“NE zaman adam oluruz?” köşesine dün, “Türkiye’de geleceği görmek için kâhin olmak gerekmediği zaman” yazmıştım. Bir okurum uzun bir mail atmış. Özetle demiş ki: “Kâhin olmak gerekmez ama biraz izan, biraz da bilgi sahibi olmak gerekir.” Sonra da benim 13 yıl önce kaleme aldığım “Yasak, Erdoğan’ı Başbakan yapacak” başlıklı yazımı eklemiş.
13 yıl önce Hürriyet’teyken 29 Temmuz 1999 günü yayınlanan bu yazıyı hatırlatıp demiş ki: “Bu yazının ilk bölümü önemli ama son bölümündeki tespitler çok daha ilginç. Kâhin olmak gerekmeden bunları yazmak bence önemli.” Çetin Altan gibi yaşlanma emaresi belki ama ben de bu 13 yıllık yazıyı sizinle paylaşayım dedim.
İşte hayli tozlu bir yazı: “Yasak, Erdoğan’ı başbakan yapacak Siyasi yasağın aslında ne anlamsız bir ceza olduğunun açık kanıtı Tayyip Erdoğan. Çünkü siyasi yasak, siyasi karizmayı ve siyasi gücü ortadan kaldırmıyor. Tam aksine artırıyor. Siyasi yıpranmayı engelliyor ve kişiyi putlaştırıyor. Tayyip Erdoğan siyasi yasaklı. Ama cezaevi kapısında on binler tarafından bekleniyor. Cezaevinden çıkıp yerleştiği evinin kapısı yatır haline geliyor. On binler kapıda. Bir çağrı yapsa belki de bu sayı yüz binler olacak.