Bir prensin çöküş hikâyesi: Andrew'un Epstein kronolojisi
Gözaltı sonrası arka koltuktaki o korku dolu bakış, 25 yıl önceki gülüşün bedeliydi. Ünvansız prens Andrew'un gözaltına alınıp bırakılması, sarayı, zorlu bir sınavın içine çekti. İşte, Epstein skandalında dünden bugüne Andrew'un yeri ve bundan sonrası için olasılıklar...
Prens ünvanını kaybeden Andrew Mountbatten-Windsor'un gözaltı sonrası serbest bırakılmasının ardından polis arabanın arka koltuğunda, şoka girmiş gibi, çökmüş halde, parmakları dua edercesine ya da kendini korumak için kenetlenmiş durumdaki görüntüsü, yaklaşık 25 yıl önce çekilen o meşhur fotoğrafın bedeli gibiydi.
17 yaşındaki Virginia Giuffre ile birlikte Londra'daki bir evde, Jeffrey Epstein'in fuhuş suçundaki ortağı ve sevgilisi Ghislaine Maxwell'in de bulunduğu fotoğraftaki gülümseyen ve kendine güvenen prens için o zamanlar işler yolundaydı.
Andrew, modern Britanya tarihinde gözaltına alınan ilk kraliyet ailesi üst düzey üyesi olarak hafızalarda yer edindi. Eski prens, ülkenin ticaret elçisi olarak görev yaptığı dönemdeki faaliyetlerine ilişkin suistimal şüphesiyle gözaltına alınmıştı. Andrew'un 66'ncı doğum gününe denk gelen perşembe günü, polis soruşturma kapsamında İngiltere'nin doğusunda ve Londra'nın batısında bulunan iki mülkünde arama yaptı. Polis, Andrew'un 2010'da Epstein'e ticari raporlar gönderdiğine dair iddiaların incelendiğini açıkladı.
Andrew, ABD Adalet Bakanlığı'nın Epstein dosyalarına dair 3 milyona yakın belge paylaşmasının ardından monarşi karşıtı Republic (Cumhuriyet) adlı grup tarafından polise şikayet edilmişti. Polisin incelediği belgeler Andrew'un Vietnam, Singapur ve diğer başka bazı ülkelere düzenlediği resmi gezilerle ilgiliydi.
Andrew'un Epstein ile olan bağlantılarının öyküsü on yıllar içinde şekillendi. Önce itibarı zedelendi, ardından da utanç verici bir düşüş yaşadı.
Her şey, Aralık 2010'da Andrew'un, hapiste ölen cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile birlikte New York'taki Central Park'ta yürürken çekilmiş bir fotoğrafıyla başladı. Fotoğraf, 21 Şubat 2011'de New York Post'un ön sayfasında yayınlandığında, bu, Andrew'u Epstein ile kamuoyu önünde ilk kez ilişkilendiren fotoğraf oldu. Bu görüşme, Epstein'in 18 yaşından küçük bir kızı fuhuşa zorlamaktan mahkum edildikten sonra hapisten çıkmasından kısa bir süre sonra gerçekleşmişti.
Günler sonra Andrew'un 2001 yılına ait, artık çok aşina olduğumuz ikinci bir fotoğrafı, İngiliz Daily Mail gazetesi tarafından yayınlandı. Fotoğrafta Andrew, Epstein'i suçlayan ve o zamanlar 17 yaşında olan Virginia Giuffre'nin yanında, onun belini tutarken görülüyor. Arka planda ise Epstein'in suç ortağı Ghislaine Maxwell yer alıyor.
'Nobody's Girl' adlı bir kitap yazan Giuffre'nin kitabı, intiharından neredeyse altı ay sonra piyasa çıktı. Giuffre anılarında, Andrew ile üç kez cinsel ilişkiye girdiğini, bunların birinde Epstein ve sekiz kadar genç kız daha olduğunu yazdı. 2022'de Giuffre ile bir tazminat anlaşmasına varan Andrew suçlamaları en başından bu yana reddetti. Epstein davasının sembol isimlerinden Virginia Giuffre'nin geçen yıl nisan ayında intihar ettiği bildirildi.
