Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Künefe, ister Arap mutfağına ister Ortadoğu’ya ait olsun en iyisi bizde yapılır.

Çok fazla kaynak ve belge içermeyen ama şerbetli tatlılar arasında özel, spesifik bir yeri olan künefe hazırlanışından sunuşuna kadar incelik ve ev sahipliği nezaketi taşıyor.

Künefeyi yemek için kilometrelerce yol yapan tat gezginlerinin vardığı yer tam da bu "Nezaket" ve yerel malzeme. Sanırım benim bu tatlıyı çok sevmemdeki nedenlerden biri de soğuk hafta sonlarında ailecek, sevdiğimiz yerel bir restoranda finali künefeyle kapatmak. Bazı yemek ve tatlıların gücü bundan geliyor sanırım: Karşılıklı kurulan bağ.

Çok meşhur bir dönercinin yanında bulunan marketten alışveriş yaparken kasa sırasında iki kişi arasında gerçekleşen bir konuşmaya şahit oldum. Marketçi, elinde kalıp kalıp kaşar peynirleri, künefesinin peynirlerinin bittiğinden yakınıyordu. Komşumuz olan bu çok meşhur dönerci, evet tatlıcı değildi ama, künefesine kaşar peyniri kullanıyordu.

Künefe; peynirinden, tekniğine kadar gerçek reçetesiyle sunulmalıdır. Başka türlüsü kadayıflı kaşar eritme tatlısı olurdu. Bir Filistin ya da Lübnan milli tatlısı olan künefe Mersin ve Antakya’nın yeme-içme sektöründe önemli bir paya sahip. Mandıra türüne göre keçi ve inek sütü ağırlıklı olan tuzsuz peyniri eridiğinde bütünlüğünü bozmayacak kaliteye sahip olmalıdır. Evlerimizde daha ulaşılabilir malzemeyle ve pratik olsun diye dil peyniri gibi alternatiflerle de yapılır. Şerbeti tam kıvamında, altın rengini almış bir künefe, ilk çatalınızda sizi başka diyarlara götürmeye yetecek güce sahiptir, inanın.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua