Kan verme şartları nelerdir? Kimler kan bağışında bulunabilir?
Kan verme şartları, hem bağışçının sağlığını hem de kanın ulaştığı hastaların güvenliğini korumak için belirlenen kurallardan oluşur. Kan bağışı yapmak isteyen birçok kişi, kaç yaşına kadar kan verilebilir sorusunun yanıtını merak eder. Bunun yanında kan aç karnına mı tok karnına mı verilir sorusu da en sık araştırılan konular arasında yer alır. Her başvuru olumlu sonuçlanmayabilir ve bazı durumlarda kan bağışı ret nedenleri devreye girer. Özellikle kimler kan bağışı yapamaz sorusu, bağış sürecine hazırlananlar için önem taşır. İşte, kan bağışı öncesinde bilinmesi gereken temel noktalar…
Kan bağışı, acil ameliyatlardan kronik hastalıklara kadar pek çok durumda hayati rol oynar. Türkiye’de düzenli kan bağışı çağrıları yapılırken, başvuran kişilerin belirli kriterleri karşılaması beklenir. Kan verme şartları yalnızca yaş ile sınırlı değildir; kilo, genel sağlık durumu ve mevcut hastalıklar da değerlendirilir. Bağış öncesinde kısa bir sağlık sorgulaması ve hemoglobin ölçümü yapılır. Bu kontroller, hem bağışçının zarar görmemesi hem de kanın güvenle kullanılabilmesi için zorunludur. Özellikle ilk kez kan verecek olanların süreç hakkında bilgi sahibi olması, kaygıyı azaltır.
KAN VERME ŞARTLARI
Kan verme şartları arasında ilk dikkat çeken kriter yaş ve kilo sınırıdır. Genel uygulamada 18 yaşını dolduran ve 65 yaşına kadar olan sağlıklı bireyler kan bağışında bulunabilir. Bazı durumlarda düzenli bağışçılar için üst yaş sınırı doktor onayıyla esnetilebilir. En az 50 kilo olmak da aranan temel koşullardan biridir. Bunun yanında tansiyon, nabız ve vücut ısısı normal aralıkta olmalıdır. Kronik bir hastalık, aktif enfeksiyon ya da ciddi bir sağlık sorunu bulunmaması gerekir.
Bağış öncesinde adaylara kısa bir form doldurtulur ve sağlık geçmişi sorgulanır. Kullanılan ilaçlar, yakın zamanda geçirilen ameliyatlar ya da diş tedavileri değerlendirmeye alınır. Kadınlar için hamilelik ve emzirme dönemi de geçici erteleme sebepleri arasında yer alır. Erkekler 3 ayda bir, kadınlar ise genellikle 4 ayda bir tam kan bağışı yapabilir.
KAÇ YAŞINA KADAR KAN VERİLEBİLİR?
En çok merak edilen sorulardan biri kaç yaşına kadar kan verilebilir sorusudur. Türkiye’de yasal alt sınır 18 yaştır. Üst sınır ise çoğunlukla 65 olarak uygulanır. Ancak düzenli bağışçı olan ve sağlık durumu uygun görülen kişilerde doktor kontrolüyle 70 yaşa kadar bağış kabul edilebilir. 18 yaş altındaki bireylerin aile izni olsa bile kan vermesi mümkün değildir.
Yaş tek başına yeterli bir kriter değildir. İleri yaş grubunda kronik hastalık görülme sıklığı arttığı için bağış öncesi değerlendirme daha titiz yapılır. Bu nedenle yaş sınırına uygun olmak, bağışın kesin kabul edileceği anlamına gelmez.
KAN AÇ KARNINA MI TOK KARNINA MI VERİLİR?
Kan aç karnına mı tok karnına mı verilir sorusu da bağış öncesinde sıkça gündeme gelir. Uzmanlar, kan bağışının hafif bir öğünden sonra yapılmasını önerir. Aç karnına kan vermek, baş dönmesi ve halsizlik riskini artırabilir. Özellikle sabah saatlerinde bağış yapacak kişilerin kahvaltı etmiş olması tavsiye edilir.
Aşırı yağlı ve ağır yiyecekler ise bağış öncesinde önerilmez. Bunun yerine hafif, dengeli bir öğün tercih edilmelidir. Bol su içmek de süreci daha rahat geçirmek açısından önemlidir. Bağış sonrasında ise kısa bir dinlenme süresi bulunur ve ikram edilen sıvı gıdalarla vücudun toparlanması desteklenir.
KİMLER KAN BAĞIŞI YAPAMAZ?
Kimler kan bağışı yapamaz sorusu, bağış merkezlerinde en çok yöneltilen sorulardan biridir. Hepatit B, hepatit C ve HIV gibi bulaşıcı hastalık taşıyanlar kan bağışı yapamaz. Kontrolsüz diyabet, ciddi kalp hastalıkları ve bazı kan hastalıkları da kalıcı ret nedenleri arasında yer alır.
KAN BAĞIŞI RET NEDENLERİ NELERDİR?
Kan bağışı ret nedenleri sadece kalıcı hastalıklarla sınırlı değildir. Yakın zamanda dövme yaptırmak, cerrahi operasyon geçirmek ya da enfeksiyon geçirmek geçici erteleme sebebi olabilir. Antibiyotik kullanımı devam eden kişiler de genellikle iyileşme süreci tamamlanana kadar bağış yapamaz. Yurt dışı seyahatleri sonrası bazı riskli bölgelere gidilmişse belirli bir süre bekleme uygulanır.
Bağışın reddedilmesi, kişinin sağlıksız olduğu anlamına gelmez. Amaç hem bağışçıyı hem de kanı alacak hastayı korumaktır. Bu nedenle yapılan değerlendirmeler titizlikle yürütülür ve her aday bireysel olarak incelenir.