Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

AKP, seçimlerde Alevilerle olan karşılıklı önyargıları kırmayı ve buzları eritmeyi hedefliyor. Aleviler ise Milli Görüş geleneğinden kalan geleneksel anlayışın sürdüğünü düşünerek, AKP'ye karşı temkinli yaklaşıyor..

"Benim dinim ve mezhebim, Hz. Ali'nin dini ve mezhebidir. Açıkçası hepimiz Aleviyiz." Bu sözler ilk bakışta gayet hoşgörülü bir ifade olarak görülebilir. Üstelik söyleyen kişinin Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener olduğu ve Ehl-i Beyt Vakfı'nın Hatay'da düzenlediği bir konferansta yaptığı konuşmadaki ifadeleri olduğu da eklenirse, diyalog için uzatılan bir el olarak da görülebilir. Üstelik bu açıklamalar istisna da değil. Geçmiş dönemlerde Tayyip Erdoğan, "Hz. Ali'yi sevmek Alevilikse ben de Aleviyim" demişti. Ancak Aleviler, bu sözlerin, kendi inançlarını yok sayan anlayışın bir uzantısı olduğunu düşünüyor. AKP ise bu imajdan kurtulmak için Reha Çamuroğlu ve Haydar Doğan gibi adaylarla buzları kırmaya çalışıyor. İktidar partisi AKP ile Alevilerin arasında diyalog oldukça sınırlı. İki tarafta da geçmişten gelen önyargılar, karşılıklı güvensizlik var. Bunun en önemli göstergelerinden biri de Meclis'te çoğunluk grubunu oluşturan AKP içinde Alevi kökenli bir milletvekilinin olmaması. Bu haliyle Sünni ve muhafazakar bir parti görünümü veren AKP, 2007 seçimleri arifesinde bu imajını değiştirmek istiyor. Bu amaçla ilk kez Alevi adaylara kucak açtı. Partililer, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Alevi gurbetçilerin dini ihtiyaçlarını karşılamak için ilk kez kendi hükümet dönemlerinde yurtdışına Alevi görevliler gönderdiğinin altını çiziyor. Başbakan Erdoğan'ın da 2 Şubat 2007'de İzmir'de Alevi dedelerle gizlice görüştüğü biliniyor.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