Andrew, Epstein ile bağlantılarına dair ilk haberlerin ardından 2011'de İngiltere'nin özel ticaret temsilcisi görevinden istifa etmek zorunda kaldı. 2001 yılından beri bu görevi yürütüyordu ve İngiliz işletmelerini desteklemek amacıyla dünyayı dolaşıyordu. O dönemde Kraliçe Elizabeth, oğlunun İngiltere'nin dış çıkarlarını desteklemek amacıyla kraliyet ailesinin bir üyesi olarak yurtdışına resmi geziler yapmaya devam edeceğini söylemişti. Nereden nereye... Kraliçe bugünleri görseydi ecelinden değil kahrından ölürdü belki de.
Prensin düşüşü en net, Virginia Giuffre'nin, ABD mahkemelerine sunduğu dosyalarda, Epstein'in kendisini 17 yaşındayken Andrew'a pazarladığını iddia etmesiyle görüldü. Ocak 2015'ti... O dönem 32 yaşında olan kadın, prensle birden fazla kez cinsel ilişkiye girmeye zorlandığını öne sürdü. Londra Metropol Polisi, kadının iddialarını inceledi ancak başka bir işlem yapmadı.
2019'da Epstein, yaşları 14'e kadar değişen onlarca genç kızı istismar etmekle suçlanarak, cinsel istismardan ikinci kez tutuklanınca, Andrew da dahil olmak üzere Epstein'in ortaklık yaptığı isimler yeniden inceleme altına alındı. Epstein daha sonra aynı yılın ağustos ayında hapishane hücresinde intihar ederek öldü.
2019 Kasım'ında bomba etkili BBC röportajı günlerce gazetelerin manşetlerinden inmedi. Andrew, Emily Maitlis'in kameralar önünde yapacağı sorgulamayı kabul ederek, üzerindeki yoğun incelemeyi kontrol altına almaya çalıştı. Tepki toplayan röportajın bir yerinde Andrew, muhabire normalde hiç terlemediğini söyleyerek, Virginia Giuffre'nin 2001'deki iddia edilen cinsel ilişki sırasında "aşırı derecede terlediği" yönündeki söylemine karşı çıktı. "Çünkü Falkland Savaşı'nda vurulduğumda aşırı dozda adrenalin almıştım. Terlemem neredeyse imkansızdı" dedi. Ancak gazeteler daha sonra aynı dönemde çekilmiş ve Andrew'un terlediğini gösterdiğini söyledikleri fotoğraflar yayınladı.
Epstein ile iletişimini Aralık 2010'da kestiğini iddia etti ve 2001 yılında Virginia Giuffre ve Ghislaine Maxwell ile birlikte çekilen fotoğrafın gerçek olmadığını söyledi.
Giuffre ile cinsel ilişkiye girdiğini kesin bir dille reddeden eski prens, söz konusu akşam kızı Prenses Beatrice'i bir pizza restoranına götürdüğünü söyledi. Birkaç gün sonra ise kamuya açık kraliyet görevlerinden çekildi.
Haziran 2020'de ABD Adalet Bakanlığı, Epstein soruşturması kapsamında prensin ifadesini talep etti, ancak hiçbir görüşme gerçekleşmedi.
Prensin düşüşünün en net hali, Virginia Giuffre'nin iddialarını ortaya attığı dönem demiştik ya... İşte Giuffre, Ağustos 2021'de ABD mahkemesinde Andrew'a cinsel saldırı suçlamasıyla dava açarak bu işin peşini bırakmadığını kanıtladı. "Prens Andrew'u bana yaptıklarından dolayı sorumlu tutuyorum" diyen Giuffre, "Güçlü ve zengin olanlar da eylemlerinden sorumlu tutulmaktan muaf değildir" çıkışı yaptı.
Andrew, Virginia Giuffre tarafından New York'ta açılan hukuk davasını çözmek için anlaşmaya vardı. Giuffre'nin iddialarının hiçbirini kabul etmese de, onun cinsel istismara maruz kaldığını itiraf etti. Anlaşmanın maliyeti açıklanmadı ancak hukuk uzmanları bunun 10 milyon dolar civarında olduğunu tahmin etti.
İngiliz gazeteleri The Mail ve The Sun, ayrı ayrı yayınladıkları haberlerde, Andrew'un 2011 yılında Epstein'e bir e-posta gönderdiğini iddia etti. Bu iddia, eski prensin 2010 yılında Epstein ile iletişimi kestiği yönündeki önceki açıklamalarıyla çelişiyor gibi görünüyordu.
