Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ak Parti ve CHP aynı şeyi yapıyor ama farklı isimler veriyor. Mesele biri “Eğilim yoklaması” diyor. Diğeri “Temayül yoklaması”.

        Ama yaptıkları şey aynı.

        Aradaki farkı anlamak faniler için kolay değil, mutlaka siyasetçi olmak gerek.

        Misal, Kemal Kılıçdaroğlu Ege TV’deki Mercek programında Hüseyin Aslan’ın sorularını yanıtlerken, 14 ay sonraki yerel seçimlerde adaylarını kamuoyu araştırması ya da eğilim yoklamasıyla belirleyeceklerini söyledi.

        Buraya dikkat: Önseçim yerine “Eğilim yoklaması” demeyi tercih etti CHP Lideri.

        Oysa AK Parti, her seçim öncesi bu yöntemi “Temayül yoklaması” adıyla uyguluyor. Son seçimlerde AK Parti’nin gönderdiği aday listelerinin Ankara’dan paramparça döndüğünü hatırlamak bile “temayül yoklaması gerçeğini” anlamak için yeterli. Çünkü Ankara’nın yerel parti teşkilatının seçtiği adaylara listede yer verme gibi hukuki sorumluluğu yok.

        Peki seçildiği günden bu yana önseçim üzerine bu kadar ısrarla duran Kılıçdaroğlu, şimdi AK Parti’nin taktiğini mi uyguluyor. Acaba neticede başarı getiren bir yöntemi mi taklit ediyor?

        Pek sanmıyorum. Belki hatırlarsınız Kılıçdaroğlu, bir ay kadar önce Ankara’da basına kapalı bir toplantıda şunları söylemişti: “Partinin üye yapısı çok sağlıksız ve kötü. Bu seçimlerde belediye başkan adayları ve meclis üyeliği adayları için önseçim yapmayı düşünmüyoruz”

        Bu haber yalanlanmadı. Yani partinin mevcut üye yapısıyla belirlenen adayların “En doğru” isimler olmayacağı kaygısını taşıyor olabilir CHP Lideri.

        Kendi partisine oy vermeyen üyelerin olduğu, bazı mahallelerde seçmen sayısının üye sayısından daha geride olduğu bilinirse bu tavır daha iyi anlaşılabilir. Ya da yıllar önce üyelikler konusunda restorasyon yapmaya kalkan Altan Öymen’in akıbeti hatırlandığında...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar