Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Magazin Ahmet Kural-Murat Cemcir dostluğu: Zirveden ayrılığa! Zeki Alasya ile Metin Akpınar'ın varisi deniliyordu... - Magazin haberleri

        10 yılda; 6 film...

        Toplam izleyici sayısı; 21.818.391...

        Film ortalaması; 3.636.398...

        REKLAM

        KADER BİRLİĞİ YAPTILAR

        Çalgı Çengi

        Selçuk Aydemir, 'Çalgı Çengi'nin senaryosunu yazmış, 2009'un 30 bin lirasıyla çekimleri tamamlamıştı. Elbette bu para bir sinema filminin çekimleri için yeterli değildi ama başrol oyuncuları; Ahmet Kural ile Murat Cemcir, arkadaşı olduğu için "İlle de para isteriz. Para yoksa oyunculuk da yok" demeyerek kamera karşısına geçip kader birliği yaptılar.

        PARASIZLIKTAN FİLMİ GÖSTERİME ÇIKARAMADI

        Murat Cemcir - Ahmet Kural - Selçuk Aydemir

        Filmin çekimleri tamamlanmıştı tamamlanmasına ama Selçuk Aydemir'de gösterime çıkaracak para kalmamıştı. Planı şuydu; bir dağıtımcı, çekim sonrası için gerekli teknik işlemlerin masraflarını karşılayacaktı, gösterimden elde edilecek paradan da onu kesecekti.

        Ne var ki hiçbir dağıtımcı, Ahmet Kural ile Murat Cemcir ünlü olmadığı için "Bu film iş yapmaz" düşüncesiyle filmi gösterime çıkarmayı kabul etmedi.

        MERAK EDİP SORUNCA...

        "Kul sıkışmazsa hızır yetişmez" veya "İyileşecek olan hastanın doktor, ayağına gelir" misali günlerden bir gün Selçuk Aydemir, arkadaşlarıyla oturuyordu. O grupta Cem Yılmaz'ın kuzeni Öner Işık da vardı.

        Sohbet sırasında Selçuk Aydemir, 'Çalgı Çengi'den söz etti. Öner Işık, merak edip sordu; "Ne filmi bu?"

        Selçuk Aydemir, hemen orada dizüstü bilgisayarında filmin ilk 10 dakikasını Öner Işık'a izletti. Dedi ki; "Bana filmin kopyasını ver."

        Verdi...

        Birkaç gün sonra Öner Işık, aradı; "Cem, seninle tanışmak istiyor. Ofise gel."

        Şaka yaptığını düşünerek gitmedi.

        Birkaç gün sonra yeniden aradı; "Neden gelmiyorsun?"

        Şaka olmadığını anlayıp gitti...

        CEM YILMAZ SORDU...

        Filmi, 4 kez izlemiş olan Cem Yılmaz, sordu; "Filmi gösterime neden çıkarmıyorsun?"

        Cevap verdi; "Param kalmadı. Kopya bastıramıyorum. Oyunculara da borcum var."

        Cem Yılmaz, eline kağıt - kalemi alarak gösterime çıkarma masraflarını ve oyunculara olan borçları alt alta yazdı. Sonra da topladı.

        Ve "Tamam, filmi gösterime çıkarıyoruz" dedi.

        Fida Film'den 35'lik kopyalar basıldı, oyunculara borçlar ödendi.

        "CEM YILMAZ BİZDE GENÇLİĞİNİ GÖRDÜ"

        Her Şey Çok Güzel Olacak (1998 / Mazhar Alanson - Cem Yılmaz)

        2011'de bu konuda röportaj yaptığım Selçuk Aydemir'e; "Cem Yılmaz, sence neden destek verdi?" şeklindeki soruma şöyle cevap vermişti; "Çalgı Çengi'de 'Her Şey Çok Güzel Olacak'taki samimi tadı bulduğunu söyledi. Sanıyorum ben ve Murat Cemcir ile Ahmet Kural'da gençliğini gördü. Bu nedenle filme sponsor oldu. Bir de gala düzenleyip o gece yanımızda oldu."

        Velhasıl, sinemanın yeni ikilisinin hikâyesi, işte böyle başladı.

        Cem Yılmaz'ın dikkatini çekmişlerdi çekmesine ama Fikret Şeneş'in şarkısında olduğu gibi; 'Ya sonra?'...

