X
Son dakika gelişmelerin de anında haberdar olmak için, anlık bildirim almak ister misiniz?
ANIMSAT
EVET
"Riekerink'in gelişi de gidişi de yanlıştı"
Futbol + Sonra Oku

Fatih Altaylı: "Riekerink'in gelişi de gidişi de yanlıştı"

14 Şubat 2017 Salı, 19:14:14

Gazete Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Habertürk TV'de yayınlanan Ajans 17 programında Didem Arslan'ın sorularını yanıtladı. Altaylı, Riekerink'in gelişi de gidişi de yanlıştı" dedi

Altaylı bugün Habertürk Gazetesi'nde yer alan "Geçmiş olsun battı Galatasaray" başlıklı röportajıyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Galatasaray'ın hali gerçekten iyi değil ama ben Galatasaray için her zaman umutlu konuşurum, çıkar yollarının olduğunu düşünürüm. İkinci başkanlık yaptığım Mehmet Cansun yönetiminin mali açıdan en başarılı yönetim olduğu ortada. Kongredeki raporlarda görünüyor. Özhan Canaydın'a 13-14 milyon dolarlık borç ve 50 milyon TL'li uzlaşması yapılmış bir vergi borcuyla devrettik.

Ondan sonra Galatasaray'da müthiş bir kopuş başladı. Özhan Canaydın geldiği ilk senesinde yaklışık 40 milyon dolarlık bir transfer yaptı Fatih Terim'i getirip Lucescu'yu kovarak. Bundan sonra Galatasaray'ın geriye gidişi başladı. Adnan Polat döneminde biraz toparlanma oldu ama açıkçası çok başarılı olamadı. Adnan Polat hak etmediği bir şekilde Galatasaray'dan uzaklaştırıldı. O şekilde gönderilmeyi hak etmiyordu.

Ünal Aysal döneminde Galatasaray'a çok büyük para girişleri oldu. Ünal Aysal başarılı başkan deniyor, bugüne göre başarılı ama Aysal'ın başarısının arkasında yönetim kurulundaki isimler vardı; Ali Dürüst'ler, Abdurrahim Albayrak'lar. İyi bir yönetim oluşturulmuştu. Hem sermaye artırımından para geldi, Şampiyonlar Ligi'ne defalarca katıldık ve oradan gelen paralar oldu. Galatasaray'ın kasasına yaklaşık 1 milyar dolar para girdi. Bu paralar iyi harcanmadı. Özellikle Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak'ın uzaklaştırılmasının ardından sorumsuzca para harcama dönemi başladı. 20-30 tane futbolcu alındı, bunlara çok büyük paralar ödendi ve borçların içinden iyice çıkılmaz hale geldi. Zaten Ünal Aysal da içinden çıkamayacağını öğrenince istifa edip görevini bıraktı.

Arkasından kısa bir Duygun Yarsuvat dönemi oldu ve daha sonra Dursun Özbek geldi. Dursun Özbek sürekli enkaz edebiyatı yapıyor. Sürekli 'enkaz devraldık' diyor. Elbetteki devraldığı sistem çok karlı bir sistem değildi. Nakit sıkıntı olmayan sistem değildi ama enkazı devraldıktan sonra daha enkaz haline getiren Dursun Özbek ve kurmuş olduğu kötü yönetim kuruludur. Yönetimden göz önünde olan tek kişi Levent Nazifoğlu. Özbek'in karşısındaki adayın listesindeydi. Özbek, 300 oy alan listedeki kişiyi getirdi, Sportif A.Ş yönetim kurulu üyesi yaptı. Özbek'in zaten kendisi acemi. Hayatında ilk defa Galatasaray'ın kapısından 2 sene önce girmiş, daha öncesi yok, Galatasaray!la ilgili bilgi birikimi yok. Kendisinden daha da tecrübesiz bir yönetime sahip. Sayın Başkanımız Dursun Özbek, 'Para yok' diyor ancak geldiğinden bu yana aldığı futbolcu sayısı 20. Para yoksa bu oyuncuları nasıl aldın? Bu 20 futbolcuya yaklaşık 50 milyon Euro bonservis bedeli ödemiş. Yapılan sözleşmelerin taahhüt miktarı 30-35 milyon Euro. Kulübü yaklaşık 85 milyon Euro yük altına sokmuş.

Buna karşılık Galatasaray'ın elindeki son atımlık gayrimenkullerini (Riva ve Florya arazileri) 500 milyon dolara satacak diye ortaya çıktı. Daha sonra bu dolar TL'ye döndü, sonra bu TL'ye 508 milyon garanti para dendi. Sonra bu parayı aldı, kırdırarak 342 milyon TL elde etti. Bununla da kendi yönetim döneminde oluşturduğu borçları ödedi. Çünkü Dursun Özbek yönetiminde Galatasaray tarihinde olmadığı kadar; bir 2001 yılında Vakıfbank'a yüksek faizli borçlanması olmuştu, bir de bu dönemde Aktifbank'tan yüzde 20'ler civarında dolar faizli, kur artışını da ortaya koyarsanız yüzde 40-50 faizli bir kredi kullanmışlar. Bu arazilerden gelen parayı buraya verdi ve şu anda Galatasaray'ın arazisi de yok, kasasında parası da. Bunun dışında büyük bölümü Denizbank ve diğer bankalara olan yaklaşık 300 milyon TL'lik borç da olduğu yerde duruyor.

Hem para harcıyorsun hem sportif açıdan başarı yok, hem harcadığın paraların karşılığını Galatasaray'ın çok değerli gayrimenkullerini yok pahasına elden çıkararak maceracı bir iş bilmez yöntemle, mirasyedi şekilde kullandılar. O gayrimenkuller değerlendirilsin diyen ilk başta biziz ama bu şekilde değil. Galatasaray'ın geçmişten gelen yaklaşık 400 milyon TL'lik borcu duruyor ve artık arazileri yok.

Fenerbahçe'nin ve Beşiktaş'ın da borçları Galatasaray'dan aşağıda değil ama en azından Beşiktaş'ın kötü yönetilmediğini görüyoruz, Fenerbahçe'nin de muazzam bir taraftar gücü ve kulüp üyesi zenginlerin verdiği destekle nakit akış sıkıntısı yaşamadığını görüyoruz. Galatasaray'da bu imkanlar da olmadığı için nakit akış sorunu yaşıyor ve ciddi bir sıkıntıya girmiş vaziyette."

RİEKERİNK'İN GÖNDERİLMESİ VE IGOR TUDOR KONUSU...

Fatih Altaylı, Galatasaray'ın teknik direktör Jan Olde Riekerink ile yollarını ayırmasını ve yeni hoca olması beklenen Igor Tudor tercihini de değerlendirdi:

"Riekerink'in gönderilmesi doğru değil, getirilmesi de yanlıştı. Getirildiği günden beri konuşmalarımda Riekerink'in bir ilkokul hocası olduğunu söyledim. İlkokul hocalığı çok saygın bir meslek. İlkokul öğretmenisiniz ve size 'Yüksek lisans dersi ver' deseler, veremezsiniz. İlkokul öğretmeninin vazifesi başka. Doktora talebi olan öğrenciye ders vermek, İlkokul öğretmeninin bilgi birikiminin dışında.

Bir yandan transfere 80 milyon Euro harcayacaksın, bir yandan 'ben küçülüyorum' deyip Riekerink ile anlaşacaksın, yılda 200 bin Euro maaşı olan Riekerink'in maaşını nedense 900 bin Euro'ya çıkartacaksın, sonra altına şahane bir takım vereceksin, sonra da başarısız oldu diye kızacaksın. Tabii ki başarısız olur. İlkokul öğretmeninin, üniversitede verdiği dersten ne çıkar? Riekerink'in gelmesi hataydı. Gönderilmesi başka bir hata, gönderiliş biçimi başka bir hata, yerine getirilen teknik direktör (geldiyse) başka bir hata.

Sezonun böyle orta yerinde, Galatasaray halen zirveyi zorlarken, takımın iyi olmadan belli sonuçlar elde edebiliyorken yerine kimi getireceksin? Söyledikleri hoca (Igor Tudor) geldiyse eğer, iyi hoca. Türkiye'de ilk söyleyen benim. Ama geliş şekli de yanlış. O takımın yönetimine sormadan oradan aparmak, evli bir kadını veya adamı ayartmak gibi. Hiç etik değil. Ferudun Tankut açıklamalarında haklı. Tudor da 'Galatasaray'dan kimseyle görüşmüyorum' dedi. Görüşmeden de böyle bir açıklama yaptıysalar da o da acayip.

Ligin ilk haftasında Galatasaray, Karabükspor'la karşılaştığında ertesi günü programda 'Galatasaray keşke bu Riekerink'le anlaşacağına madem ucuz adam peşindeler, Tudor'u bulsaydılar' dedim. Takımına birinci hafta oynattığı futbolu çok beğendim ve Karabük gibi bütçesi kısıtlı olan takımda adam bir performans sergiledi. İyi bir hoca. Ligin içerisinde olması, takip ediyor olması ve bütün takımları tanıyor olması da elbette bir artı. Ama alınış biçimi Galatasaray'ın ilkeleriyle bağdaşan bir tarz değil. Galatasaray'ın şu aşamada bulabileceği en iyi teknik direktördü. İlk hafta 'Bu adamı keşke Galatasaray alsaydı' diyen benim."

VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ


BAŞKAN ADAYI OLACAK MI?

Fatih Altaylı son olarak, "Galatasaray'da başkan adayı olabileceğinizi açıkladınız, aday olacak mısınız?" sorusuna ise şöyle cevap verdi:

"Başkan adaylığımı açıklamadım. Twitter'da birisi 'Konuşuyorsunuz, konuşuyorsunuz hiçbiriniz ortaya çıkmıyorsunuz' dedi. Ben de 'Galatasaray başkanlığı benim ufkumda olan ve hayalini kurduğum bir şey değil. Kendimi de açıkçası oraya layık görmem. Her Galatasaraylı, Galatasaray'a başkan olmak ister de ben kendi haddimi bilirim. O göreve soyunacak niteliklerin tamamına sahip olduğumu asla iddia edemem' dedim. Ne yazık ki Galatasaray başkanlığı artık aşağılara çekildiği için, artık Galatasaray'da kongresi olan herkes başkanlığa aday olabilir. Üye olan herkesin de bu makama gelme yetkisi vardır. Benim dediğim şu; 'Kimse bu işe soyunmazsa ve bu iş böyle basiretsiz, Galatasaray'ı temsil kabiliyetden uzak isimlerin eline kalacağına ben en azından vazife yaparım çıkarım 'adayım' derim. Seçerler, seçmezler, propaganda bile yapmam. Neden aday olurum? Galatasaray'a ve gelecek nesildeki Galatasaraylılar'a sorumluluğumdan. Dedim ki dün; 'Benim torunlarım yarın Galatasaray taraftarları olurlarsa ki inşallah olurlar ve torunum olur inşallah; derlerse ki bana 'Dede, eskiden Avrupa şampiyonu olmuş bir kulüp niye 2 ve 3. Lig'de? Sen neden bir şey yapmadın?' cevabım olsun diye 'Aday oldum, beni seçmediler çocuklar' deme hakkımı kullanmak için aday olurum.

Çok net söylüyorum bir gün Galatasaray başkanlığına gerçekten aday olursam, hiç kimseye sormadan oraya 15 tane isim yazarım."

'Galatasaray'ın başında kimi görmek istersiniz sorusuna Altaylı, 'Yarın Habertürk gazetesinden okusunlar' dedi. Bence aday olarak Hakan Üstünbel, Ali Dürüst çıkmalı."

Yorum yaz

  • Misafir 2017-02-15 15:33:06

    Rahmetli Canaydin o zaman Luceskuyu gonderip, Fatih Terimi getirmesi yanlisti. Ustelik takim sampiyon oldugu halde,ki kucuk butcesi olmus bir takimla.