Kılıçdaroğlu HABERTÜRK'e konuştu
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu HABERTÜRK TV'de Didem Yılmaz'ın sorularını yanıtladı
İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları...
İKİ PARTİLİ SİSTEM
İki partili sistemi Sayın Başbakan istikrar gerekçesiyle istiyor. Koalisyonların istikrar getirmeyeceği kanısına sahip. Ben Sayın Başbakan'ın yakın siyasl tarihi iyi bilmediği kanısındayım. En önemli değişiklikler koalisyon dönemlerinde olmuştur.
Ecevit'in Başbakan olduğu dönemde anayasanın 30-35 maddesi değişmiştir. Referanduma gidilmeden...
İdam cezaları, özelleştirmeler anayasaya girmiştir. DGM'ler kaldırılmıştır. 12 Eylül'ün izlerini taşıyan düzenlemeler kaldırılmıştır. Ciddi bir ekonomik kriz vardı. Ekonomik kararlar o dönemde alınmıştır. Batan bankalardan sayın Başbakan şikayet eder, bankalar yasası da Ecevit döneminde çıkarılmıştır. Koalisyonlar ülkenin çıkarlarını düşünürlerse ciddi gelişmelere ön ayak olabilirler.
KAYNAK
Bir şey söylüyorsak, biz onun bütün hesabını yapmışızdır. Aile sigortası dedik. Yoksul ailede kadının banka hesabına 600 lira para yatıracağız dedik. Bu 600 lira alt limit. Çocuk sayısına göre değişebilir. Biz inancımız gereği olarak da sağ elin verdiğini sol el görmeyecek diyoruz.
TUNUS VE MISIR'DAKİ İSYAN
Bir ülkede baskıcı rejim varsa yolsuzluklarla besleniyorsa, işsizlik varsa... Ne kadar baskı uygularsanız uygulayın bir yerden patlar bu. Ya gençlerden ya da halktan.. Bu ülkeler sorunlu ülkeler. Özgürlük açısından, demokrasi açısından, yolsuzluklar açısından sorunlu... Siyasal partilerin sağlıklı çalışmadığı ülkeler. Bu ülkelerde patlama olmasına şaşırmamak gerekir. Hele günümüzde... İletişim çağındayız. Türkiye'de ayaklanma olmasını tercih etmeyiz. Türkiye olayların yaşandığı ülkelere göre daha demokratik bir üke. Türkiye'nin o olaylara kayıtsız kalmasını beklemek mümkün değil. Ama o olayların
benzerini yaşamak istemeyiz.
CHP'Lİ VEKİLLERİN SİVİL DİRENİŞ ÇAĞRISI
Bu olay yani AKP'nin getirdiği yasalar... Yargı ile ilgili yargının ele geçirilmesi ile ilgili düzenlemlerdir. Halka özgürlüklerin gelecekte siyasallaşmamış bir yargı tarafından nasıl tehlikeye sürükleneceğini göstermek istediler. Biz neden yargıya güveniriz bir haksızlığa uğradıysak mahkemeye gideriz. Ama siyasi otoritenin emrinde karar verilirse siz hak arayamazsınız. Biz bu olaya ve bu soruna halkın dikkatini çektik. Direniş demek eline silah almak anlamına gelmiyor. Düşüncelerin özgürce dile getirilmesi... Milletvekili arkadaşlarımız Bursa nutkundan esinlenmiş olabilirler. Böyle bir metin var. Böyle bir metnin olduğuna uzun tartışmalar sonunda karar verildi. Örneğin baroların tepki göstermesi sivil bir harekettir. Hukuk fakültelerinin tepki göstermesi gerekir. Sessiz kalırlarsa hukuk fakültesi değildir.
YARGI İLE İLGİLİ DÜZENLEME
Referandum oldu... Bizim üniversiteler niye konuşmadı. Bir ülkenin anayasası değişiyor. Niye konuşmadılar? Çünkü özgür değiller. Üniversiteleri özgür olmayan ülke özgür sayılır mı? Üniversiteleri bu hale getiren iktidar. Bu iktidara sormazlar mı? Senin baskıcı uygulamaların sonucu üniversiteler konuşamıyorsa, senin atadığın rektör üniversiteye sus
derse oraya üniversite denir mi? Bir yasa önce bürokratik alt yapıda hazırlanır, kendi bakanlıklarına sunulur. Sonra ilgili kuruluşlardan görüş alınır. Bunu yapmayıp da 'Ben yaparım' anlayışıyla giderseniz yaptığınız yasalar doğru olmaz. Burada Yargıtay'ın, Danıştay'ın görüşü alındı mı? Kim hazırladı bunu? Bu despot anlayıştır. Demokrasi karşıtı bir söylemdir. Hükümet açıkça 'Biz yargıyı ele geçireceğiz' diyor. Yine bu hükümet
Yargıtay'daki üye sayısı fazla diye kanun tasarısı hazırladılar. Şu anda Adalet Komisyonunda... Şimdi 250 sayısı az, sayı artacak diyor. Hükümet aynı hükümet. Niçin bu zikzak?
İÇKİ-YAŞAM BİÇİMİ TARTIŞMALARI
Gündem o kadar hızlı gelişiyor ki... Eğer amacınız gençleri korumaksa buna herkes açıktır. İçkiden de uyuşturucudan da koruyucaksınız. Ama bunu kullanarak toplumsal yaşamı yönlendirirseniz olmaz. 18'ine kadar zaten genç sayıyoruz. 18'inden sonra özel korunması gereken kişi olmaktan çıkar. Özendirici reklamlar yapılmaz... Buna hayır demiyoruz. Bunları kullanarak asıl amacınız toplumsal yaşamı dönüştürmek.
"KİŞİ AÇKEN LAİKLİĞİ DÜŞÜNMEZ"
Türkiye'de yok edilen sosyal devlet var. Laiklikte tamam hassasız, peki hukuk devleti? Gerçekten hukuk devleti mi? Sosyal devlet mi? Burada endişelerimiz var. Bir insan açsa siz ona laikliği anlatamazsınız. Yurttaş kimliğine kavuşturmanız lazım. Laikliğin ne olduğunun farkına varması lazım. Kişileri yoksul bırakarak laikliği yok eden bir anlayış egemen. Kişinin önce karnını doyuracaksın, gelecek kaygısı olmayacak... Açlığın ve yoksulluğun yaygınlaştığı bir toplumda laikliği anlatamazsınız.
BAŞBAKAN'LA TV TARTIŞMASI
Sayın Başbakan benimle TV'de tartışmaya cesaret edemez. Sayın Başbakan nereyi arzu ederse, kendi kurmayları da gelebilir. Ben yalnız geleceğim, yeter ki kabul etsin.
GÜNEYDOĞU'DAN KİMLER ADAY OLACAK?
Temel ölçü CHP'nin parti programına, tüzüğüne bağlı olması. İkincisi de halkın sevdiği kişiler olması. Bu ölçüler çerçevesinde aday belirlersek ve beklediğimiz sonuçlar alabilirsek ne mutlu bize. Siyasal partiler yasası kimlerin aday olabileceğini belirliyor zaten. Yasaların çizdiği çerçeve var.
