X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

YAZI DİZİSİ 1

Tarihi bir süreçten geçen ülkemizde Türk Silahlı Kuvvetleri eşzamanlı olarak 3 harekât yürütüyor. Silahlı Kuvvetler, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşadığı travmanın etkilerinden sıyrılıyor. Habertürk, ordunun karargâhlarda FETÖ, yurtiçinde PKK ve sınır ötesinde IŞİD ile PYD’ye karşı verdiği amansız mücadelenin komutanlarını mercek altına aldı.

PKK İLE MÜCADELEDE KORGENERAL RÜTBELİ İLK ORDU KOMUTANI: İSMAİL METİN TEMEL

Malatya merkezli 2. Ordu Komutanlığı, bölgesindeki terörle mücadele operasyonlarının ana karargâhı olarak faaliyet gösteriyor. 2. Ordu’nun önceki komutanı Orgeneral Adem Huduti, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yüzlerce subay ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edildi. Yüksek Askeri Şûra (YAŞ), çok sayıda göreve bir alt rütbeden atama yapmak durumunda kaldı. Bu isimlerden biri de Korgeneral İsmail Metin Temel oldu.



Korgeneral Temel, halen Türkiye’nin “korgeneral” rütbeli ilk ordu komutanı olarak görev yapıyor. Zira, ordu komutanlıklarına normal koşullarda orgeneral atanması gerekiyor. Korgeneral Temel’in 2. Ordu Komutanlığı gibi kritik bir göreve atanması, hükümetin ve komuta kademesinin kendisine duyduğu güvenin göstergesi olarak yorumlanıyor. Korgeneral Temel, bu göreve atanmadan önce de Van Jandarma Asayiş Komutanı olarak terörle mücadelenin içerisindeydi.

Korgeneral Temel, yıllar önce şehit olan bir askerine “Ailene bakacağım” sözü vermiş ve “sözünün eri” olduğunu da uygulamalarıyla göstermişti. 2006 yılında Bolu Komando Tugayı’na bağlı birlikler, Şırnak’ın Küpeli Dağı’nda operasyon düzenledi.

PKK’lıların attığı bir el bombası komandoların bulunduğu mevziye düşünce, Şırnaklı 21 yaşındaki Er Şeref Bulut arkadaşlarının üzerine kapaklanıp vücudunu siper etti. Ağır yaralı olarak Şırnak Askeri Hastanesi’ne kaldırıldığında son nefesini verirken, yanında Tugay Komutanı İsmail Metin Temel vardı. Şehit erin son sözü, “Komutanım, anam, ailem sizlere emanet” oldu.

Korgeneral Temel, o sözü hiç unutmadı. 2006’dan bu yana defalarca farklı kentlere tayin edilse de Hakkâri’den, Kocaeli’nden, Van’dan Şırnaklı aileyi sürekli aradı, bir ihtiyaçları olup olmadığını sormayı ihmal etmedi. Temel, geçen yıl Uludere’ye denetime gittiğinde şehit askerin aile ocağını ziyaret etti ve şehit annesi Hatun Bulut’un elini öptü. Anne Hatun Bulut, komutana Kürtçe “Allah sizleri bu topraklardan eksik etmesin” diyerek dua etti.

Korgeneral Temel de anneye “şehit Şeref Bulut’un girdiği çatışmada gösterdiği kahramanca mücadele sonucunda kendini feda ederek arkadaşlarının hayatını kurtardığını” anlattı. Kendisini son kez yaralı olarak götürüldüğü askeri hastanede gördüğünü de belirten Korgeneral Temel, “Şehit yakınlarımız bizlere şehitlerimizin ve milletimizin emanetleridir. Bu emanete her zaman aynı kararlılıkla sahip çıkmaya devam edeceğim” dedi.

HASDAL’DAN ÇUKURCA’YA: TUĞGENERAL BAHTİYAR ERSAY

Hakk âri ’nin Çukurca İlçesi kırsalında ağustos ayının ikinci yarısında başlayan operasyonlar devam ediyor. Sınırın güvenliğini Çukurca 2. Hudut Tugay Komutanlığı’na bağlı birlikler sağlıyor.

Tugay Komutanı Bahtiyar Ersay, daha önce Balyoz davası kapsamında yargılanan ve hüküm giyen, Hasdal Cezaevi’nde hapis yatan, kumpasın ortaya çıkmasının ardından beraat eden ve YAŞ’ta albaylıktan tuğgeneralliğe terfi etmeyi başaran isimlerden biri.



