AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şen Osmaniye'de konuştu:
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, yayınlanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuyla ilgili, "Terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bir bölge diyoruz. Sadece Türkiye değil, aynı zamanda terörsüz bölge diyoruz. Bunu Türkiye modeliyle dünyaya, diğer ülkelere, böyle şeyler olursa onlara da bir fikir kaynağı olarak armağan ediyoruz." dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, yayınlanan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuyla ilgili, "Terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bir bölge diyoruz. Sadece Türkiye değil, aynı zamanda terörsüz bölge diyoruz. Bunu Türkiye modeliyle dünyaya, diğer ülkelere, böyle şeyler olursa onlara da bir fikir kaynağı olarak armağan ediyoruz." dedi.
Şen, partisinin il başkanlığında düzenlenen basın toplantısında, deprem konusunun çok mühim bir mesele olduğunu söyledi.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak büyük kentsel dönüşümler yaparak depreme karşı hazırlıklı olma konusunda bir çaba harcadıklarını dile getiren Şen, "Lakin bu ülkenin muhalefeti bizatihi 'Yeniden yapalım' dediğimiz mahallelerde eylemler yaparak buna engel olmaya çalıştılar. Mahkemelere vererek engel olmaya çalıştılar. Maalesef, maalesef ve maalesef o mahallelerde çok canlarımızı kaybettik. Çok üzücü bir şey ama bu böyle oldu." diye konuştu.
Kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verdiklerini belirterek bu konuda muhalefetin yaptıklarını eleştiren Şen, "Başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin birçok bölgesinde 1 milyon 300 bin civarında depreme dayanıklı kentsel dönüşüm evlerini yaparak vatandaşlara teslim ettik. Fakat bizim muhalefetimiz böyle bir muhalefet. Halkını galeyana getirerek, eylem yaparak yerinde, mahallede buna engel oldu. Mahkemelere verdi. Deprem olduktan sonra onların da akılları başlarına geldi ama çok geç oldu. Keşke biz o dönüşümleri yapabilseydik. O mahkemeler olmasaydı. O eylemler, o karşı durma olmasaydı. O binaları baştan sona yıkıp yeniden yapsaydık." ifadelerini kullandı.
Devlet olarak 3 yılda 455 bin konutu yapıp vatandaşlara teslim ettiklerinin altını çizen Şen, şunları söyledi:
"Bu 455 bin ev sadece 455 bin ev değil. O sokağı da yapıyorsunuz. O caddeleri de yapıyorsunuz. Oradaki hastaneyi de altyapıyı da yapıyorsunuz. Oradaki okulu yapıyorsunuz. Oradaki sağlık ocağını yapıyorsunuz. Yapıyorsunuz da yapıyorsunuz. Yani çocukların ya da vatandaşlarımızın gidip biraz dinlenebileceği parklara varıncaya kadar her şeyi yapıyorsunuz. Yani yeniden şehir yapıyorsunuz. Bu Cumhur İttifakı'nın bir başarısıdır. Bu muhalefete kalsaydı gördünüz işte 40-50 konteyner göndermişler. Bunu bir iş olarak görüyorlar. İnsan bunu söylemeye utanır. Bir tarafta 455 bin ev, öbür taraftan 30 tane, 40 tane, 50 tane konteyner vermişler."
AK Parti'nin artık kimin ne dediğine göre değil oradaki ihtiyaca göre hareket edeceğini vurgulayan Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:
"O ihtiyaç deprem binaları, deprem mahallesi, deprem sokağı gerektiriyorsa yapılacak. Kimsenin sözü de dinlenilmeyecek. Çünkü hiçbir söz, hiçbir candan daha kıymetli değil. Bunu deprem bize maalesef bir kez daha gösterdi. Osmaniye'de depremle alakalı olarak 10 bin 417 konut, 83 iş yeri, 55 ahır olmak üzere 11 bin 555 yapı yapılmıştır 3 senede. Başka ülkelerde yapmıyorlar ama biz yaparız. Güçlü Türkiye yüzyılındayız, yönetimindeyiz. Burada olur. Biz 455 bin konut içerisinde bu 11 bin, 12 bin konutu yaptık, bir de bu var. Bunu da çok dikkatle izlemeniz gerekir. Ayrıca bugüne kadar 1787 köy evinin kurası çekilmiş. Depremden daha sonra zaten kentsel dönüşüm yapıyoruz biz muhalefete rağmen. Türkiye'nin her yerine zaten yapıyoruz. TOKİ çalışıyor, canavar gibi çalışıyor."
Şen, Osmaniye'de kentsel dönüşüm planında 1889 konut, 982 iş yeri ve 103 ofis yapıldığını ve bunlarda bitirilme oranının yüzde 64'lere geldiğini söyledi.
