X
Son dakika gelişmelerin de anında haberdar olmak için, anlık bildirim almak ister misiniz?
ANIMSAT
EVET
"İlk uçakla Amsterdam’a geri dön!"
Futbol + Sonra Oku

Galatasaray - Kayserispor maçının yazar yorumları

13 Şubat 2017 Pazartesi, 09:29:40

Kayserispor'a evinde 2-1 yenilen Galatasaray eline geçen fırsatı değerlendiremedi. HTSPOR yazarları bu mücadeleyi yorumladı

Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında Kayserispor'u konuk eden Galatasaray, rakibine 2-1'lik sonuçla boyun eğdi. Ligde zirve yarışı veren Beşiktaş, Medipol Başakşehir ve Fenerbahçe'nin puan kaybettiği haftada Kayserispor önünde önemli bir müsabakaya çıkan sarı-kırmızılı ekip, fırsatı değerlendiremedi. HTSPOR yazarları bu mücadeleyi yorumladı:

İNANAN KAZANIR... | GÖKHAN ZAN
Zirvedeki her takımın puan kaybı yaşadığı haftada ortada kalan alınacak 11 puan vardı maçtan önce. Son haftaların zorlu ekibi Kayseri karşısında kazanılacak olan 3 puan artılarıyla daha da değerlenmişti. Tam bir kırılma maçıydı belki de Galatasaray için. Gerek takım içi sıkıntılar, gerek ekonomik sıkıntılar bir galibiyetle rafa kalkacak, yeni bir hava yakalanacaktı. Ama bunu yapmak için gereken inancı Galatasaray’da göremedik doğrusu. Ne maçı istediler, ne geriye düştükten sonra bir çaba gösterdiler. Ayaklarına kadar gelen fırsatı teptiler. Ta ki maçın son saniyelerine kadar. Eren’in golüyle canlanan takım kalan bölümde maçın geneline sığdıramadığı pozisyon ve fırsatı harcadı. Tabii bu da yenilgiyi önlemeye yeterli olamadı.

Galatasaray oyuna çok dengesiz girdi. Tolga maç eksikliğini ayağına aldığı her topta hissettirdi. 90 dakika boyunca da top kaybı yapıp durdu. Ayrıca De Jong ve Tolga topu ne ileriye ne de kanatlara taşıdı. Her iki oyuncu da çıkışlarda rakiplerine çok top kaptırdılar. Bu da takımın hücum gücünü sıfırladı. Koca ilk yarıda bir Galatasaray atağı izleyebildik. Onda da Rodrigues zoru başardı. Bruma yerini yadırgadı. Kanatlarda Rodrigues ve Yasin’le görev alanlarını karıştırıp durdular. Podolski de top alamadı. Etkisiz dolaştı. Orta sahayı Galatasaray doğru kullanamadı.

KADER ANI » 12’ Dakika 12... Galatasaray’ın ilk yarıdaki tek pozisyonu... Poldi’nin nefis pasında topla buluşan Rodrigues, yakın mesafeden çok kötü vurup topu tribünlere gönderdi... Aslan öne geçse maçın hikayesi değişebilirdi...

Buna karşılık Sergen Yalçın’ın takımı beklenenin aksine önde baskılı başladı. Rakibin üzerine gidip tedirgin etti, sahasına kapanmadı. Ve Galatasaray’ın klasik zaafiyetinden yararlanıp iki de kafa golüyle daha ilk yarıda büyük avantaj elde etti. İki gol de yandan ve duran toptan geldi. Artık rakip korner kazandığında taraftarın yüreği ağzına geliyor doğrusu. Haksız da değiller. Bu sezon 12 kafa golünü takım bu şekilde yedi.

Buna çareyi Riekerink Hoca ve oyuncuları bir an önce bulmalı. Her takım maden bulmuş gibi oradan işliyor ve istediğini de alıyor. Bu sezonun en büyük eksisi bu açıkçası. Ve sezon başından beri gerek transfer yapılanması, gerek sakatlıklar stoper mevkisindeki büyük sıkıntıyı çözmekten geri kaldı. Türkiye’nin en önemli iki milli stoperi Galatasaray’ın kadrosunda ama bu kadar yatırıma karşın ikisi de ilk 11’de yok.

Riekerink’in, Çalık’ı yedek bırakma tercihini ise anlayamadım doğrusu. İkinci yarıda Eren ve Sinan değişiklikleri geldi. Ardından bana göre gecikmiş Josue kararı. Galatasaray şöyle bir kıpırdandı ama nafile. Üçlüye dönen defans ise üst üste açıklar verdi. Son anlar nefes kesti. Ama zaman puana yetmedi. Hüseyin Göçek’in Podolski’nin golünü iptal kararı bence yanlıştı.

RİEKERİNK
Üstünde çok baskı olduğu kesin. O da mutlaka bunu hissediyor ve bence oyuncu tercihlerinde hatalar yapıyor. Rakip analizi bana göre yeterli ve doğru değil. Oyunu kenardan izliyor, hamlelerinde cesur ve çabuk değil. Oyuna Ahmet Çalık ve Josue ile neden başlamadığını anlayamadım doğrusu.

TEBRİKLER SERGEN HOCA
Kayseri’ye geldi, takıma eli değdi. Gerek futboluyla gerekse aldığı değerli galibiyetlerle bambaşka bir takım yarattı doğrusu. Hakkını teslim etmek gerek.

ALTYAPI HOCALARINDAN ÖZÜR DİLİYOR | ERHAN TELLİ
Beşiktaş ve Başakşehir yenilmiş, Fenerbahçe berabere kalmış... 8 puanı daha maça çıkmadan zaten bir cebine koymuşsun. Kayseri’yi yensen, 11 puan birden kazanıp, şampiyonluğun bir numaralı aday olacaksın. Ama sen ne yapıyorsun?

Tekmeye kafanı koyup, rakibini sahada tabiri caizse döve döve yeneceğin maçta, bırak şampiyonluğa oynamayı, küme düşmemeye oynayan bir takım kadar bile mücadele etmiyorsun, koşmuyorsun. Bırak kazanacak hırsı ve mücadeleyi, yürüye yürüye gelen adamları durdurmaktan bile acizsin!

İnsan biraz düşünür... Ben nerede oynuyorum? Hangi takımın formasını giyiyorum? Bu taraftarlar neden bize tribünlerden ‘adam gibi oynayın’ diye bağırıyorlar? Bizden ne istiyorlar? Bu kadar ucuz mu Galatasaray forması giymek ? Bu kadar kolay mı kendi evinde yenilmek? Bu kadar basit mi yani her şey?İğneyi hakeme, çuvaldızı kendine batırmak gerek. G.Saray’ın buz gibi golü güme gitti, ancak bu dün 80 dakikalık berbat oyunun asla bahanesi olamazdı...

Gelelim ‘teknik direktör’ sıfatıyla yedek kulübesini aylardır işgal eden Riekerink’e...

Sana daha önce ‘altyapı hocası’ dediğim için Galatasaray’daki tüm altyapı hocalarından birer birer özür diliyorum! Çünkü U9’dan U21’e, hatta Florya’daki futbol okullarının hocalarına kadar, hepsi senden daha iyi hocalar ve en az senin kadar o koltuğu hak ediyorlar. İnan bana, bugünkü maçta senin yerine onlardan biri kulübede otursa, Selçuk ve Sneijder’ın olmadığı maçta Tolga ve De Jong gibi iki tane oyun kurmaktan aciz adamı yan yana oynatmaz, birinin yerine en azından daha önce Selçuk ve Sneijder varken nedense ısrarla oynattığın Josue’yi oyun kurucu olarak düşünürlerdi. Hayır, madem bu adam bu iki oyuncu yokken de oynayamıyor, o zaman kadroda ne işi var? Allah aşkına, sana kim dedi, ‘Bruma gibi bir kanat oyuncusundan Sneijder’ın yerine 10 numara olur’ diye... Podolski gibi bir adamı orada kullanıp, önünde bir forvet oynatma imkanı varken, hangi akla hizmet Bruma’dan 10 numara yaratmaya çalışıyorsun? Yaptığın iş tutmayınca, neden hep abuk sabuk değişiklikler yapıp, Yasin’i oyundan çıkarıyorsun?

Benden sana tavsiye... Sen en iyisi bu sabah takıma 2 gün daha izin verip, ilk uçakla Amsterdam’a geri dön. İnan bana, 2 gün sonra geri gelmesen de, zaten kimse Florya’da olmadığını fark etmez! Daha fazla rezil olmadan geri dönersen, belki birkaç ay sonra “Galatasaray’ı çalıştırdım” diye, Çin’de kulüp bile bulabilirsin. Bu saatten sonra seni bu taraftarın elinden Sneijder da kurtaramaz, emrinden çıkmadığın o yöneticiler de, haberin olsun...

Son sözüm ise Riekerink gibi bir adamı koskoca Galatasaray’a teknik direktör yapan ve “Sezon sonuna kadar takımın başında kalacak” diyen o meşhur yöneticilere...

Darılmaca, kırılmaca yok... Futboldan anlamıyorsunuz ve işin kötüsü anladığınızı zannedip Galatasaray’a daha da çok zarar veriyorsunuz.

Nasıl olsa maçtan sonra bir TV kamerası buldunuz mu, işinize geldiği gibi uzun uzadıya anlatırsınız! Olmadı, gece yarısı bir TV kanalına bağlanıp, şovunuza orada devam edersiniz. Hatta yöneticiliği bıraktıktan sonra bu üstün performansınızla, yorumculuk bile yaparsınız!

Kayseri'nin ilacı... Kayseri; Kanarya ve Aslan’a karşı bu sezon 4 maçta da yenilmedi. Kadıköy’de 3-3 berabere kaldığı F.Bahçe’yi evinde 4-1 yenen Sarı-Kırmızılılar, Cimbom’la evinde 1-1 berabere kalıp, istanbul’da 2-1 kazandı. Kayseri 19 puanının 8’ini iki rakibinden aldı. Kayseri ayrıca ligde 20 golün 10’unu, F.Bahçe ve G.Saray’a attı. Renkdaşına karşı ise dün 42. maçında 3. galibiyetini elde etti.

KARŞILAŞMADA İKİ TARTIŞMALI KARAR VAR | BÜLENT YAVUZ
Uzun zamandan beri görev almayan Hüseyin Göçek, 90 dakika boyunca önemli bir hata yapmadı. Her iki takımın açık futbol oynaması hakemin işini zorlaştırsa da yüksek kondisyona sahip Göçek pozisyonlara yakın olarak yanlış düdük çalmamak için adeta varını yoğunu ortaya koydu. 54’te Kayserili Deniz Türüç’ün göğsüyle topu alıp kaleye yöneldiği sırada Hüseyin Göçek’in ‘elle aldın’ diye düdük çalması yanlış bir karardı. Pozisyonun devamında Deniz’e arkadan müdahale var. Penaltı kararı verilebilirdi. G.Saray’ın 90+1’de attığı beraberlik golünü Hüseyin Göçek faul gerekçesiyle iptal etti. Eren’in eli kabul etmek gerekirse Kayserili oyuncunun vücudundaydı. Hafif bir itme var. Hakem takdirini Kayseri lehine faul olarak kullanınca G.Saraylılar’ın yoğun itirazı oldu. Hani golü verse bu sefer Kayserililer itiraz edecekti ama dediğim gibi ‘ortada’ bir pozisyondu.

Eren Derdiyok, 90+1’de kendisinin Levent’e faul yaptığı gerekçesiyle Podolski’nin golünün iptal edilmesine şaşırdığını söyledi. Maç sonu pozisyon hakkında konuşan golcü oyuncu, “Faulle alakası bile yoktu. Gol neden verilmedi anlamadım” diyerek hakem Hüseyin Göçek’e veryansın etti.

Yorum yaz