Tuğgeneral Ersay, Balyoz davası kapsamında 16 yıl hapis cezası almış ve ikinci kez yargılanma sonucunda beraat etmişti. Tutuklandığı dönemde Tunus Büyükelçiliği’nde askeri ataşe olarak görev yapan Ersay, beraat etmesinin ardından Ankara’da Eğitim Yöneticisi ve Öğretmen Yetiştirme Okul Komutanı olarak görev yapmıştı

NEZARETTEN OPERASYONA: TUĞGENERAL AYDOĞAN AYDIN

Çukurca’da 3. Piyade Tümen Komutanlığı’nın sevk ve idaresindeki operasyonlara 1. Komando Tugayı, 2. Hudut Tugayı, Jandarma Özel Harekât birlikleri, hava Kuvvetleri, kara Havacılık ve topçu birlikleri katılıyor. “Şehit Sağlık Üstçavuş Mekan Şahin” adı verilen operasyonda, PKK’ya büyük darbe vuruldu. PKK, operasyonun düzenlendiği Çukurca ile Dağlıca arasındaki bölgeyi, Kuzey Irak ile diğer bölgelerdeki kamp alanlarının bağlantısını sağlayan kavşak noktası olarak görüyordu. Operasyon öncesinde, bu bölgede yuvalanan çok sayıda teröristin buradan yurtiçindeki diğer alanlara girmek için büyük bir hazırlık içinde olduğu belirlendi. PKK’nın stratejik önem verdiği bu alana baskın tarzında operasyon yürütüldü. Bu operasyonda 1. Komando Tugayı kritik rol oynadı.



1. Komando Tugayı’nın karargâhı aslında Kayseri’de. Ancak komandolar terörle mücadele operasyonları çerçevesinde yıllardır Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kırsalda konuşlandırılıyor. PKK’ya büyük darbe vurulan operasyonda 1. Komando Tugayı kritik rol oynadı. Tugay Komutanı Tuğgeneral Aydoğan Aydın’ın son 2 ayda yaşadıkları “roman” olur. Tuğgeneral Aydın, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 17 Temmuz’da Çukurca’da gözaltına alınmıştı.

Çıkarıldığı nöbetçi mahkemece 20 Temmuz’da serbest bırakılan Tuğgeneral Aydın, nezaretten çıkar çıkmaz evini görmeden yeniden birliğinin başına geçti.

Tuğgeneral Aydın komutasındaki komandolar, haftalardır dağlarda 7 gün 24 saat esasına göre PKK’lı teröristlerle mücadele ediyor.

YAZI DİZİSİ 2

Türkiye PKK/PYD, IŞİD ve FETÖ’ye yönelik yurtiçinde ve yurtdışında mücadele veriyor. Bu mücadelenin en önemli ayaklarından biri olan ‘Fırat Kalkanı’ harekâtını, 15 Temmuz gecesi şehit olan Astsubay Ömer Halisdemir’e, “O birlik senin namusun. Bunun sonunda şehadet var” diyen ve Kurban Bayramı’nı Mehmetçik ile Suriye topraklarında kutlayan Korgeneral Zekai Aksakallı yürütüyor

DARBE GİRİŞİMİNE GÖĞÜS GEREN 'FIRAT'IN KOMUTANI: AKSAKALLI

Dünyadaki tüm ordularda özel kuvvetler ‘seçkin birlikler’ olarak adlandırılır. Bu birliklerde görev almak hem cesaret hem de dayanıklılık ister. ‘Bordo bereli’ Özel Kuvvetler mensuplarının hayatı, en zorlu operasyonlarda geçer. Hayatları adeta pamuk ipliğine bağlıdır. Türkiye son olarak ‘Fırat Kalkanı’ harekâtında, gecenin karanlığında, sahadaki beyin takımı olan 120 kadar ‘bordo bereli’nin, harekât başlamadan önce Suriye’ye sızıp önce güzergâhı belirlediğini, sonra da güzergâhtaki her türlü risk ve hedefi imha ettiğini öğrendi. Türkiye’nin seçkin gücü olan bu birlikleri kısa süre önce korgeneralliğe ‘erken terfi’ ettirilerek ödüllendirilen Zekai Aksakallı komuta ediyor.

FETÖ’CÜLERLE ÖZEL KUVVETLER’DE ÇATIŞTI

15 Temmuz gecesi, TSK içinde yuvalanan darbeci bordo berelilerin engellenmesinde Özel Kuvvetler Komutanı olan Zekai Aksakallı’nın bir darbeci askere attığı tekme ve şehit Astsubay Ömer Halisdemir’e verdiği, “O birlik senin namusun. Bunun sonunda şehadet var” emri, kritik rol oynadı.

Aksakallı, 15 Temmuz gecesi Gazi Orduevi’nde düzenlenen bir düğüne davet edilmişti. Düğüne katılmayacaktı ama “Komutan katılmanızı istedi” diye haber gelmesi üzerine altın takıp çıkmayı yeğledi. Gazi Orduevi’nden ayrıldıktan kısa süre sonra aracının önü kesildi. Siyah minibüsten inen darbeciler Aksakallı’yı derdest etmek istedi. Aksakallı, aracının kapısını açan askeri tekmeleyerek hızla oradan uzaklaştı. Neler olduğunu anladığında ise karargâhta nöbette olan Astsubay Halisdemir’i arayıp ‘o emri’ verdi. En güvendiği adamlarını tek tek arayıp yanına aldı ve kentin farklı noktalarındaki askeri birlikleri dolaşarak silah ve mühimmat toplattı. Darbeci general Semih Terzi’nin Halisdemir’in kurşunuyla yere yığılmasının ardından Özel Kuvvetler Karargâhı savaş alanına döndü. Aksakallı ve beraberindekiler, çatıştıkları darbecileri etkisiz hale getirerek darbe girişiminin seyrine adeta darbe vurdu. Özel Kuvvetler’deki darbeciler etkisiz hale getirilmeseydi o gece suikastlara imza atacaklardı.

Aksakallı, Kurban Bayramı’nı da ‘Fırat Kalkanı’nın komutanı olarak Mehmetçikle Suriye’de kutladı.

DARBECİLERE 'DARBE' YAPAN KOMUTAN

İstanbul’da 1. Ordu Komutanı olarak görev yapan Orgeneral Ümit Dündar’ı 15 Temmuz gecesi arayan darbeciler, “Bize katıl” çağrısı yaptı. Dündar ise bu çağrıyı yanıtsız bırakıp Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı aradı. Aynı dakikalarda İzmir Çiğli’den havalanan 4 helikopter, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı almak için Marmaris’e gidiyordu. Dündar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaştı ve “İstanbul’a gelirseniz daha güvenli olur” dedi. Dediği gibi de oldu. Erdoğan’ın uçağı Atatürk Havalimanı’na inmeden, hem pist hem de kule, Dündar’a bağlı 1. Ordu birlikleri tarafından darbecilerden temizlendi.

PERSONEL YAPILANMASI ARTIK ONA EMANET

Dündar, Orgeneral Hulusi Akar’ın rehin tutulduğu saatlerde Genelkurmay Başkanlığı’na vekâlet etti ve darbe girişiminin yurt genelinde bastırılmasına yönelik operasyonu yönetti. 16 Temmuz sabahı kameraların karşısına, ‘darbe karşıtı komutan’ imajıyla çıkarak halka güven duygusu verdi. Orgeneral Dündar, Yüksek Askeri Şûrâ ile birlikte Genelkurmay 2. Başkanlığı’na atandı. Artık TSK’nın ana karargâhı ve yeni personel yapılanması ona emanetti.

1955 yılında Manisa’da dünyaya gelen Dündar, NATO ve Barış Gücü Tugay Komutanlığı gibi uluslararası görevlerde bulundu. 2013 yılında, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in ardından orgeneralliğe terfi etti. Üçüncü sırada gelmesi nedeniyle seneye emekliye ayrılacağı tahmin ediliyordu. Darbe girişimini önlemekteki başarısının ise Dündar’ı önümüzdeki yıllarda Genelkurmay Başkanlığı’na taşıyabileceği konuşuluyor

KARARGÂHLARDAKİ FETÖ TEMİZLİĞİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde FETÖ temizliği başladı. TSK’dan kanun hükmünde kararnamelerle atılanların sayısı 4 bin 500’ü aştı. TSK’da FETÖ temizliği için çalışmalar aslında 1.5 yıldır sürüyordu. Ancak darbe girişimi, FETÖ mensuplarının ordunun personel dairelerinde yoğunlaştığını ortaya çıkardı. Bu nedenle de TSK bünyesinde temizlik bir türlü yapılamamıştı.

Yüksek Askeri Şûra, yeni kadroları belirlerken ince eleyip sık dokudu. En güvenilir isimleri FETÖ temizliği yapacak birimlerin başına getirdi. Genelkurmay Personel Başkanlığı’na Korgeneral Selçuk Bayraktaroğlu getirildi. Korgeneralliğe yeni terfi eden Bayraktaroğlu, daha önce Erzincan’da 3. Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevinde bulunuyordu.

HAVA HAREKATININ MERKEZİNE 'GÜNAYDIN'

İncirlik Üssü, ABD’nin Irak’a yönelik Körfez harekâtları, ‘Çekiç Güç’ operasyonları ve son yıllarda da uluslararası koalisyonun IŞİD’e yönelik operasyonları nedeniyle zaman zaman ‘ABD Üssü’ ya da ‘NATO Üssü’ diye nitelendiriliyor. Oysa işin aslı öyle değil. ‘İncirlik’ milli bir üs. Tam adı da 10. Tanker Üs Komutanlığı. Yabancı hava kuvvetleri bu üssün ‘misafirleri’.

İşte o ünlü üssün ismi 15 Temmuz darbe girişimiyle de anıldı. Yönetici kademesindeki üs personeli tutuklandı, ordudan atıldı. Yüksek Askeri Şûra sonrasında ise komutanlığa Hava Pilot Tuğgeneral İsmail Günaydın atandı. Artık İncirlik’te Türkiye’nin dış politikasının da önemli bir yıldızı olan üsse komuta edecek. Burada ABD’li Albay John C. Walker ile birlikte mesai yapacak. İncirlik Üssü’ndeki Almanya Hava Kuvvetleri unsurlarının sayısı da önümüzdeki günlerde artacak. Böylece İncirlik IŞİD ile mücadeledeki ‘kilit komuta merkezi’ konumunu daha da pekiştirecek. İncirlik’in özellikle Rakka ve Musul’a yönelik hava harekâtı planlamasında başrol oyuncusu olması bekleniyor.

MURAT GÜRGEN / GAZETE HABERTÜRK