Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Para Son dakika: Merkez Bankası faiz kararını açıkladı! TCMB Mart faiz kararı ne oldu, faiz arttı mı? - Para Haberleri

        Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararını açıkladı. Buna göre PPK politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını, yüzde 45'ten yüzde 50'ye yükseltti.

        Piyasa beklentisi politika faizinin sabit tutulması yönündeydi.

        PPK tarafından yayımlanan karar metninde Kurul'un ayrıca, operasyonel çerçevede değişikliğe giderek, Merkez Bankası gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarının bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 300 baz puanlık bir marj ile belirlenmesine karar verdiği ifade edildi.

        Daha önce gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranları ile politika faizi arasında 150 baz puanlık marj uygulanıyordu. Böylece bugünkü kararla 'koridor' genişletilmiş oldu.

        "ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİ ÖNGÖRÜLENDEN YÜKSEK GERÇEKLEŞTİ"

        Şubat ayında aylık enflasyonun ana eğiliminin, hizmet enflasyonu öncülüğünde, öngörülenden yüksek gerçekleştiği belirtilen karar metninde "Tüketim malı ve altın ithalatı yavaşlayarak cari dengedeki iyileşmeye katkı verirken, yakın döneme ilişkin diğer göstergeler yurt içi talepte dirençli seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Hizmet enflasyonundaki katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu ve ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkilerini yakından takip etmektedir" ifadeleri yer aldı.

        REKLAM

        SIKI DURUŞ VURGUSU

        Kurulun, enflasyon görünümündeki bozulmayı dikkate alarak politika faizinin artırılmasına karar verdiği belirtilen metin şöyle devam etti:

        "Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon 2024 yılının ikinci yarısında tesis edilecektir."

        GEÇEN AY PAS GEÇMİŞTİ

        Şubat ayında ilk kez Fatih Karahan başkanlığında toplanan PPK politika faizini sabit bırakmıştı. PPK, 2023'te haziran toplantısında 650 baz puan, temmuzda 250 baz puan, ağustosta 750 baz puan, eylül, ekim ve kasım toplantılarında ise 500'er baz puanlık artırım kararları almıştı. Aralık ve ocak aylarında ise 250 baz puanlık artırım kararları gelmişti. PPK böylece 8 toplantı üst üste faiz artırım kararı alarak toplamda faizi 3650 baz puan artırmıştı.

        Böylece bugünkü kararla Merkez Bankası 1 ay aranın ardından faiz artırımlarına devam etmiş oldu.

        ŞUBAT ENFLASYONU BEKLENTİYİ AŞTI

        PPK geçen ayki karar metninde enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacağını belirtmişti. Bu kararın ardından yayımlanan şubat ayı enflasyon verilerine göre TÜFE şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4.53, yıllık olarak ise yüzde 67.07 yükseldi. Beklenti aylık enflasyonun yüzde 4, yıllık enflasyonun ise yüzde 66 gelmesi yönündeydi.

        YABANCI BANKALARDAN ARTIRIM ÖNGÖRÜLERİ

        Bugünkü karar öncesinde beklenti anketlerinde Merkez'in bugün sabit bırakması beklense de enflasyonun yüksek gelmesi üzerine çeşitli yabancı banka raporlarında faiz artırımı öngörüleri dillendirilmeye başlamıştı.

        Özellikle Fitch'in Türkiye'nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu "B"den 'B+'ya yükseltilmesinin ardından yayımlanan raporlarda faiz artırım öngörüleri artarken söz konusu raporlarda seçim vurgusu yapılması dikkat çekmişti.

        Önce Deutsche Bank enflasyon görünümündeki bozulma sebebiyle 500 baz puanlık bir artırım beklediğini ve bu artırım için en uygun zamanın seçim öncesi olduğunu bildirdi.

        JPMorgan ise TCMB'den benzer şekilde 500 baz puanlık bir artırım beklediğini ancak bu artırımın seçim sonrası yani nisan toplantısında gelmesini öngördüğünü bildirmişti. Bank of America ekonomistleri de yayımlanan raporda mart ayında faizin sabit tutulmasını ancak nisan ayında 300-500 baz puanlık bir faiz artırım kararı alınabileceğini ifade etmişti.

        "MESAJLAR OLDUKÇA ŞAHİN"

        Kararın üzerine değerlendirmede bulunan Ata Portföy Genel Müdür Yardımcısı Batuhan Özşahin şunları söyledi:

        "Merkez bankası Para Piyasası Kurulu toplantısında politika faizinde piyasa beklentilerinin üzerinde 500 baz puan arttırarak %50 seviyesine çıkartırken faiz koridorunun genişliğini de 300 baz puandan 600 baz puana çıkardı. Bununla birlikte gecelik borç alma faizi %47, 1 haftalık repo faizi %50, gecelik borç verme faizi %53 oranında oluşabilir. PPK metni mesajları oldukça şahin ve enflasyonun düşürülmesi konusundaki TCMB’nin kararlılığını ortaya koyması açısından oldukça olumlu buluyoruz.

        Yerel seçimler öncesinde özellikle Mart ayı içerisinde yükselen döviz talebi geçen Haziran ayından bu yana biriktirilen rezervlerin erimesine yol açtı. Bununla birlikte son iki haftaya kadar politika faizi seviyesinde her hangi bir değişiklik yapılması beklenmezken, biz dahil olmak üzere bazı kurumların para politikasında sıkılaşmanın gerekliliğini öngörmeye başladığını gördük. Swap hariç net rezervler 22 Aralık’tan bu yana 26.7 milyar dolar azalarak -62.8 milyar dolara gerileyerek 2 Haziran 2023’teki -61.2 milyar dolarlık tarihi negatif zirvesini de geride bıraktı. Yeni TCMB yönetiminin göreve geldiği ve ilk faiz artırımını yaptığı 23 Haziran haftasından 22 Aralık’a kadar 7 ayda topladığı 25.1 milyar geçtiğimiz 3 ayda kaybedilmiş oldu. Tüm bunların dış ticaret açığı ve cari açıktaki ciddi iyileşmeye rağmen olması yerli yatırımcıların geçtiğimiz genel seçimleri sonrası yaşanan TL’deki değer kaybının benzerinin olmasını beklemesinden kaynaklı olan döviz/altın talebinden kaynaklı. Ancak geçen seçim döneminden farklı olarak 1) Mevduat faizlerinin çok daha rasyonel seviyelerde 2) Ekonominin gerçek döviz ihtiyacının yıllık bazda ciddi azalma gösteriyor."

        ÖNERİLEN VİDEO
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa