Bizans sayfiyesi Kıyıköy
Yüksek bir tepeden Karadeniz'in hırçın dalgalarını selamlayan Kıyıköy'ün müdavimleri arasında İmparator Neron'un da adı geçiyor.
Bu hafta “Sakin bir hafta sonu kaçamağının, hatta bir-iki gün işten kaçıp tembellik etme hakkımızı kullanmanın tam vaktidir” dedik ve rotamızı, Trakya’nın Karadeniz sahilindeki Kıyıköy’e çevirdik. 1960’lara kadar adı Midye olan Kıyıköy’de denizin mavisini, ormanın yeşilini, balığın lezzetini ve tarihin güzelliklerini bir arada bulduk...
Kırklareli’ne bağlı Kıyıköy, denize açılan Pabuçdere ve Kazandere arasında kıvrılarak yarımada gibi uzuyor. Yüksek kayalıkların üzerine kurulu olduğu için Karadeniz’i ayaklarınızın altına seriyor. Tarihi antik çağlara uzanan Kıyıköy’e, Bizans döneminden kalma Saray Kapı’dan geçerek giriyoruz. Köyü çevreleyen sur kalıntılarının içinde kalan bölge sit alanı, dolayısıyla doğası bozulmamış. Eski çağlarda da güzel bir sayfiye kasabası olarak isim yapan Kıyıköy’ün o dönemdeki adı Salmydessos. İmparator Neron’un, Trakya Valisi olduğu dönemlerde sık sık burada kaldığı söyleniyor. Daha sonraki yüzyıllarda Kıyıköy, Bizans İmparatorluğu’nun Karadeniz kıyısındaki en önemli şehirlerinden biri haline gelmiş. Bugün ise doğal güzellikleri ve tertemiz havasıyla şehir hayatı bezginlerinin aklını çeliyor.