Kılıçdaroğlu'ndan Zekeriya Öz'e destek
"Başbakan bizi tatmin eden bir açıklama yapmadığı sürece..."
Uğur USLUBAŞ /AHT
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin aday tanıtım töreni için geldiği Bursa'da, hükümete ve Başbakan Erdoğan'a yüklendi.
Kılıçdaroğlu: "Zekeriya Öz, 'Başbakan 2 kişiyi gönderip tehdit etti' diyorsa büyük olasılıkla doğrudur" dedi.
Kılıçdaroğlu, "Türkiye'yi hortumcular vadisine döndürdüler. Yedi sülaleniz zengin oldu, yav doymadınız mı, öbür dünyaya giderken bir kefenle gideceksiniz. Ne kadar para ile doyacaksanız söyleyin de bir yardım kampanyası açalım, parayı verelim ve bu milletin yakasından düşün artık" dedi. "Benim çocuklarımın vakfı yok, devleti soymadı, milleti soymadı. Benim çocuklarımın adını kimse bilmez" diyen Kılıçdaroğlu, savcı Zekeriya Öz'ün Başbakan tarafından gönderilen 2 kişinin kendisini tehdit ettiği yönündeki sözlerine ilişkin, "Yalan söylemesine gerek yok. Eğer 'beni Başbakan iki kişi gönderip tehdit etti' diyorsa büyük bir olasılıkla doğrudur. Sayın Başbakan bizi tatmin eden bir açıklama yapmadığı sürece Zekeriya Öz'ün açıklamalarına itibar edeceğiz" dedi.
Özel uçakla öğle saatlerinde Yenişehir Havaalanı'na gelen Kılıçdaroğlu, partisinin milletvekilleri, il başkanı ve bir grup partili tarafından karşılandı. Karşılamaya gelenlerle tek tek tokalaşan Kılıçdaroğlu'na çiçek verildi. Daha sonra parti otobüsüne binen Kılıçdaroğlu, oluşturulan konvoyla Bursa'ya hareket etti. Kılıçdaroğlu'nun otobüsünün önü sık sık kesilerek, sevgi gösterilerinde bulunuldu. Bursa Atatürk Spor Salonu'nda konuşan Kılıçdaroğlu, yolsuzluk operasyonu üzerinden Başbakan Tayyip Erdoğan'a yüklendi.
BÖYLE DEMOKRASİ OLUR MU?
Kılıçdaroğlu, özetle şöyle konuştu:
"Bugün Türkiye'nin herhangi bir yerinde bir metrekarelik bir yer kiralanacaksa Recep Tayyip Erdoğan'dan izin almanız lazım. Böyle demokrasi olur mu? Yolsuzluğun kaynağı budur işte. Sayıştay raporları Meclis'e gelmiyor. Niye yolsuzluklar çıkmasın diye. Önümüzdeki günlerde göreceksiniz daha büyük yolsuzluklar çıkacak ortaya."
"...Çünkü ben siyaseti zenginleşme aracı olarak görmüyorum. Siyaseti halk için yapıyorum. Siyaseti zenginleşme aracı görenleri gördünüz. Türkiye'yi hortumcular vadisine döndürdüler. Yedi sülaleniz zengin oldu, yav doymadınız mı, öbür dünyaya giderken bir kefenle gideceksiniz. Ne kadar para ile doyacaksanız söyleyin de bir yardım kampanyası açalım, parayı verelim ve bu milletin yakasından düşün artık. 17 Aralık'ta neler yaşandığını hepiniz gördünüz. Bir hükümet düşünün bakanları yolsuzlukla suçlanıyor ve istifa etmek zorunda kalıyorlar."
YOLSUZLUKLA GEÇİNENİN AR DAMARI OLMAZ
(Hükümet istifa" sloganları üzerine) "İstifa etmesi için adamda utanma duygusu olması lazım. Ar damarı olması lazım. Yolsuzlukla geçinenin ar damarı olmaz, kul hakkı yiyen adamın ar damarı olmaz. Kul hakkı yiyeceksin, sende yürek varsa çık milletin önüne de ki 'ben kul hakkı yemedim.' Diyemiyor, alnını karışlarlar onun. Türkiye'yi çeteler yönetiyor, ben söylemiyorum, Başbakan diyor. 'Çeteler var' diyor. Kendisine teklif yaptım, çeteyi görmek mi istiyorsun, topla Bakanlar Kurulu'nu orada çeteyi göreceksin. Bu çeteyi kim yönetiyor, çete reisi kim, onun da cevabı basit, aynaya bakarsın çete reisini görürsün."
"Bakınız bunların bir bakanı, adı yolsuzlukla anılan bir bakan. Sabah gitmiş bakmış masasında istifa dilekçesi, 'niye imzalayayım', 'Başbakan istedi, imzalayın, rahatlatın.' O da ne dedi 'Başbakan ne dediyse yaptım, istifa edecek biri varsa o da Başbakan'dır.' Kim söylüyor bunu, yıllar yılı beraber çalıştığı mesai arkadaşı söylüyor. Şimdi diyorsunuz ki hükümet istifa, eder mi etmez. Çünkü ar damarı olması lazım, utanması lazım. Allah'tan korkmuyorsan bari kuldan utan. Nasıl yapıyorsun sen bunu. İşin özeti şu, Türkiye'nin temiz siyasete, birliğe, barışa, üretime ihtiyacı var. Türkiye'de herkesin aşı, işi olsun, ona ihtiyacı var. Türkiye'de ayrışmanın değil beraber olmanın zamanı. Bütün Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Hiç kimsenin ötekileştirilmemesi lazım. Birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ihtiyacımız var. Türkiye'de sabah sokağa çıkarken güler yüzlü insanlarla karşılaşmaya ihtiyacımız var. Birbirini seven ve kucaklayan insanlara ihtiyacımız var. Bunun için kul hakkı yemeyen iktidara ihtiyacımız var. Türkiye'de hiç kimsenin inancından önce sorgulanmadığı, kimliğinden dolayı sorgulanmadığı bir Türkiye'ye ihtiyacımız var. Türkiye'de doğu da bizimdir, batı da bizimdir, güney de bizimdir kuzey de bizimdir diyen bir Türkiye'ye ihtiyacımız var."
(İzmir'deki operasyon) "Türkiye'de babaların çocuklarına temiz siyaseti öğrettiği bir rüyaya ihtiyacımız var. Çocuklarının babalarının tavsiyesi üzerine halkı soymadığı bir Türkiye'yi ihtiyacımız var. Bakanların çocuklarının hapiste olmadığı bir Türkiye'ye ihtiyacımız var. Kayınbirader miydi o sayın Haluk Koç, kayınbirader değil miydi? Biz babalar oğullar diyorduk şimdi kayınbirader bacanak ortaya çıktı. Biz de şaşırdık" dedi.
"BUNLARA MÜSLÜMAN DENİR Mİ DENMEZ Mİ ALLAH BİLİR"
"Bize kumpas kuruldu, seçimlere 3 ay kaldı yolsuzluk soruşturması açtınız' diyorlar. Yav 14 ay sürmüş. Herkese gitmiş savcıya gelmiş, savcı ne yapacak soruşturma açacak. Bunlara Müslüman denir mi denmez mi onu ben bilmem. Onu Rabbim bilir. Türkiye değişim istiyor. Yeni bir iktidar istiyor. Temiz bir iktidar istiyor. Halka hesap veren bir iktidar istiyor. Bunun için mücadele edeceğiz. Yolsuzluk dosyalarını kapatmak için buraya balıklama atladılar. Hiç endişemiz yok, CHP iktidarında adaleti sağlayacağız. Kim olursa olsun hangi düşüncede olursa olsun bütün mazlumların yanında olacağız. Bize oy versin vermesin, hiçbir vatandaşımızı niye bize oy vermedin diye suçlamayacağız. Biz demokrasiye, özgürlüğe inanıyoruz. Benim görevim onun sorunlarını çözmektir, cebimi doldurmak değil."