        Taşı delecek kadar sürekliliği olan damla mıydılar yoksa yoksa tek atımlık martin miydiler?

        Bunu sonraki çalışmaları gösterecekti...

        KADERLERİ ŞARKIYLA DEĞİŞTİ

        'Çalgı Çengi'nin sinemada ilgi görmemesi üzerine gösterimden erken kaldırılmasıyla hayal kırıklığına uğrasalar da filmdeki şarkının YouTube'da yayınlanmasıyla bir anda fenomen oldular. Öyle ki, Ahmet Kural ile Murat Cemcir'in şarkıyı, 'Çalgı Çengi'deki görüntüler eşliğinde seslendirdikleri klip, filmden çok daha fazla izlendi.

        • ÇALGI ÇENGİ (2010)

        İzleyici Sayısı... 59.736

        İKİNCİ FİLMLERİYLE İKİNCİLİĞİ ELDE ETTİLER

        Düğün Dernek

        İşte o çok izlenmeyle dikkatleri üzerlerine çektiler.

        BKM gibi bir yapım şirketinin de dikkatini çekmeleri, kariyerlerinin ışıltılı olacağının en bariz göstergesiydi.

        'Düğün Dernek', aradan geçen 9 yıla rağmen hâlâ Türk sinemasının en çok izlenen ikinci filmi olma ünvanına sahip.

        Elbette BKM'nin deneyimi ve yapımlarıyla izleyiciler nezdinde oluşturdukları güvenin etkisi de söz konusu...

        • DÜĞÜN DERNEK (2013)

        İzleyici Sayısı... 6.980.070

        YÜKSEK İLGİ SERİ HALİNE GETİRDİ

        Düğün Dernek 2: Sünnet

        Bu kadar çok izlenen filmin seriye dönüşmemesi yüksek ilgisine mazhar olmuş izleyicilerine haksızlık ve sinemanın doğasına, ticaretin felsefesine aykırı olurdu.

        BKM'nin de, senaristi ve yönetmeni Selçuk Aydemir'in de böyle düşünmesiyle filmin ikincisi, 'Düğün Dernek 2: Sünnet' olarak gösterime çıkarıldı.

        Bu film; halihazırda Türk sinemasının en çok izlenen filmleri listesinde 6'ncı sırada bulunuyor.

        • DÜĞÜN DERNEK 2: SÜNNET (2015)

        İzleyici Sayısı... 6.073.364

        YÜZDE 4583 ARTIŞ

        Bu dönemde TV yapımları olan 'İşler Güçler' ve 'Kardeş Payı', işlerin yolunda gittiğinin, aralarındaki ilişkinin yarenlikten kardeşliğe doğru evrildiğinin alametleri oldu.

        Sırada, kariyerlerinin sıçrama tahtası niteliğindeki 'Çalgı Çengi'yi seri haline getirmek vardı. Zira; hak ettiği kadar izleyici sayısına ulaşamadığı düşüncesi, kalan ukde, aradan geçen 7 yılda iyiden iyiye rahatsız edici belirginlik kazanmıştı.

        'Çalgı Çengi İkimiz'in izleyici sayısı, ilkinden yüzde 4583 fazla olmasına rağmen, her bir 'Düğün Dernek' filminden neredeyse yarı yarıya bir gişeye sahip olması şaşkınlık yarattı.

        Elbette her filmin o kadar yüksek izleyici sayısına ulaşmasını beklemek ütopik bir yaklaşım olur ama Ahmet Kural ile Murat Cemcir'in önceki iki filminin yüksek gişesi, doğal olarak beklentileri yüksek seviyeye taşımıştı.

        • ÇALGI ÇENGİ İKİMİZ (2017)

        İzleyici Sayısı... 2.798.016

        İLK YAPIMCILIK DENEYİMİ

        'Çalgı Çengi İkimiz'in bir özelliği de Murat Cemcir'in kurduğu TR 40 33 Productions adlı yapım şirketinin çatısı altında çekilmesiydi. Filmin gişesinin öncekilerden düşük olmasını, Cemcir'in henüz yapımcılık konusunda acemi olmasına bağlayanlar da oldu, gişede birçok dinamiğin etken olmasını göz önünde bulunduranlar da...

        "Bir film, nasıl çok izlenir?"

        "Geneli kapsayan hikâye, iyi senaryo, başarılı yönetim, etkileyici yüksek oyunculuk performansı ve iyi bir tanıtım...

        Doğal afetlerden tutun da hava şartlarına kadar, geri kalan ne kadar unsur varsa onlar, yapımcıların inisiyatifi dâhilinde olamıyor. Tabii oyuncuların o anlarda izleyicilerdeki karşılığının ne olduğu da önemli bir unsur.

        YENİ DÖNEMİN 'ZEKİ - METİN'İ OLDULAR

        Ahmet Kural ile Murat Cemcir'in o anlarda izleyicideki karşılığı, Zeki Alasya - Metin Akpınar algısıydı. 'Zeki - Metin'in varisi olarak gösterilmeleri, gururlarını okşasa da üzerlerine yüksek bir sorumluluk yükleniyor, ateşten gömlek giydiriliyordu.

        Öyle ya; bir 'Zeki - Metin' olmak kolay mıydı?

        'Zeki - Metin'in yıllar içinde dantel işçiliği kıvamında ilmek ilmek ördükleri kariyerlerine varis gösterilmek için henüz erken değil miydi?

        Bu sorular, ilerleyen zamanlarda Ahmet Kural ile Murat Cemcir'in kariyerlerindeki ilerleme şekline göre cevap bulacaktı.

        BELİRLEYİCİ FİLM OLACAKTI

        Ailecek Şaşkınız

        Bir sonraki filmleri 'Ailecek Şaşkınız', Ahmet Kural ile Murat Cemcir için bir hayli önemliydi. Öyle ki izleyicilerdeki karşılıklarının ne kadar olduğu konusunda belirleyici bir öneme sahipti. İzleyiciler, 'Düğün Dernek' serisinde olduğu gibi yüksek ölçüde ilgi gösterecek miydi?

        'Çalgı Çengi İkimiz'in kariyerlerinde bir nazarlık olduğunu 'Ailecek Şaşkınız' ile gözler önüne serebilecekler miydi?

        'Ailecek Şaşkınız', Murat Cemcir'in yapımcılık kariyeri için de belirleyici bir önem arz ediyordu. Zira; bir hayli yüksek bütçeli olan filmin önce masrafını çıkarıp çıkaramayacağı, sonra da kâra geçip - geçemeyeceği Cemcir'in yapımcılık kariyerinin nasıl şekilleneceği konusunda kendisine ışık tutacaktı.

        'Ailecek Şaşkınız', 2018'de gösterime giren yerli - yabancı 429 film arasında en çok izlenen 3'üncü film olmasının yanı sıra kâra da geçti. Gişesi; bir anlamda 'Çalgı - Çengi İkimiz'in kariyerlerinde nazarlık olduğu fikrini oluşturdu.

        • AİLECEK ŞAŞKINIZ (2018)

        İzleyici Sayısı... 4.034.858

        SON FİLMLERİ OLDU

        Baba Parası

        Ve 'Baba Parası'...

        'Çalgı Çengi'den sonra en düşük gişeye sahip olan bu filmin de nazarlık olup olmadığını ne yazık ki öğrenmemiz mümkün olmayacak. Çünkü görünen o ki Ahmet Kural - Murat Cemcir'in birlikte rol aldıkları son film oldu.

        • BABA PARASI (2020)

        İzleyici Sayısı... 1.872.347

        ÜÇÜ; BİRİ İÇİN, BİRİ; ÜÇÜ İÇİNDİ

        İş hayatında; doğal olarak başarılı olunan zamanlar da olur başarısız olunan zamanlar da... Mutlak başarı; başarılı olunan zamanların, başarısız olunan zamanlardan bir hayli fazla olmasıyla elde edilir.

        Yarenliklerde ise esas olan, karşılıklı güven ve beslenen iyi niyettir. Yarenler, zaman zaman birbirlerini kırabilir, birbirlerine kızabilir. Güven ve iyi niyet duygusu varsa bütün hasarlar onarılır. Eğer yoksa kırılan bir vazo gibi dağılır. Yapıştırmaya uğraşsanız bile asla eskisi gibi olmaz.

        Ahmet Kural ile Murat Cemcir'in yaşadığı kırgınlık; onarılabilir mi, yoksa dağılan bir vazo gibi onarılamaz mı?

        Bu haftaya kadar onarılabilir olduğunu düşünüyordum.

        Zira filmlerinin setinde ettiğimiz uzun uzun sohbetlerde; Selçuk Aydemir - Ahmet Kural - Murat Cemcir'in birbirleri hakkında neler düşündüklerini, neler hissettiklerini anlama imkânım oldu. Zira röportajlarımızda da öyle...

        Hatta 'Baba Parası'nın Avrupa turnesi sırasındaki uzun yolculuğumuz birbirleri hakkında neler düşündüklerini, neler hissettiklerini anlamamın altı çizilmişti.

        "Üçümüz; birimiz için, birimiz; üçümüz için..."

        Ne yazık ki öyle olmadı;

        PEKİ SORUN NEYDİ?

        Ahmet Kural ile Murat Cemcir, doğal olarak yeteneklerini bireysel olarak segileme arzusuna yöneldi.

        Aralarında sorun çıkmasının nedeni bu olabilir miydi?

        Bireysel çalışmalarının yanında ikili olarak da devam etmeleri, bireysel çalışma arzularının ikili olarak da çalışma arzusunu törpülemediğini gözler önüne serdi.

        Peki sorun neydi?

        Murat Cemcir'in bu haftaki açıklamaları, yarenliğin sona erdiğinin altını çizdi. Bu açıklamalardan öncesindeki açıklamalara bir göz atmakta fayda var.

        Aralarında bir sorun olduğu; Murat Cemcir'in geçtiğimiz yıl, Ahmet Kural'ın düğününe katılmamasıyla gözler önüne serildi. Akıllara, doğal olarak; "Murat Cemcir, nasıl olur da Ahmet Kural'ın düğününe katılmaz?" sorusu geldi. Akıllara gelen ilk cevap, "İyiden iyiye hasta olmalı ki düğüne gidemedi" geldi.

        Öyle olmadığını Murat Cemcir'in katıldığı bir davette, düğüne neden katılmadığına ilişkin soruya verdiği cevapla anladık; “Ben LCV olarak çağrıldığım hiçbir yere gitmem. Bu kermes de olur, gala da olur, düğün de olur."

        Görünen oydu ki aralarında ciddi ölçüde bir sorun vardı.

        "NİYESİ BİZDE KALSIN"

        Ahmet Kural, küslük konusunda şunları söylemişti; “Birbirimize uzun bir süredir kırgınız. Niyesinin her zaman bizde kalmasını isteriz. Birlikte çok güzel başarılara imza attık. Onun emeği bende çoktur, benim de emeğim onda çoktur. Şu an bir kırgınlık dönemi geçiriyoruz. Arkadaşlık ve dostluklar arasında olur böyle şeyler. Durumumuza üzülüyorum. Biz bu yola beraber çıktık, bir anda küsüp gitmek kolay değildir. Maalesef şu an birbirimize kırgınız. Günün birinde barışılır, konuşulur. Biz düşman olacak insanlar değiliz.”

        "ARAMIZDA BIKKINLIK VAR"

        Murat Cemcir'in açıklaması ise bambaşka bir şekilde olmuştu; “Kırgınlık değil, bıkkınlık var. Ahmet ile 2020’de son bir proje yaptık, yakın zamanda bir şey yapacağımızı zannetmiyorum. Allah, herkesin yolunu açık etsin. Ticari bir anlaşmazlık söz konusu değildi, bununla ilgili gerekli açıklamayı o da ben de yapmıştım zaten. Aramızda kırgınlık değil, bıkkınlık var. Ahmet ile görüşmüyoruz ve görüşmeyeceğiz de... Yollarımızın tekrar kesişmesine gerek yok.”

        Her ne kadar; "Yakın zamanda bir şey yapacağımızı zannetmiyorum"daki 'Yakın' kelimesi, ileride çalışabilecekleri anlamı taşısa da aynı açıklamadaki aralarındaki köprülerin atıldığı anlamı taşıyan; "Ahmet ile görüşmüyoruz ve görüşmeyeceğiz de... Yollarımızın tekrar kesişmesine gerek yok” cümlesi kafaları iyiden iyiye karıştırdı.

        "BİR GÜN BİTER"

        Murat Cemcir'in bu hafta yaptığı yeni açıklama kafa karışıklığını giderdi. Cemcir, 6 filmde birlikte çalıştığı Selçuk Aydemir ile Ahmet Kural'ın yeni filmi 'Efsane'yi izleyip izlemediği sorusuna; "Hayır, izlemedim. Bizim aramızda bir küslük yok. Ben, kimseye küsmem. Bana küser insanlar. Ben dururum. Gelirler, barışırlar. Sonra giderler..."

        Murat Cemcir, Ahmet Kural'ın evlenirken düğün davetiyesini mesajla gönderdiği iddiasına da yanıt verdi; "Ben whatsapp'lara girip bakmıyorum kardeşim. Bazı numaralara bakmıyorum. Engelli değil... Ahmet, benim çok sevdiğim bir arkadaşım. Eski arkadaşım... Çok sevdiğim eski arkadaşım. Güzel şeyler yaşarsın, güzel maceralar yaşarsın sonra bir gün biter. İnsanlar; hayatlarımıza girerler, eşimiz olarak girerler, arkadaşımız olarak girerler, annemiz - babamız olarak girerler... Sonra giderler... Hayat böyle bir şey."

        Bu açıklamasından anladık ki Murat Cemcir, köprüleri atmış.

        İKİLİ OLMANIN KAÇINILMAZ SONUCU MUDUR?

        Düğün Dernek'in iki filminde de gişelerin önünde böyle sıralar oluşmuştu

        Kaderin garip bir cilvesi midir yoksa kötü bir tesadüf müdür?

        Kariyerlerinin de yarenliklerinin de benzetildiği Zeki Alasya ile Metin Akpınar da iş birlikteliğini sona erdirmiş, birbirlerine küsmüşlerdi.

        Bu, ikili olmanın kaçınılmaz bir sonucu muydu?

        Yolları ayırma, küsme; yeteneklerini, bireysel olarak da gösterme arzusunun yıllar boyu sıkışıp, ilk uygun anda bulduğu açıklıkla ortaya çıkması mıydı?

        Tıpkı bir volkan patlaması gibi...

        30 YILLIK BİRLİKTELİK

        Köyden İndim Şehire (1974)

        Zeki Alasya ile Metin Akpınar'ın 1960'larda başlayan iş birlikteliği ve yarenliklerinin 1990'lı yıllarda sona ermesinin nedeni; dünya görüşlerindeki farklılıklarını artık tolere edememeleri, tek başlarına da bir değer olduklarını gözler önüne sermek istemeleriydi.

        KİMSE ÖYLE DEMEDİ

        'Zeki - Metin' olarak 30 yıla yakın icra ettikleri sanata sinemada, TV'de ve tiyatroda tanık olanların keyfi yerindeydi.

        Hiç kimse; "Bunlar da tek başına iş yapamıyor. Bir de çalışmalarını bireysel olarak görsek" demedi. Kusursuz bir tek vücut gibi görüldüler. Egonun sinsi oyunlarına gelmemeleri, birbirlerini kıskanıp kuyularını kazmamaları yüksek ölçüde takdir edildi. Buna rağmen Zeki Alasya ile Metin Akpınar'ın ayrılmaları, daha da ötesinde küsmeleri, şaşkınlıkla karşılandı. Gerek ışıltılı kariyerleri, gerekse gün görmüş kişilikleri nedeniyle kararlarına saygı duyuldu.

        Birbirleri hakkında olumsuz sözler sarf etseler de gün geldi barışarak etin, tırnaktan ayrılmayacağını gözler önüne serdiler.

        "YARIM GİTTİ, CANIM GİTTİ"

        Anılarını, birbirleri için bulundukları fedakârlıkları ayıklayıp benliklerinin en özel yerlerinde muhafaza ettikten sonra geçmişi, geçmişte bırakıp yarenliğe devam ettiler. 2015'te hayatını kaybeden Zeki Alasya'nın cenazesinde Metin Akpınar'ın gözü yaşlı bir halde sarf ettiği şu sözleri, yarenliklerini en iyi şekilde ifade etti; "Zeki Alasya benim yarımdı. Yarım gitti, canım gitti."

        Yapay zekâyla yolu açıldı
        Haberi Görüntüle
        ÖNERİLEN VİDEO

        BURÇLAR

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa