Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Arınç'ın evlat acısı!

        "Manisa'nın Örnek Simaları ile Söyleşi" programına konuk olan TBMM 22.Dönem Başkanı Bülent Arınç, 1997'de bir trafik kazasında kaybettiği oğlu Fatih'i anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Kalabalığın almadığı kişiler salon

        dışındaki dev ekranlardan izlerken bazı vatandaşlar içinde Belediye Meclis

        salonundaki ekranlardan izlediler.

        HABER-FOTOĞRAF: AHMET ÜNSAL - CNA

        Belediye Başkanı Bülent Kar tarafından Bülent Arınç'a plaket ve çiçek

        takdim edildiği Programı Manisa Valisi Celalettin Güvenç, Belediye Başkanı

        Bülent Kar, Başsavcı Sait Gürlek, İl Genel Meclis Başkanı Hayrullah Solmaz,

        İl Emniyet Müdürü Adem Aydemir, siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar

        izledi.

        Eski TBMM Başkanı AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç, Manisa

        Belediyesi'nin Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında düzenlediği

        "Manisa'nın Örnek Simaları ile Söyleşi" programına konuk oldu. Kültür Sitesi

        Lale Salonu'nda gerçekleştirilen programa çok sayıda kişi katılınca Lale

        Salonu giriş ve ikinci katı ile Belediye Meclis Salonu'na dev ekran plazma

        televizyonlar konularak dışarıda kalan vatandaşların da programı izlemesi

        sağlandı. Gazeteci Ahmet Kurşun'un sunduğu programda Arınç'ın hayatı

        arkadaşlarının da katılımıyla anlatıldı.

        Siyasete ilk olarak 1969 yılında Konya'nın Ilgınlı'ya bağlı Çumra köyünde

        5 öğrenci arkadaşı ile birlikte Necmettin Erbakan'ın seçim çalışmalarında

        yer alarak başladığını dile getiren Arınç, 24 Aralık 1995 yılında Refah

        Partisi'nden, 1999 seçimlerinde Fazilet Partisi'nden ve 2003'den bu yana da

        AK Parti'de siyasete devam ettiğini hatırlattı.

        BAYRAK TARTIŞMASINI UNUTMADI

        Kızı ve üniversitede okuyan kızların kıyafetleri dolayısıyla okula

        girişlerindeki çektikleri sıkıntıyı iyi bildiğini belirten Arınç siyasi

        hayatında ilk ve tek sefer dokunulmazlığının kaldırılması için yapılan

        girişimi şöyle anlatı: "O sıkıntıları Manisa'da konferansta dile getirdim.

        Bunu inancı sebebiyle örtenlerde var, nasıl Türk Bayrağımızda ne kadar

        kutsal ne kadar saygıya değer, ama bunun da bir madde olarak bezden olduğunu

        hepimiz biliyoruz, dolayısıyla ona büyüklük izafe eden, değer ifade eden şey

        onun takıldığı veya taşıdığı anlamdır' şeklinde konuşmuştum. Sonra ne

        gariptir ki, benim hakkımda 'Türk Bayrağına hakaret etti' diyerek fezleke

        tanzim ettiler ve milletvekili dokunulmazlığımın kaldırılmasını istediler.

        Başsavcımız 'Kusura bakma, bu böyle ama çok yazıldı, çok çizildi. Biz bir

        fezleke tanzim etmeye mecburuz. Nasıl olsa dokunulmazlığın kaldırılmaz'

        dediler. Bunun üzerine Ankara'da da çok konuşmalar yaptım. Benim ifade

        ettiğim anlam şudur; Bayrak uğruna şehit olan ecdadın çocuklarıyız.

        Türkiye'de bağımsızlığımızın sembolü olan Türk Bayrağı'na herkesten fazla

        saygı gösteririz. Ama bir örtüyle bir Türk Bayrağı arasındaki bu misali

        yıllarca evvel konuşanlarda olmuştur. Biz böyle bir saygısızlık yapmadık.

        Daha sonra Baro'nun bir toplantısına katıldım. Türkiye'de kolay suçlamak ve

        bir insanı kolay mahkum etmek, kötülemek maalesef çok kötü bir adet.

        Hayatımda bir tek şeyden dolayı dokunulmazlığımın kaldırılması istenmişti, o

        da buydu. Anayasa Komisyonu bunun gayri ciddi bir şey olduğunu gördü ve

        davaya talebi reddetti."

        *"FATİH GÖZBEBEĞİMDİ" *

        Yoğun bir izleyici karşısında yaklaşık 3 saat boyunca okul, mahalle,

        siyaset ve iş arkadaşları ile buluşturulan Arınç geçmişte yaşadığı ilginç

        olayları anlattı. Program boyunca Şerafettin Kabakçıoğlu, Ali Onaylı,

        Abdullah Köseosmanoğlu, Halil Çınar ile eski Manisa Milletvekilleri Halil

        Yurtseven ve Faruk Saydam, Bülent Arınç ile yaşadıkları anılarını anlatarak

        o günleri yeniden yaşadılar. Ziraat Yüksek Mühendisi ağabeyi Yıldıray Arınç

        da programa katılarak kardeşi Bülent Arınç hakkındaki bazı anılarını

        paylaştı. Daha sonra Bülent Arınç'ın çocukları Ayşenur ve Mücahit tarafından

        hazırlanmış olan fotoğraf albümü gösterimi sırasında duygulu anlar yaşandı.

        Özellikle 1997 'de Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden oğlu Fatih'ten bahsedilince duygulanan Arınç göz yaşlarına hakim olamadı. Arınç, hayatının ilkbaharında daha 17 yaşındayken toprağa verdiği oğlunu hiç unutamadı. Fatih`ten bahsederken, `gözümün bebeğiydi` diyen eski Meclis Başkanı, evlat acısını hala içinde hissettiğini söyledi. Arınç, Fatih`in ölüm gününü bir röportajında şöyle anlatmıştı:

        "Vefat ettiği gün benim için olağanüstü bir gündü. Manisa Karakurt Belediyesi `nde çeşitli açılışlar vardı. Israr ettim, onu da götürdüm. Okulların açılmasına birkaç gün vardı. Cuma namazını birlikte kıldık. Törene katıldık. Bir an onu etrafımda göremedim. Bu tür programları pek sevmediği için, `Herhalde bir köşeden bizi izliyor.` diyerek üzerinde durmadım. Fırın açılışıydı.

        Börek ikram ettiler. Bu sırada gözlerim yine Fatih`i aradı. Göremedim. Sanki içime bir kurt düştü. `Bana mutlaka Fatih`i bulun.` dediğimi hatırlıyorum.

        Bulamadılar. İkram edilen böreklerden bir parça alıp Fatih için ayırdım. Tedirginliğim gittikçe arttı. Adeta içime bir ateş düştü. Acı haber akşama doğru geldi. Bu böreği alın, Fatih`e götürün dediğim zaman vefat ettiğini öğrendim."

        Program sonunda sıkıntılı bir yolda kaldığını anlatan Arınç, "Yani bunun

        herkese örnek olmasını istemem ama benim yapım böyle idi. Zor olana talip

        oldum. Yani hayatımız ızdıraplarla, yokluklarla, tehlikelerle geçti. Bu bir

        imtihandır. Siyasetin kolay tarafından olanlar da vardı. Siyaset toplumun

        sorunlarına çözüm bulmaktı, halkı daha mutlu etmekti. Toplumla birlikte

        olmaktı, biz böyle anlıyorduk. Ama bu insanlar için farklı şekilde tecelli

        edebilir. Hepimiz hayatımızda pek çok şeyle karşılaşmış olabiliriz, ama

        meslek hayatımda da siyaset hayatımda da ilkeli olmaya, tutarlı olmaya,

        kararlı olmaya gayret ettim. Arkada mutlaka güzel bir iz kalması için

        çalıştım. Hepimiz faniyiz. Bazımız 17 yaşında bazımız 72 yaşında bazımız 97

        yaşında... Ölümü bekleyip de ölemeyen insanların da bulunduğunu biliyorum.

        Ölüm çok uzaklarda zannettiğiniz bir anda hemen şah damarınızın yanında

        olur, bunu da biliyorum. Arkada bir insan için iyi şeyler söylenmeli, onun

        için güzel eserler vardır denilebilmelidir. İş hayatında da siyaset

        hayatında da bu böyledir. Allah yanlışa düşmekten büyük kazalar işemekten

        korusun yoksa hepimiz beşeriz, hata yapabiliriz. Ama arkada kötüydü,

        şöyleydi, böyleydi bir sözle anılmak yerine bu adam dürüst bir adamdı dense

        benim için her şeyden çok daha önemlidir. Benimde çok hatalarım var, çok

        yanlışlarım var. Kırdığımız döktüğümüz insanlar var. Ama bunlar bizim beşeri

        zaaflarımızdır, yani isteyerek yapmıyoruz bunları... Siyaset hayatına yeni

        insanlar katılacak. Siyaset demokrasinin kalbi, meclisimizin, insanımızın,

        toplumun huzura kavuşması için yapılması gereken bir uğraş. Bunu herkes

        yapmak zorunda. Siyaseti mutlaka kullanmak bir araç olarak ondan istifade

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa