Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Ayşe Özek Karasu Drogba karşı atakta – Avrupa'da futbol kariyeri diye kandırılan Afrikalı gençler sokakta dileniyor
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Efsane Galatasaray’a gelmeden dans videoları gelmiş, ne viral olmuştu Chelsea’nin soyunma odasından o Afrika ritmi. Drogba'yla maceramız kısa sürdü ama değdi; 37 maç, her biri – tribün arkadaşımın deyişiyle - Anzer balı gibi bulunmaz 15 gol, kendine has “ikonik gol sevinçleriyle” tribünleri coşturması ve geldiği gibi siyah Ferrari’sine binip gidişi, göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Keşke o kadar pahalı olmasaydı.

        Didier Drogba 2013-2014 sezonunda Galatasaray taraftarını da fileler gibi havalandırdıktan sonra eski takımı Chelsea’ye döndü, ardından kıta değiştirdi önce Montreal Impact ve nihayet Phoenix Rising. Drogba şimdi 45’inde halen Amerikan kulübünün azınlık hissedarı ama yüreği doğduğu topraklarda.

        Afrika’nın genç futbolcularını Avrupa kulüplerinde oynatma vaadiyle yüklü miktarda para karşılığı ailelerinden koparıp yokluğa terk eden sahte menajerlere karşı kampanya başlattı Drogba. Yıllardır süregelen ve modern kölelik diye bilinen düzenbazlığı gayet yerinde bir tanımla, bugün Afrikalı göçmenleri derme çatma botlarla Akdeniz sularına ölüme süren insan tacirlerine benzeterek. Diyor ki; “Bu fake menajerlerin insanları denize atan kaçakçılardan farkı yok. Tamam bunda Avrupa’nın da sorumluluğu var ama Afrika’nın sorumluluğu da olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.”

        #resim#1072569#Drogba'dan memleketi Fildişi Sahili'nde çocuklarla top sektirmece

        Kampanya’nın üç paydaşı var: Didier Drogba Vakfı, BM Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Profesyonel Futbolcular Sendikası FIFPro. Chelsea’den takım arkadaşı Kamerunlu Geremi de FIFPro Afrika Başkanı sıfatıyla Drogba’ya eşlik ediyor. FIFPro’nun menajerlerle ilgili daha sıkı kontrol içeren düzenleme için FIFA’ya bastırdığını söylüyor Drogba video mesajında; “Premier League, Bundesliga ve Serie A’da oynayan onca başarılı Afrikalı futbolcuyu görüp onların izinden, rüyalarınızın peşinden gitmek isterken kime güveneceğinize dikkat edin. FIFA lisansı olmayan ve sizden para isteyen birine asla güvenmeyin” diye uyarıyor.

        FIFA’nın yeni düzenlemesine göre 1 Ekim 2023 itibariyle her futbol menajerinin sınavdan geçip FIFA lisansı alması gerekiyor.

        Drogba uyarıyor çünkü parlak kariyer, şan şöhret sözüyle pusuya düşürülen nice Afrikalı futbolcunun yaşadığı kabusa tanık olmuş. Dolandırılıp evsiz kalan ve insan tacirleri tarafından sokaklarda dilenmeye zorlanan gençleri görmüş. Memlekete geri dönmek için parası olmayan gençler. Bazı aileler elinde avucunda ne varsa satıp savarak menajerlere yedirmiş ama çocukları asla yurt dışında oynayamamış. Havalimanlarında terk edilenler, mezbeleliklere bırakılanlar, 20 kişi bir arada stat altında yatıp kalkanlar, köprü altlarında yaşayanlar, hatta Asya’da hapse atılanlar olmuş. Hem de binlercesi. Drogba yardım için kimilerine para vermiş, “Ama kalıcı çözüm olmadığı ortada. Bu nedenle hem gençlerin hem de anne ve babalarının eğitimi için uğraşmaya karar verdik” diyor.

        Kampanyanın hedefi Afrikalı oyuncuların daha uyanık olmasını ve sahadaki performanslarıyla güçlenmesini sağlamak. Drogba’nın deyişiyle, güveneceğin en iyi menajer senin kendi performansındır, bunda asla yalan yoktur. Ne kadar iyi oynarsan, o kadar çok kulüp seni izlemeye gelir.

        Drogba’nın bu tür aktivizmi yenilik değil. Futboldan kazandığı parayla memleketi Fildişi Sahili ve Afrika genelinde hayır işleri yapmış, bağışlarda bulunmuş; bir sefer reklam geliri 3 milyon Euro’yla doğum yeri başkent Abidjan’da hastane yaptırmış, bir başka kentte çocuklara ilkokul kazandırmıştı. Bu çabaları sonucu Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’ndan iyi niyet elçisi unvanını almıştı.

        YEŞİL SAHA YERİNE SOKAKTA ÇAKMA ÇANTA SATIŞI

        Avrupa’da top koşturma rüyası gören Afrikalı çocukların sömürülmesi de yenilik değil. Afrika’dan Avrupa’ya göç tezgahını kuran çeteler çok daha önce bulmuştu bu damarı. Afrika’nın petrolü, altını ve elmasları gibi yokluk içindeki insanının da sömürüldüğü bir damar.

        Avrupa Komisyonu 2009 tarihli raporunda, Afrika ve Güney Amerika transfer piyasasına giderek artan ilginin “modern köle ticaretine” dönüştüğünü, Avrupa Birliği dahilindeki kulüplerin futbolcu toplama stratejileri yüzünden vicdan ve ahlak yoksunu sözde menajerlere sömürü yolunun açıldığını vurgulamıştı.

        Aslında FIFA 2001 yılında, 18 yaş altındaki futbolcuların ülke dışındaki bir kulüple sözleşme imzalamasını yasaklayan 19. Madde düzenlemesini getirmişti. Ancak kulüpler ve spor ajanları yasağı delecek gedikler buldu. Real Madrid, Atletico Madrid ve Barcelona 19. Madde’ye uymadıkları için kısa süre transferden men edildi. Afrika’dan Avrupa’ya illegal futbolcu akını devam ederken hükümetler ile spor otoriteleri ve adli makamlar arasında hukuk ve yetki tartışması hüküm sürüyordu. Bu mesele kanunen insan kaçakçılığına mı giriyordu, göç sorunu muydu yoksa tamamen spor piyasasını ilgilendiren bir konu muydu ve hangi otorite müdahale yetkisine sahipti.

        İngiltere’deki Loughborough Üniversitesi’nin 2018’de yaptığı araştırma da çarpıcı sonuçlar vermişti. Nijerya, Gana ve Senegal gibi futbolcu madenlerine el atan insan tacirleri ailelerin bütün parasını ellerinden aldıktan sonra çocukları Avrupa’da terk ediyor ve aynı sahte vaatlerle sil baştan başka ülkelere, kentlere yöneliyorlardı. Kaldıkları ucuz otellerden atılan gençler karaborsa ve kayıt dışı ekonomiye yem oluyor, uyuşturucu satışı ve fuhuş girdabına giriyor, cinsel sömürüye uğruyor, en iyi ihtimalle sokaklarda çakma çanta satarak hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyorlardı.

        Bazı futbolcuların Avrupa’ya ulaşma şansı bile olmuyordu. Deneme maçı için İspanya’ya götürüldüklerini zanneden bir Nijerya takımı yarı yolda Cape Verde’de terk edilmişti. Türkiye’de büyük bir takımda oynayacağı hevesiyle yola koyulan bir başta grup İstanbul’da ortada bırakılmış, içlerinden bazıları bir kulübe kapağı atmayı başarmıştı – ama Laos’ta.

        Beri yanda Avrupa’da yıldızlaşan sayısız Afrikalı da futbolcu var. George Weah’dan Samuel Eto’o’ya efsaneler var. PSG, Milan ve Chelsea’ye uzanan kariyerinde UEFA Şampiyonlar Ligi gol krallığı ve FIFA’dan yılın futbolcusu unvanı bulunan George Weah şimdi Liberya Devlet Başkanı. Kariyerinin sonlarında Antalyaspor ve Konyaspor’da da forma giyen Eto’o ise şimdi Kamerun Futbol Federasyonu Başkanı. Onların hikayeleri farklı.

        Mesela Drogba henüz beş yaşındayken, Fransa’da profesyonel futbolcu olan dayısı Michel Goba’nın yanına gönderiliyor, üç yıl sonra Fildişi Sahili’ne dönüyor. Anne ve babası işini kaybedince yine Fransa yolu görünüyor. Sonunda ailesi Fransa’ya göç edince birleşiyorlar. Drogba’nın futbol kariyeri 15 yaşındayken Levallois adlı yarı profesyonel Fransız kulübünde başlıyor, sağ bek derken forvete geçiyor ve ileriki yıllarda gelsin muhteşem goller, Şampiyonlar Ligi dahil şampiyonluklar.

        Chelsea ve Real Madrid’li kariyeri geride bırakırken Gençlerbirliği ve Ankaragücü’nde top koşturan Geremi de hikayesini anlatıyor; “Afrikalı oyuncular bir yandan futbol düşleri kurarken, diğer yandan ailelerine destek olmak da istiyor. Ben de başlangıçta zor zamanlar geçirdim ama sonra beni destekleyen iyi bir insana denk düştüm. Şanslıydım.”

        Afrika’nın bütün çocukları bu kadar şanslı değil ama. Ve futbolcu avcısı insan tacirlerinin dadanma oranı çok yüksek. FIFPro’nun Botsvana, Kamerun, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gana, Kenya, Zambiya ve Zimbabwe’den kadın ve erkek 263 profesyonel futbolcu arasında yaptığı ankete göre oyuncuların yüzde 70’i “Avrupa kulübünde oynaman için yardımcı olalım” diye aracılardan teklif almış. Bunların bir kısmına deneme sözü, bir kısmına da direkt sözleşme garantisi verilmiş. Ama çoğu boş çıkmış.