Bu çalışmaların köylerde de sürdüğüne dikkati çeken Şen, "Köylerde 2 bin 51 çalışma başlatılmış ve 642'si tamamlanmış. Bunların 562'si betonarme, 80'i ise hafif çelik karkas şeklinde." dedi.
Bu önemli başarıların bir lidere sahip olmayla sağlanabildiğini belirten Şen, "Dünyanın en büyük devleti, en büyük ekonomisi olarak takdim edilen Amerika, yaşanan büyük yangın sonrası, o kadar parasına rağmen vatandaşı afetle baş başa bırakır. Ne haliniz varsa görün diyor. 300-500 dolar para vererek ne haliniz varsa görün diyor. O da devlet. Orada da güya lider var. Ama burada lider var, biz bunu görüyoruz." ifadesini kullandı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna değinen Şen, komisyonun ortak raporu sunduğunu ve bu sürecin tamamlandığını dile getirerek, şunlara değindi:
"Bundan sonrası Cumhurbaşkanı'mızın ve Başkomutanımızın bu mevzuda artık bundan sonra kritik eşik dediğimiz silahların tamamen teslim edildiği, bütün terör organizasyonlarının bittiği, tasfiye edildiği, yurt içinde ve dışında bütün unsur, şube ve uzantılarının tamamen tasfiye edildiği görüldüğünde Başkomutan bir talimat verecektir. Bu durumda da Meclis Genel Kurulu gereğini yapacaktır. Beraberce, zaten partilerin ortak metni olduğu için, kolayca yasal düzenlemeler yapılacak ve Türkiye durumun hukuki gerekliliklerini de yerine getirerek terörü tamamen toprağa gömmüş olacaktır. Terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bir bölge diyoruz. Sadece Türkiye değil aynı zamanda terörsüz bölge diyoruz. Bunu Türkiye modeliyle de dünyaya, diğer ülkelere, böyle şeyler olursa onlara da bir fikir kaynağı olarak da armağan ediyoruz."
- Komisyonda "umut hakkı" konusu tartışmaya açılmadı
Şen, komisyon çalışmalarında en çok merak edilen konunun "umut hakkı" meselesi olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"En çok merak edilen şey, komisyonda hiç tartışma konusu olmamış olan 'umut hakkı' meselesiydi. Komisyonda tartışma konusu olmamıştır. Bazı cümlelerde geçti ama tartışma konusu olmadı zaten. Bizim mevzuatımız net, söylüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve bizim hukuk mevzuatımızda böyle bir kavram yok. Dolayısıyla onu bırakıyoruz. Diğer şeyler yani örgüt üyesi olan, örgüt üyesi olup terör eylemine karışan. Bunlar birbirinden ayrıştırılarak hukuk devleti çerçevesinde gerekli kanun düzenlemeleri yapılır. Ama af olmaz. Genel af olmaz, özel af olmaz. O anlama gelecek bir şey olmaz. Yani doğrudan o kelime olmasa da o şekilde anlaşılacak bir kelime, yasal düzenlemelerde olamaz. Adalet, adalet, adalet. Önce adalet. Bu manada ceza hukukunda belli düzenlemeler yapılabilir. Kim olursa olsun Türkiye sınırlarındaysa ya da Türkiye sınırlarına girecekse mutlaka adli süreçlerden geçerek, mahkeme ne karar verirse o şekilde yolumuza devam ederiz. Ama herkes adli süreçlerden geçer."
Gerekli kararları sadece mahkemelerin verebileceğini kaydeden Şen, "Buna siyaset karar veremez. Mahkemeler tarafsızdır. Türk hukuk sistemi çok muhkem bir sistemdir. Hukuk sistemi neyi gerektiriyorsa, adalet neyi gerektiriyorsa, mahkeme de ona karar verecektir zaten. Bu konuda herkes rahat olsun." dedi.
Komisyonun çalışmaları sırasında şehit yakınları ile gazi ve gazi yakınlarının durumuna da önem verdiklerini belirten Şen, şöyle devam etti:
"Onları incitecek hiçbir şey yapmayacağız demişti Cumhurbaşkanı'mız. Şehitlerimiz ve gazilerimizi incitecek hiçbir şey yapmayacağız, yapmadık, yapmıyoruz demişti. Şehit ailelerimize sorduk, ne yapalım diye? Onları da dinledik malum. Daha sonra defalarca milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız, bakanlarımız, MKYK üyelerimiz onları evlerinde ya da derneklerinde ziyaret etti. Sorduk. Ne yapalım? Bu konuda ne diyorsunuz bize? Sizin fikriniz en başta yazılmalı çünkü. Onların da dediklerini aynen biz raporlarımıza derç ettik. Ve Genel Kurula da onların sözlerinin de dahil olduğu bir rapor olarak takdim edecek hale getirdik. İnşallah bundan sonrası terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge olacak diyorum."
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Osmaniye haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Osmaniye Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Osmaniye
Nöbetçi Eczaneler