KÜRT SORUNU
Bu konuda ilk raporu hazırlyan CHP'dir. Genel başkanlığa geldikten sonra bu konuda komisyonu oluşturan benim. '3 gün içinde raporu hazırlayın' deniliyor. Sayın Beşir Atalay o meşhur açılımı duyurduktan sonra 'Biz beş konuda araştırma yapmak üzere görev verdik' dedi. Bugüne kadar hiçbir basın mensubu o raporların akıbetini sormadı. Hükümet zaten hazırlayamaz. Kapalı kapılar ardından hazırlık yapıyor. Biz bölgeye gidiyoruz. STK'larla, halkla konuşuyoruz. O bölgede üniversiteler var... (Kürt sorunu) Tek başına siyasal, kültürel, ekonomik değil. Tek başına güvenlik sorunu da değil. Çözülmemesinin sorumlusu siyaset kurumudur. 'İki baldırı çıplak' diye tanımladık. Sonra orduyu devreye koyduk. CHP 89 raporundan sonra anadil yasağının kaldırılması için kanun teklifi verdi. Özgürlüklerin geliştirilmesi istedik. Ama bu rapordan sonra CHP çarmıha gerildi. Ama bugün geldiğimiz noktada CHP'nin ne kadar doğru hareket ettiğini görüyoruz. Faili meçhullerin de araştırılması lazım. İkidar faili meçhullerin ortaya çıkmasını istemiyor. Bu konudaki önergelerimiz reddedildi. Ana dil öğretimi ile eğitimi farklı şeyler. Resmi dil Türkçe, eğitimin de Türkçe yapılması gerekiyor. Ana dili demokrasilerde yasaklayamazsınız. Nitekim bizim ülkemizde de yasak değildir. Kursalara gidip öğrenilebilir.
ALEVİLERİN TALEPLERİ
CHP milletvekillerinin en az üç tane kanun teklifi var Cemevleri ibadethane sayılsın diye.. Kim kabul etmiyor bunu? AKP kabul etmiyor. Biz açılım ile halkı kandırmak istemiyoruız. 'Açılım yapacağız, siz bana oy verin' diye niye kandırıyorsuznuz?
BAŞÖRTÜSÜ
Biz haklar, bireysel özgürlükler açısından bakıyoruz. Üniversitelerde biz bu sorunu çözeceğiz dedik AKP ilkokullarda ve resmi kurumlarda olsun dedi. AKP'nin gerçek amacı ortaya çıktı. Biz inançları sömürmeyiz.
HÜSEYİN ÇELİK'İN "50 YAŞ ÜSTÜ CHP'YE OY VERİYOR" AÇIKLAMASI
Kendisi de 50 yaşın üstünde değil mi? Demek ki o da bize oy veriyor! Bu kadar gerçeklerden kopuk birisi nasıl Milli Eğitim Bakanı olmuş? Çelik'i Van'daki yurttaşlara sorun...
BALBAY VE ÖZKAN ADAY OLACAK MI?
Ortada seçim yok, seçim takvimi yok. Ama bir tartışma var. Olmayan şeye nasıl evet ya da hayır diyeyim. Bir düşünce var. Bizi AKP'den ayıran temel kural biz halkın partisiyiz. Bizde ortak payda demokrasi, özgürlük, sosyal devlet, laiklik konusunda... Günlük olaylarda elbette arkadaşlarımızın değişik düşüncesi var.
"HİZBULLAH-AK PARTİ İLİŞKİSİ VAR" İDDİASI
Görüntü değil, bazı ses kayıtları var. AKP'li il ilçe başkanlarıyla yapılan telefon görüşmeleri var. Bunlar yasal olarak elde edilmediği için açıklamıyoruz. Ama Sayın Başbakan isterse kendilerine gönderebiliriz. İki milletvekili zaten itiraf etti. O derneğin Hizbullah ile ilişkisinin de mahkeme kararı var. Mahkeme zaten o derneği kapattı. Üstelik mahkemenin kapatma kararından sonra bu ziyaret gerçekleşiyor.
BAHÇELİ'NİN ELEŞTİRİLERİ
MHP'yi eleştirmek istemiyorum. İki muhalefet partisinin birbirini eleştirmesini şık bulmuyorum. Binlerce sorun var. İki buçuk aylık çocuk açlıktan öldü, gazi ölü bulundu, çöpten ekmek toplayan çocuk arabanın altında kaldı... Sayın Bahçeli'ye öteden beri saygı duymuşumdur. Bizi dilediği kadar eleştirebilir.