"A" harfi ve "HRH York Dükü KG" imzasıyla gönderilen e-postada şu ifadeler yer alıyordu:
- Ben de senin için aynı derecede endişeliyim!
- Benim için endişelenme!
- Görünüşe göre bu durumun içinde hepimiz aynı gemideyiz ve bunun üstesinden gelmek zorundayız.
- Yakın temas halinde kalalım, yakında daha çok birlikte hareket edeceğiz!
Her iki gazete de e-postanın 28 Şubat 2011'de gönderildiğini iddia etti. Bu tarih, Andrew ve Giuffre'nin 2001 tarihli fotoğrafının Daily Mail tarafından yayınlanmasından bir gün sonrasına denk geliyordu.
17 Ekim 2025'te Andrew, ağabeyi Kral Charles ile görüştükten sonra kraliyet ünvanlarından ve onurlarından vazgeçeceğini açıkladı. Açıklamasında, "Hakkımdaki sürekli suçlamalar majestelerinin ve kraliyet ailesinin çalışmalarından dikkatleri dağıtıyor" ifadesini kullandı.
O dönemde henüz 'Prens Andrew' adını koruyabildi, ama Sandringham'da düzenlenen yıllık Noel kutlamaları gibi geleneksel kraliyet ailesi etkinliklerine artık katılmayacağı anlaşıldı.
Ancak takvimler 30 Ekim 2025'i gösterdiğinde, Kral Charles, Andrew'un kalan kraliyet ünvanlarını tek tek elinden aldı. Andrew'un doğumundan beri taşıdığı prens ünvanı da dahil olmak üzere kalan tüm kraliyet ünvanlarından mahrum bırakılacağını duyurdu. 20 yılı aşkın süredir yaşadığı Windsor arazisindeki malikanenin kira sözleşmesini feshetmesi gerektiği konusunda resmi bildirimde bulunuldu. 2 Şubat 2026'da Windsor'dan taşındı.
30 Ocak'ta malum, ABD hükümeti, Epstein dosyalarından 3 milyondan fazla sayfa belgeyi yayınladı. Andrew bu yeni belgelerdeki e-posta yazışmalarında sık sık yer aldı.
2010 yılına ait e-postalarda eski prens, Epstein'i Buckingham Sarayı'nda akşam yemeğine davet etmişti.
Diğer dosyalar arasında, Andrew'un yerde yatan kimliği belirsiz bir kadının üzerinde diz çökmüş halde olduğu görülen bir fotoğraf yer alıyordu.
Diğer e-postalar da eski prensin, İngiliz hükümeti adına ticaret elçisi olarak görev yaptığı 2010 yılında Epstein ile resmi İngiliz ticaret belgelerini paylaştığını düşündürdü. İngiliz polisi, Andrew'un gizli ticari bilgilerini Epstein'e aktardığına dair bilgileri değerlendirdiğini doğruladıktan sonra, 9 Şubat'ta Kral Charles kardeşine yönelik yapılacak resmi soruşturmayı destekleyeceğinin sinyalini verdi.
Veee... Tarih 19 Şubat'ı gösterdiğinde eski prens, kamu görevini kötüye kullanma şüphesiyle gözaltına alındı, 12 saat polis gözetiminde tutulduktan sonra serbest bırakıldı.
Şimdi soru şu: Andrew, kamu görevini kötüye kullanma şüphesiyle gözaltında tutulduğu sırada, iddia edilen cinsel suçlarla ilgili olarak polis tarafından sorgulanmış olabilir mi?
Eğer savcılar, Andrew'un genç kadınlarla cinsel ilişkiye girmek için konumunu kötüye kullandığına dair mahkeme jürisini ikna edecek bir dava oluştururlarsa, bu temelde yargılanabilmesi bekleniyor. Görünen o ki, hem Andrew'u hem de sarsıntı üstüne sarsıntı geçiren kraliyet ailesini daha zor günler bekliyor.
Andrew’un kişisel çöküşü yalnızca bir skandalın değil, monarşinin meşruiyet, şeffaflık ve hesap verebilirlik iddiasının da en sert sınavına dönüştü.