18 yılın en düşük yağışı: Barajlar boş, buğdayda verim düştü
Meteorolojik verilere göre son 18 yılın en düşük yağışı düştü, Ankara ve İzmir başta barajlar alarm veriyor. Uzmanlar kuraklığın buğday üretimini etkilediğini söyleyip uyarıyor… Esra Toptaş yazdı
Meteorolojinin verilerine göre bu yıl çok kurak geçti. Elbette kuraklık tarımsal üretimi de etkiledi. Peki hangi üründe verim kaybı bekleniyor? Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız anlattı:
* 2025 su yılı (Ekim 2024-Mayıs 2025) özellikle Trakya'nın bir bölümü, Ege, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu'da meteorolojik olarak çok şiddetli kurak ve olağanüstü kurak koşullar yarattı. Bu durum Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı 9 aylık (Eylül 2024-Mayıs 2025) Meteorolojik kuraklık haritasında açıkça görüldü.
* Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün "2025 Su Yılı 8 Aylık Alansal Kümülatif Yağış Raporu"na göre 8 aylık kümülatif yağışlarda, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 65, Marmara ve Ege Bölgesi'nde son 18 yılın en düşük yağışı kaydedilmiştir.
* Bu meteorolojik kuraklık Ankara ve İzmir başta olmak üzere olağanüstü kurak bölgelerde barajların doluluk oranlarını da büyük oranda düşürdü. Ankara'da geçen yıl yüzde 38 olan barajlardaki ortalama aktif doluluk oranı bugün itibariyle yüzde 15’e düşmüş durumda. İzmir'de de aynı durum söz konusu. Geçen yıl yüzde 34 olan barajların ortalama aktif doluluk oranı yüzde 20'ye düşmüş durumda. İzmir'e su temininde önemli bir yeri olan Tahtalı Barajı'nda bu oran ise yüzde 12 civarında bulunuyor.
* Bu su yılında bazı bölgelerimizde yaşanılan şiddetli kuraklık tarımda yağmura bağlı ürünleri de vurdu. Özellikle hububat ve bakliyatta yüzde 20-30'a varan verim kaybı ve kalite düşüşü tahmin ediliyor.
* Toprak Mahsulleri Ofisi'nin "Mayıs 2025 Fenolojik Değerlendirme Raporu", Türkiye'de hububat ve bakliyat üretiminde ciddi kuraklık etkilerini ortaya koydu. Yağışların normaline göre yüzde 23 azaldığı 2024/25 sezonunda, özellikle Güneydoğu Anadolu’da yüzde 30-50 verim kaybı bekleniyor.
* İç Anadolu'da buğdayda ortalama yüzde 35 nohutta yüzde 25 verim kaybı bekleniyor. İç Anadolu, Türkiye'nin buğday üretiminin yüzde 33'ünü karşılıyor. Bu su yılı yağışları da ortalamaya göre yüzde 33 azaldı.
* Yozgat'ta zirai don olayı ve yetersiz yağışlar, kıraç alanlarda yüzde 15-20 verim kaybına yol açtı.
* Konya ve Aksaray’da hububat yüksek sıcaklıklar nedeniyle erken başak çıkardı; bazı kıraç tarlalarda yüzde 50'nin üzerinde verim kaybı bekleniyor.
* Ankara ve Kırşehir'de ise yüzde 10-15 rekolte düşüşü öngörülüyor.
* İç Anadolu, nohut üretiminin yüzde 70'ini karşılıyor. Yozgat, Kırıkkale ve Ankara'da yağış yetersizliği nedeniyle yüzde 20-25 verim kaybı bekleniyor. Taneler cılız kalarak kaliteyi de etkiledi.
* Güneydoğu Anadolu'da buğday ve mercimekte tarımsal kuraklık alarmı. Buğday üretiminin yüzde 22'sini sağlayan Güneydoğu Anadolu, en ağır darbeyi aldı. Su yılı yağışları normaline göre yüzde 52 azaldı. Şanlıurfa'da kıraç arpa tarlalarında verim kaybı o kadar yüksek ki bazı alanlar hasat edilmeden sürüldü. Bölgede buğdayda yüzde 15-30, arpada yüzde 25-50 verim kaybı bekleniyor.
* Kırmızı mercimek ekilişlerinin yüzde 95'i Güneydoğu Anadolu'da gerçekleşiyor. Şanlıurfa'da yüzde 30-50, Gaziantep'te yüzde 10-15 verim kaybı raporlandı. Mardin'de kıraç alanların yarısı kurudu, bazı tarlalar hasat edilmedi. Bölgede rekolte ciddi şekilde düştü.
Peki ne yapılmalı? Dursun Yıldız'ın önerileri şöyle:
* Ülkemizde sıklığı ve şiddeti artan bölgesel kuraklık sorunu için yapılan plan hazırlıkları uygulamaya geçirilmelidir. Havza ölçeğinde hazırlanan kuraklık eylem planlarının ilgili tüm paydaşlarla birlikte uygulanmasına yönelik eksiklikler belirlenmeli. Havza ölçeğinde etkin bir su yönetimi kurumsal yapısı oluşturularak su kullanımında verimlilik arttırılmalı. Ayrıca bunun gibi kurak dönemler tarımsal üretimde doğal olarak yeraltı suyu çekiminin artmasına neden olmaktadır. Yeterli beslenme olmadığı için yeraltı suyu seviyelerindeki ve su kalitesindeki düşüş de hızlanıyor.
* Yeraltı sularımızın korunması ve daha verimli kullanılmasına yönelik denetimlerin arttırılması gelecekte su güvenliğimiz için büyük önem taşıyor.
* Su Yasası Taslağı bir an önce yasalaşmalı ve havza ölçeğinde çok etkin bir su yönetimi kurumsal yapısı oluşturulmalı. Havza ölçeğinde hazırlanan Kuraklık Eylem planı, Taşkın eylem planı ve su yönetim planlarının etkili bir şekilde uygulanmasına yönelik olarak tüm paydaşlarla bilgilendirme toplantıları başlatılmalı. Tüm bu yasal altyapı, kurumsal kapasite eksiklikleri tamamlanmalı, farkındalık arttırma çalışmalarına hız verilmeli. Tarım havzaları üretim planları uygulamaya konmalı ve kuraklıktan zarar gören çiftçilerimizin tarımdan kopmasının önlenmesine yönelik olarak mali destekler verilmeli.