Aziz Yıldırım'ı ziyaret edip 'geçmiş olsun' diyeceğim
Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Gürsel Tekin, Habertürk'e konuştu...
KUTLU ESENDEMİR/ GAZETE HABERTÜRK
“Kamuoyunun gündemini değiştirmek için Fenerbahçe iki şeye kurban edildi. Birincisi, devletin elindeki istihbarat bilgilerine göre, iktidar terörün her an harekete geçebileceğini biliyordu. İkincisi ise çemberi iktidara yaklaşan Deniz Feneri operasyonuydu”.
Teröre karşı çözüm arayışları, Suriye ve ardından İsrail’le yaşanan gerilim ve yaz sıcağında Türkiye’yi sarsan şike operasyonu hükümet kadar, anamuhalefet partisinin de merceği altın da. CHP, bunun yanın da 12 Haziran seçimleri ardından yenilenen yönetim yapısıyla, kendi kurumsal sorunlarını da aşmaya çalışıyor. Seçimden önce, Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Gürsel Tekin, yenilenen MYK’da Basın, Tanıtım ve Propagandadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’na getirildi. Tekin’le İstanbul’da hem dünya ve Türkiye’de hem de CHP’de yaşanan gelişmeleri konuştuk.
*Futbolda şike operasyonuna bakışınız nedir ve Kadıköy’de belediye yöneticiliği yapmış bir politikacı olarak Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilişini nasıl karşılıyorsunuz? UEFA’ya Fenerbahçe'yle ilgili belgeleri verdiği söylenen Talip Doğan Karlıbel adlı kişinin, partimizle ilgili iddiaları da olmuş, bu yalanları Alman makamlarınca da belgelenmişti. Dolandırıcılıktan sabıkalı biridir. UEFA’nın kılavuzu karga olursa, sonrası nereye varır; kestirmek güç.
*Türkiye’de yürütülen soruşturmada kuşkunuz mu var? Şike olayı bugün keşfedilmiş bir olay değildir. Özellikle de teşvik primi, sadece Türkiye’de değil, neredeyse dünyanın pek çok yerinde gazetelerde, televizyonlarda konuşulan, adeta bir kültürdür. Bana göre Fenerbahçe iki şeye kurban edilmiştir. Birincisi, devletin elindeki istihbarat bilgileri ne göre, iktidar terörün her an harekete geçebileceğini biliyordu. İkincisiyse çemberi iktidara yaklaşan Deniz Feneri operasyonuydu. Kamuoyunun gündemini değiştirmek adına Fenerbahçe bu iki önemli gelişmeye kurban edildi.
*Başkan Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’nin ligin son 5 maçında şike yaptığına dair iddialar nedeniyle tutuklu bulunuyor. Şunu soruyorum: Ortada bir suç unsuru var. Yakalamışsınız, tespit etmişsiniz. Neden 5 maç ve ligin sonunu bekliyorsunuz? Aynı gün gereğini yapsaydınız, bugün ne Fenerbahçe tartışılacak ne Türk futbolu itibarsız hale gelecekti. Bana göre bu bir çete anlayışıdır. Bu uygulamaya sadece Fenerbahçe taraftarlarının tepki göstermesi yetmez. Bütün futbolseverlerin tepki göstermesi gerekiyor.
*Yıldırım’ı Metris Cezaevi’nde ziyaret edecek misiniz?? Aziz Bey’i tanırım. Önümüzdeki hafta kendisini ziyaret edip, “Geçmiş olsun” dileklerimi ileteceğim. Kendisinden konu ile ilgili bilgi alacağım.
Clinton’a ‘Önemli sorunlar CHP’den kaynaklanıyor’ demişler
*Sizce Kürt sorunu sadece iktidarın sorunu mu? Kürt sorunu bir devlet sorunudur. Sadece Türkiye’de yaşanan bir sorun da değil, Irak, Suriye ayağı var, İran ayağı var. Bütün bunları analiz edemezsek sorunu kökünden çözmek zorlaşır. Kamuoyunda da tartışılmayan konu şu: Suriye’de ilk ayaklanmalar Kamışlı’da başladı. Acaba bu Kamışlı’daki olayların durdurulmasında Türkiye’nin dahli var mı yok mu? Ne oldu 3 gün sonra durdu bu ayaklanmalar?
*CHP, yeni Anayasa üzerinde hangi konularda uzlaşabilir? Özgürlükçü ve demokratik bir Anayasa isteniyorsa sonuna kadar destek veririz. Ama benim kaygılarım ve kuşkularım var. AKP bir özgür üniversite istiyor mu? Siyasi partiler yasasının de ğiş me si ni is ti yor mu? Her şey den ön ce ba ğım sız ve öz gür bir ba sın is ti yor mu? TRT İn gil te re ’de ki BBC gi bi özerk bir ku rum ola bi le cek mi? Böy le bir Anayasa’ya varlarsa biz derhal hazırız.
*Taslak çalışmanız var mı? Kafamızda bir taslağımız var. Biz bunun bir parti taslağı olmasını istemiyoruz. Gelişmiş ülkelerde sivil toplum örgütleri, üniversiteler, toplumun her katmanının katılımıyla anayasalar yapılır. Herkesin, “Bu Anayasa’da ben de varım” diyebileceği bir Anayasa’ya destek veririz. Ama basılmayan kitabı suçsayan bir anlayış, özgürlükçü bir Anayasa yapabilir mi?
*2 milletvekiliniz cezaevinde. 1 Ekim’de açılacak yeni yasama döneminde bu konuda girişiminiz olacak mı? Cezaevinde 2 değil 8 milletvekili bulunuyor. Bu milletvekilleri hukuk sistemimize göre seçilmişlerdir. Savcılıktan, YSK’dan onay alıp milletvekili adayı olmuşlar ama keyfe keder özel yetkili mahkeme, Meclis’e gelmelerini engellemiştir. Parlamento iradesi bunun çözümünü istiyorsa bu sorun rahatlıkla çözülecektir. Hu kuk suz luk yal nız ca bu mil let ve kil le ri için yok tur. Bu gün 1500 ço cuk ce zaevlerinde yatıyor. Potansiyel suçluyu devlet kendisi yetiştiriyor. 73 gazeteci cezaevindedir.
*Adalet Bakanlığı bunların büyük çoğunluğunun gazeteci olmadığını açıkladı. Gazetecilik, eğer AKP’nin ve Adalet Bakanlığı’nın belirleyeceği bir kriter haline dönüşmüşse, gazetecilik de bitmiş demektir. Gidip Uluslararası PEN’e sorsunlar bu kişilerin kim olduğunu?
*Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun geçen temmuz ayında ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la yaptığı görüşmede hangi konular ele alınmıştı? Clinton’un ziyaretinde de önemli konular vardı. İktidarın özellikle demokrasi ve Kürt sorunu konusunda, ABD’ye taahhütleri konusunda şimdiye değin kamuoyuna yansımayan ama 1 Ekim’den sonra yansıyacak konular ele alındı.
*Nedir bu konular? Clinton’a önemli sorunların özellikle CHP’den kaynaklandığını ifade edenler olmuş ve böyle bir algı yaratılmış. 1 Ekim’den sonra göreceğiz bu sorunların kimden kaynaklanıp kaynaklanmadığını... Yeni Anayasa da dahil olmak üzere pek çok konuda, sanki iktidar çok yapmak istiyormuş da CHP engelliyormuş gibi iddialarda bulunanlar, şikâyet edenler olmuş. Dış politika konusunda çalışan arkadaşlarımız böyle bir algının iktidar tarafından AB platformunda da yaratıldığı bilgisini verdiler.
*BM raporunun ardından Türkiyeİsrail ilişkileri kopma noktasına geldi. Sizce ne tür gelişmeler beklenebilir? Bugüne kadar AKP iktidarı döneminde klasik, içe dönük olarak süregelen Türkiyeİsrail ilişkisi devam edecektir.
"BİR ŞEY BULSUNLAR, SİYASETİ BIRAKIRIM"
*Görev alanınızın değiştirilmesi hayal kırıklığı yarattı mı? Hayır. Bir değişim olacağını biliyordum. Seçimden hemen sonra Sayın Genel Başkan'la da paylaştık.
*Eski CHP Ankara İl Başkanı Tarık Şengül'le aranızda ne yaşandı? Aramızda hiçbir şey olmadı ki sorun yaşansın. Ama 80 tane il başkanı ile görüşüp bir tane il başkanı ile görüşemiyorsam sorun var demektir. Son 4 aydır da zaten hiç görüşmüyordum. Bu konuyu Genel Başkan da biliyordu. Arkadaşımız atandıktan sonra uyarılarımıza rağmen yanlış işler yaptı. Örgütleri görevden almaya başladı.
*Şengül, sizinle ilgili yolsuzluk iddialarını gündeme taşımıştı. Hakkınızda bir de ses kaydı varmış. Değil kaset, belge, şu, bu. "Gürsel Tekin bilmem nerede bu ya da şu işin yapılmasını ima etmiş" diyebilecekleri en ufak bir şey bulsunlar; siyaseti bırakırım. İstanbul'da 7 yıl imar yolsuzluklarıyla mücadele etmişim. Ankara özelinde buradaki uygulamanın sorulacağı merci Ankara Büyükşehir Belediyesi'dir.
*Kimi gazeteler, 8 Eylül'de İzmir'de toplanacak Parti Meclisi'nde tedbirli olarak Disiplin Kurulu'na sevk edileceğinizi ileri sürülüyor. Gazeteler demeyelim. Gazetelere ve gazetecilerimize haksızlık etmiş oluruz. Bu bahsettiğiniz haberler iktidar bültenleri ve ben bunları hiç ciddiye almıyorum.
*Birlikte Somali'ye gittiğiniz Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile aranızda bu konuda bir konuşma geçti mi? Olmayan bir konuyu neden konuşalım. Bir genel başkan ve yardımcısı olan konular üzerinde konuşur. Olmayan konular üzerine değil. I CHP Parti Meclisi'nde, Disiplin Kurulu'na sevkiniz gündeme gelirse tepkiniz ne olur? Olmayacak şeye cevap verilmez.