Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İnanç Alkol günah mı? Diyanet'e göre alkol caiz mi?

        Özellikle genç kuşaklar arasında veya dini hassasiyetleri yeni gelişen bireylerde, alkolün hükmü konusundaki netlik bazen bulanıklaşabilir. Kuran-ı Kerim'in bu konudaki kesin emri ile modern toplumun sunduğu yaşam tarzı arasında sıkışanların en sık arattığı "Alkol günah mı, Diyanet'e göre alkol caiz mi ve bir kereden bir şey olur mu?" soruları, hem imani bir duruşu hem de yaşam tarzı tercihini belirlemek açısından hayati önem taşır. İşte "kötülüklerin anası" olarak tanımlanan bu maddenin İslam'daki yeri...

        İslam dini, insanın akıl sağlığını ve iradesini korumayı en temel hedeflerinden biri (zarurat-ı hamse) olarak belirlemiştir. Aklı örten, iradeyi zayıflatan ve kişiyi kontrolsüz davranışlara sürükleyen her türlü madde, bu temel hedefe bir saldırı olarak kabul edilir. Alkol yasağı, İslam tarihinde birdenbire inmemiş, toplumun hazır olması beklenerek aşama aşama (tedricilik prensibiyle) gelmiştir. Önce zararlarının faydasından çok olduğu belirtilmiş, sonra sarhoşken namaza yaklaşılmaması emredilmiş ve en sonunda kesin ve nihai bir dille yasaklanmıştır. Bu yazımızda, alkolün haram kılınma sürecini, Maide Suresi'ndeki kesin hükmü, "azı çoğu" tartışmalarını, alkollü ilaçlar veya gıdalar konusundaki fetvaları ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın konuya dair net duruşunu tüm detaylarıyla ele alıyoruz. İradenizi ve imanınızı korumanız için bilmeniz gereken gerçekler...

        REKLAM

        KURAN-I KERİM'DE ALKOL YASAĞI VE AŞAMALARI

        Alkolün (içkinin) haram kılınması, İslam hukukunun en pedagojik ve toplumsal gerçekliğe en uygun süreçlerinden biridir. Cahiliye döneminde su gibi tüketilen içkinin bir anda yasaklanması zor olacağı için, Allah (c.c.) bu yasağı dört aşamada indirmiştir. İlk aşamada, hurma ve üzümden hem içki hem de güzel rızık elde edildiği belirtilerek (Nahl, 67), içkinin "güzel rızık" olmadığı ihsas edilmiştir. İkinci aşamada, içkide hem günah hem de fayda olduğu ama günahının faydasından büyük olduğu (Bakara, 219) bildirilmiştir. Üçüncü aşamada, sarhoşken namaza yaklaşılmaması (Nisa, 43) emredilmiştir.

        Ve nihayet son ve kesin hüküm Maide Suresi 90. ayet ile gelmiştir: "Ey iman edenler! Şarap (içki), kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz." Bu ayette içki için kullanılan "rijs" (pislik) kelimesi ve "şeytan işi" benzetmesi, yasağın şiddetini ve kesinliğini ortaya koyar. Artık bu ayetten sonra "Acaba caiz olabilir mi?" kapısı kıyamete kadar kapanmıştır.

        REKLAM

        "SARHOŞ OLMAYACAK KADAR İÇMEK" MESELESİ

        Günümüzde en çok sığınılan bahanelerden biri, "Ben içiyorum ama sarhoş olmuyorum, kendimi kaybetmiyorum, o zaman bana haram olmaz" düşüncesidir. İslam fıkhında hükümler, kişilerin bünyesine veya dayanıklılığına göre değil, maddenin "özüne" göre verilir. Hz. Peygamber (s.a.v.), bu konudaki tüm tereddütleri şu hadisiyle ortadan kaldırmıştır: "Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır."

        Yani bir maddenin haram olması için kişiyi o an sarhoş etmesi gerekmez; o maddenin "sarhoş edici özelliğe" sahip olması yeterlidir. Bir damla şarap ile bir şişe şarap arasında haramlık (hüküm) açısından hiçbir fark yoktur. İslam, kötülüğe giden yolu en başından kapatmayı (sedd-i zerai) ilke edinmiştir. "Bir kadeh" ile başlayan sürecin nerede biteceği garantilenemeyeceği için, kapı tamamen kilitlenmiştir. Dolayısıyla "sosyal içiciyim" veya "tadımlık alıyorum" gibi savunmaların dinde geçerliliği yoktur.

