. Fransa ve İsveç’in nükleer santraller sayesinde elektrik üretimindeki karbon salınımını azaltması ve BM İklim Konseyi’nin küresel ısınmayı frenlemek için nükleer enerjiyi yeterlilik listesine alması da dayanak noktaları.
GOLF DELİKLERİ BİLE HEDEFTE
Yıllanmış çevreciler iklim krizinde zamanın ruhuyla çelişebiliyor. Almanya’da koalisyon ortağı Yeşiller partisi iktidar gücü ve kurumsal yaşlanmışlığın etkisiyle Letzte Generation çocuklarının toplumu kızdıran iklim aktivizmine mesafeli duruyor. Yollara, otobanlara yapışarak hayatı felç eden son nesil gençlere muhafazakarlar gibi terörist damgası yapıştırmasalar da eleştirel yaklaşıyorlar. Yaşlanmak yaş almakla çok da ilgili değil; bazı aktivistlerin anne babaları da kendilerini yollara zamklayarak çocuklarına destek veriyor. Onlar da darbeli delici ve birtakım kimyasallar marifetiyle yollardan sökülüyorlar. Trafikte bloke olan sürücülerde ise sinirler tavan yapıyor.
Letzte Generation’un hükümetten talebi “fosil çılgınlığına” derhal son vererek iklim değişikliğine karşı önlemleri güçlendirmesi. Bu amaçla geçen yıl müzelerde en değerli (ama cam korunaklı) tablolara püre ve çorba atarak dikkat çekmeyi başarmışlardı, sıfır sempati toplayarak. Potsdam’da Monet’nin Saman Yığınları’nı, Dresden’de Raffael’in Sistin Meryemi’ni, Münih’de Rubens’in Masumların Katli’ni hedef aldılar; o vakada zamklı elleri çerçeveden sökmek milyon Euro’ya mal oldu. Londra’da ise Just Stop Oil aktivistleri National Gallery’de Van Gogh’un (yine cam muhafazalı) Ayçiçekleri tablosuna çorba atmış ve kendilerini duvara yapıştırmışlardı.
Şimdi ise yeni level zamanı. Artık sıradan vatandaşın asabını bozmaktan çok, karbon emisyonunda yüklüce dahli bulunan ultra zenginlerin yüksek profilli yaşam tarzını hedef alıyorlar. Yaz boyunca karbon canavarı süper yatlara boyalar atıldı, özel jetlerin kalkışları engellendi, golf sahalarında delikler tıkaçlarla kapatıldı. Cenevre’de, Avrupa’nın en büyük özel jet fuarını basan yüz kadar aktivist kendilerini uçak merdivenlerine kelepçeleyip piste yayılarak hareket alanını bloke etti. Letzte Generation üyeleri, Sylt adasında bir özel jete boya püskürttü. Bu arada Hawaii’den Akdeniz’e ormanlar yanıyor, geçen temmuz ölçülen zamanların en sıcak ayı olarak kayıtlara geçiyordu.
İspanya’da bitkisel bazlı geleceği düşleyen iklim grubu Futuro Vegetal ve tükenişe başkaldıran Extinction Rebellion yaz aylarını Ibiza eylemleriyle geçirdi. Aktivistler, pizza almaya bile tekneyle giderken lüzumsuz emisyon salan zenginleri protesto ettiler. Walmart’ın varisi Nancy Walton Laurie’nin 300 milyon dolarlık yatına boya püskürttüler. Sloganları “Siz tüketiyorsunuz, acısını başkaları çekiyor.”
İspanya’da zengin elitin golf keyfi de engellendi. Sıcak mevsimlerde golf sahalarında aşırı su kullanıldığı için aktivistler delikleri tıkayarak eylem yaptı. ABD’de de zenginlerin New York sayfiyesi Hamptons’ta aktivistler golf sahasını bastı, lüks malikanelerin önünde protesto gösterileri yapıldı. Disney ailesinin zenginlere servet vergisi talep eden üyesi Abigail Disney, New York eyaletinin bir havaalanında otoparka giriş çıkışları engelledikleri için tutuklanan 13 kişi arasındaydı.
Oxfam’ın 2021 raporuna göre küresel ısınmaya yol açan emisyon hacmi tüketim kitlesine ayarlı hesaplanırsa, 2030’da en zengin yüzde 1’in payı yüzde 16 düzeyinde olacak.
Avrupa’daki özel jet uçuşları geçen yıl yüzde 64 artmış, sadece bir yılda saldıkları CO2 miktarı 3 milyon tonu bulmuş ki, Greenpeace’in hesabıyla bu miktar, yarım milyon AB vatandaşının yıllık ortalama karbon ayak izine eşit. Çevre örgütü, iklim krizi üzerindeki devasa etkisi nedeniyle özel uçuşların yasaklanmasını istiyor.
Nitekim bazı AB üyeleri önlemler almaya başladı. Fransa, kısa mesafeli özel jet uçuşlarını kısıtladı, Hollanda ise 2025 sonu itibariyle Amsterdam’ın Schiphol Havalimanı’na özel jet trafiğinin yasaklanması kararı aldı.
Peki bütün bu eylemler ve tedbirler ultra zenginleri yaşam tarzından alıkoyar mı?
AP’nin bu konuda görüştüğü sosyal bilimciler, aktivizmin sonuç alması bakımından şüpheci yaklaşıyor. Indiana Üniversitesi’nden ekonomik antropoloji uzmanı Richard Wilk ise protestolar sürdükçe davranışların değişebileceğini söylüyor; “İnsanları toplum önünde utandırmak, onları kontrol altına almanın en etkili yoludur” notuyla.
- 1
İptal kültürünün iki yüzü – Rusya'ya hemen, İsrail'e belki! - 2
Hangi yedi savaşı bitirdi - 3
Filistin'i tanıyan Dünya haritası ne işe yarıyor - 4
Kimdir bu Candace Owens - neden Macron'larla uğraşır, Macron'lar neden onunla uğraşır - 5
Amerika'nın Reichstag yangını - 6
Doha mesajları - 7
Yel değirmenlerinin Trump'la imtihanı - 8
Gazze sürgünlerine Afrika'da yeni adresler – tamamı virane - 9
Göçmen selinin onuncu yılında Merkel'le hesaplaşma - 10
Kafka'nın Yemek Kitabı - veya kasap büyükbabasına isyanla nasıl vejetaryen oldu