ABD'nin Maduro operasyonuna dünyadan tepkiler
ABD'nin Venezuela'ya operasyon düzenleyerek Devlet Başkanı Maduro ve eşini ülkeden çıkarması dünyada geniş yankı buldu. Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya operasyon düzenleyerek Devlet Başkanı Maduro'yu yakalamasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Türkiye, Venezuela'nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Küba ve İran, ABD'yi şiddetle kınarken, Kolombiya BMGK'yi acil toplantıya çağırdı. İspanya gerginliğin azaltılması çağrısında bulundu. Rusya da 'derin bir endişe içinde oldukları' açıklamasını yaparak ABD'yi kınadı.
ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro'ya düzenlediği operasyon tüm dünyanın gündeminde ilk sırada.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN İTİDAL ÇAĞRISI
Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya operasyon düzenleyerek Devlet Başkanı Maduro'yu yakalamasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak şu ifadeyi kullandı: "Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz"
Dışişleri Bakanlığı, yazılı bir açıklama yayımlayarak taraflara itidal çağrısı yaptı.
Bakanlık'tan yapılan açıklama şöyle:
"Venezuela’da meydana gelen son gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir.
Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz.
Venezuela’daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazırız.
Bu süreçte, Karakas Büyükelçiliğimiz, ülkede bulunan vatandaşlarımızla iletişim ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürmektedir."
Rusya, ABD'nin operasyonunu kınadığını duyurarak, "Derin bir endişe içindeyiz. Şimdi önemli olan durumun daha da kötüleşmesini önlemek ve diyalog yoluyla bu durumdan çıkış bulmaya odaklanmak. Latin Amerika, bir barış bölgesi olarak kalmalı. Venezuela'nın dışardan askeri bir müdahale olmadan kendi geleceğini belirleme hakkı olmalı. " açıklamasını yaptı.
İspanya ve Almanya da gerilimin düşürülmesi çağrısında bulundu. İtalya ise durumu gözlemledikleri açıklamasını yaptı.
KÜBA: ABD DEVLET TERÖRÜ UYGULADI
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.
Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.
Küba, Venezuela halkına karşı ABD'nin 'devlet terörizmi' uyguladığını vurguladı.
İran da ABD'yi kınadığını duyurdu. Kolombiya, BMGK'yi acil toplantıya çağırdı. Brezilya lideri Lula, ABD'nin operasyonunu kınayarak diyalog çağrısı yaptı.
Venezuela'nın başkenti Caracas'ta patlama sesleri duyulmuştu.
Venezuela hükümetinden yapılan açıklamada, saldırılardan ABD sorumlu tutulmuş ve Devlet Başkanı Maduro'nun, ülke genelinde "dış müdahaleden kaynaklanan bir olağanüstü durum" ilan eden kararnameyi imzaladığı belirtilmişti.
ÇİN'DEN KINAMA
Çin, ABD'nin düzenlediği askeri operasyonla kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin, Maduro ve eşini güç kullanarak ülkeden kaçırmasından derin endişe duyulduğu belirtildi.
ABD'nin eyleminin, uluslararası hukuk, uluslararası ilişkilerin temel normları ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartının amaç ve ilkelerinin açık ihlali olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"ABD'yi, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin kişisel güvenliğini güvenceye almaya, onları derhal serbest bırakmaya ve Venezuela hükümetini devirme girişimine son vererek sorunları diyalog ve müzakere yoluyla çözmeye çağırıyoruz."
Bakanlık, dün yaptığı açıklamada da ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımını kınadığını bildirmişti.
STARMER'DAN AÇIKLAMA
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin uzun süredir Venezuela'da iktidarın değişmesini desteklediğini belirterek, "(Venezuela Devlet Başkanı) Nicolas Maduro'yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk ve rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz." ifadesini kullandı.
Starmer, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.
Başbakan Starmer, "İngiltere uzun süredir Venezuela'da iktidarın değişmesini desteklemektedir. Maduro'yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk ve rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin Venezuela müdahalesinin ardından uluslararası hukuka olan desteğini yinelediğini hatırlatan Starmer, "İngiltere hükümeti, Venezuela halkının iradesini yansıtan meşru bir hükümete güvenli ve barışçıl geçiş sağlamak amacıyla önümüzdeki günlerde ABD'li meslektaşlarıyla gelişen durumu görüşecek." ifadelerine yer verdi.
MACRON'DAN ÇAĞRI
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’nin askeri operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalayarak ülke dışına çıkardığı Venezuela’da, geçiş döneminde liderliğin 2024 seçimlerinde Maduro’ya karşı yarışan muhalif Edmundo Gonzalez tarafından üstlenilmesi çağrısında bulundu.
Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Venezuela halkının bugün Nicolas Maduro diktatörlüğünden kurtulduğunu ve bundan ancak sevinç duyabileceğini” belirtti.
Maduro’nun “İktidarı ele geçirerek ve Venezuela halkının temel özgürlüklerini hiçe sayarak halkının onuruna ağır darbe indirdiği” değerlendirmesinde bulunan Macron, ayrıca muhalif Edmundo Gonzalez’in Venezuela’daki geçiş sürecine liderlik etmesi çağrısında bulundu.
Macron, “Gelecek geçiş süreci barışçıl, demokratik ve Venezuela halkının iradesine saygılı olmalıdır. 2024’te seçilen Başkan Edmundo Gonzalez'in bu geçişi mümkün olan en kısa sürede sağlayabileceğini umuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ortaklarla müzakereler yürüttüklerini vurgulayan Macron, Fransa’nın Venezuela’daki vatandaşlarının güvenliği konusunda teyakkuzda olduklarını kaydetti.
MERZ: HUKUKİ DEĞERLENDİRMESİ KARMAŞIK
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD'nin Venezuela'daki müdahalesinin hukuki değerlendirmesinin karmaşık olduğunu söyledi.
Merz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.
Başbakan Merz, "ABD'nin müdahalesinin hukuki değerlendirmesi karmaşıktır. Bu konuda zaman ayırıyoruz. Ölçüt, uluslararası hukuk olmaya devam ediyor." ifadesini kullandı.
Nicolas Maduro'nun ülkesini felakete sürüklediğini ve son seçimlerin hileli yapıldığını savunan Merz, "Bu nedenle dünyadaki birçok ülke gibi biz de başkanlığı tanımadık. Maduro, bölgede sorunlu bir rol oynadı." değerlendirmesinde bulundu.
Merz, Venezuela'da siyasi istikrarsızlık oluşmaması gerektiğini vurgulayarak, "Hedef, seçimlerle meşrulaştırılmış bir hükümete düzenli bir geçiş olmalıdır." görüşünü paylaştı.
Öte yandan, Almanya Dışişleri Bakanlığı da Alman vatandaşlarını Venezuela'ya seyahat etmemeleri konusunda uyardı.
İSRAİL
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro'ya yönelik operasyondan ötürü memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Saar, Maduro'yu "diktatör" olarak nitelendirdi.
MEKSİKA
Meksika, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesini Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 2. maddesini ihlal ettiğini belirterek kınadı.
Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı.
Uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve BM Şartı'nın ilke ve amaçlarına uyulması talep edilen açıklamada, Venezuela hükümeti ve halkına karşı saldırgan eylemlerin durdurulması için acil çağrı yapıldı.
Latin Amerika ve Karayipler'in karşılıklı saygı ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümü temelinde bir "barış bölgesi" olduğu kaydedilen açıklamada, "herhangi bir askeri eylemin bölgedeki istikrarı ciddi şekilde tehlikeye atacağı" uyarısı yapıldı.
Bölgesel barışın korunması ve çatışmadan kaçınması gerekliliğine dikkati çekilen açıklamada, tüm arabuluculuk ve diyalog çabalarını Meksika'nın desteklediği aktarıldı.
BM'ye seslenilen açıklamada, gerilimleri azaltmak, diyaloğu kolaylaştırmak ve uluslararası hukuk uyarınca barışçıl ve sürdürülebilir bir çözüme olanak sağlayacak koşullar oluşturmak için harekete geçme çağrısı yapıldı.
Venezuela Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Dışişleri Bakanlığının açıklamasını, BM Şartı'nın 2. maddesini alıntılayarak paylaştı.
BREZİLYA
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini "kabul edilemez" şeklinde niteleyerek kınadı.
Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." ifadelerini kullandı.
Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulundu.
Brezilya'nın "güç kullanımını kınadığını" vurgulayan Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesinin bölgedeki "kötü askeri müdahale anılarını akıllara getirdiğini ve bölgesel barışı tehdit ettiğini" kaydetti.
Lula, uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler aracılığıyla duruma müdahale etmesi gerektiğini ve ülkesinin diyalog ile işbirliğini desteklediğini ifade etti.
UKRAYNA
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin "meşruiyetini tanımadığını" aktararak "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.
Bakan Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, Venezuela'da meydana gelen gelişmeleri değerlendirdi.
Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini iddia etti.
Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
Bakan Sybiha ayrıca, uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda demokrasi, insan hakları ve "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.
AVRUPA BİRLİĞİ
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Her koşulda uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
Kallas, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Venezuela'ya düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yaptı.
AB'nin Karakas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirten Kallas, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.
Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.
Kallas, ülkedeki AB vatandaşlarının güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunun altını çizdi.
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot da Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu vurguladı.
Durumu yakından takip ettiklerini belirten Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını ifade etti.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini kaydederek Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.