ÜÇ EVLAT YETİŞTİRDİM ÜLKEYE FEDA OLSUN
"Siyasete girdiğim gün, bütün mal varlığımı açıkladım, internet sitesine koydum. 3 evlat yetiştirdim bu ülkeye feda olsun. Çalışma hayatı boyunca Erdoğan'dan daha fazla para aldım. Benim çocuklarımın vakfı yok, devleti soymadı, milleti soymadı. Benim çocuğumun ne özelliği var. Benim çocuklarımın adını kimse bilmez. Silivri'ye gittim ziyaret ettim, 'burası toplama kampıdır' dedim. Hakkımda fezleke düzenlendi. 'Dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz' dedim. Sen niye diyemiyorsun yiğit adamsın 'oğlum alnın açık git hesabını ver' niye diyemiyorsun? O çünkü senin koruman altında, sen diyorsun ona yolsuzluk yap. Vakıf kurmuş ihaleyi alıyor, git ihaleyi al diyor, rüşveti nereye vereceğim, onu da götür oğlumun vakfına ver diyorsun. Biz bunu bilmiyor muyuz? Buna izin verecek miyiz? Hayır. Kul hakkı yemenin günah olduğunu söyleyen her yurttaşıma sesleniyorum, özellikle AK Parti'ye oy veren yurttaşlara sesleniyorum artık yeter deyin, kul hakkı yiyenlere artık yeter deyin."
"HELAL PARANIN AYAKKABI KUTUSUNDA NE İŞİ VAR"
"Bize kumpas kurdular diyor. Kendisine 16 soru sordum. Yav helal paranın banka kutusunda ne işi var? Yav kim sana kumpas kurdu? Peki o bakanların çocuklarının yatak odasına çeteler mi koydu? O bakanların çocuklarının para sayma makinelerini çeteler mi koydu? O bir bakanına 700 bin liralık saati çeteler mi verdi? Bakanla oğlu telefonda konuşuyorlar. Oğlu anlatıyor, babası da 'aman ha sakın bunları telefonda konuşma dinlerler.' Bakanın oğluna verdiği tavsiyeye bakın. Senin oğlun helal iş yapıyorsa bırak dinlesinler. Benim telefonumu da Recep Tayyip Erdoğan dinliyor. Dinlemezsen namertsin zaten. Verilemeyecek hesabımız yok. Alnımız temiz. Yere bakmıyoruz biz vatandaşın yüzüne bakıyoruz. Allah kimseyi yere bakar hale getirmesin" dedi.
ATATÜRK PORTRESİNDEN OLUŞAN TABLO
CHP Genel Başkanı daha sonra büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarını kürsüye çıkarıp birlikte fotoğraf çektirdi, destek istedi.
CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Necati Şahin'e sahip çıkılmasını isteyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na konuşmasının sonunda insan vücuduyla oluşturulan ve rekorlar kitabına girmesi beklenen Atatürk Portresi'nin tablosu hediye edildi.
Kılıçdaroğlu, törenin ardından bir restoranda İskender kebabı yedi. Bu sırada Kılıçdaroğlu, "Recep bey görecek, malı götürdü diyecekler" diyerek partilileri güldürdü. Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal'ın Cumhurbaşkanı Gül ile görüşmesine ilişkin "Sayın Baykal ile büyük bir olasılıkla yarın bir araya geleceğim. Kendisini dinleyeceğim" dedi.
"ZEKERİYA ÖZ 'BAŞBAKAN 2 KİŞİ GÖNDERİP TEHDİT ETTİ' DİYORSA BÜYÜK OLASILIKLA DOĞRUDUR"
"Zekeriya Öz'ün Başbakan tarafından iki kişi gönderildiğini ve kendisinin bu kişiler tarafından tehdit edildiğini söylediğinin" hatırlatılması üzerine "Zekeriya Öz, uzun yıllar devlet hizmeti görmüş, devlete hizmet vermiş bir isim. Yalan söylemesine gerek yok. Eğer 'beni Başbakan iki kişi gönderip tehdit etti' diyorsa büyük bir olasılıkla doğrudur. Sayın Başbakan bizi tatmin eden bir açıklama yapmadığı sürece Zekeriya Öz'ün açıklamalarına itibar edeceğiz. Çünkü Zekeriya Öz'e gönderildiği söylenen kişilerden bir tanesi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ombudsmanlık makamında oturuyor. Bu konuda gazetecilerin ısrarlı sorularına cevap vermeli çünkü herkes gerçeği bilmeli" dedi.
Kılıçdaroğlu, ardından özel uçakla Ankara'ya gitmek üzere Yenişehir Havaalanı'na hareket etti. Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu'nun önceki gezilerine nazaran koruma sayısının çokluğu dikkat çekti.