        REKLAM

        DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NIN GÖRÜŞÜ

        Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Kuran ve Sünnet ışığında alkolün kesinlikle haram olduğunu belirtir. Diyanet'in fetvalarına göre haram olan sadece içmek de değildir. Hz. Peygamber'in lanetlediği 10 sınıf insan hadisi gereğince; içkiyi üreten, üretilmesini isteyen, taşıyan, taşıtan, satan, satın alan, sunan (garsonluk yapan), parasını yiyen ve içen herkes bu günahta ortaktır.

        Diyanet, alkol içeren gıdalar ve ilaçlar konusunda da hassas bir ayrım yapar. Eğer bir ilacın muadili (alkolsüz alternatifi) varsa, alkollü ilacı kullanmak caiz değildir. Ancak hayati bir tehlike varsa ve o ilaçtan başka (içinde alkol olmayan) bir tedavi seçeneği yoksa, "zaruretler haramı mubah kılar" ilkesince sadece tedavi süresince ve doktor kontrolünde kullanılmasına izin verilebilir. Gıdalarda ise (örneğin boza veya sirke gibi) doğal fermantasyon sonucu oluşan eser miktardaki alkol sarhoş edici nitelikte olmadığı için haram sayılmazken, dışarıdan keyif verici madde olarak eklenen alkol (likörlü çikolata vb.) kesinlikle haramdır.

        REKLAM

        ALKOLÜN SOSYAL VE MANEVİ TAHRİBATI

        İslam'ın alkolü "kötülüklerin anası" (Ümmü'l-Habaik) olarak isimlendirmesi boşuna değildir. İstatistikler, trafik kazalarının, aile içi şiddetin, cinayetlerin ve boşanmaların temelinde çok yüksek oranda alkolün yattığını göstermektedir. Aklı devreden çıkaran bir madde, insanı her türlü günaha ve suça açık hale getirir.

        Manevi açıdan ise alkol, ibadetlerin kabulüne engeldir. Hadislerde, içki içen bir kişinin 40 gün namazının (sevabının) kabul olmayacağı (farklı yorumlar olsa da manevi kaybı ifade eder) belirtilmiştir. Bu, namaz kılmasın demek değil, işlediği günahın namazdan alacağı feyzi nasıl yok ettiğini gösteren bir uyarıdır. Alkol, kalbi katılaştırır, Allah'ı anmaktan alıkoyar ve aradaki manevi perdeyi kalınlaştırır.

        NE YAPILMALI?

        Eğer bir mümin alkol kullanıyorsa, ümitsizliğe kapılıp "Ben zaten battım" diyerek dinden uzaklaşmamalıdır. Günah işlemek insanı dinden çıkarmaz (haramı helal saymadıkça), günahkar mümin yapar. Yapılması gereken, bu alışkanlığın bir hastalık ve imtihan olduğunu kabul edip, kurtulmak için çaba göstermektir.

        İzlenecek yol haritası şudur:

        • Tövbe Kapısı: Allah'ın rahmeti gazabından büyüktür. Samimi bir tövbe ile geçmiş günahlar silinebilir.
        • Ortamı Değiştirmek: Alkol alınan ortamlardan ve içki içen arkadaş gruplarından uzak durmak, bırakma sürecinin en önemli adımıdır.
        • Profesyonel Destek: Alkol bağımlılığı tıbbi bir durumdur. Gerektiğinde Yeşilay'dan veya doktorlardan destek almak, dini bir sorumluluktur (bedene emanet bilinci).

        Alkol, azı da çoğu da, satılması da içilmesi de Diyanet'e ve İslam'ın temel kaynaklarına göre kesinlikle haramdır ve büyük günahtır. Akıl nimetini korumak, hem dünya hem de ahiret saadeti için müminin önceliği olmalıdır.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Ana Haber Bülteni - 14 Aralık 2025 (Pehlevi İran İçin Neyi Temsil Ediyor?)

        İran protestoları durdurabilecek mi? İran'ın geleceği ne olacak? Pehlevi İran için neyi temsil ediyor? Ortadoğu'da dünden bugüne neler oldu? İran'da rejime destek ne boyutta? Ana Haber Bülteni'ni Faruk Aksoy sundu.  

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa