X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

İyi hayat kriterleri değişiyor mu?

Günümüz gençleri her alanda kolay yoldan hedefe ulaşmak istedikleri için sık sık eleştiriliyor. Ne özel hayatlarda ne de iş hayatında “Bizim zamanımızda…” diye başlayan azim hikayelerine artık pek rastlanmıyor.

Geçtiğimiz hafta Reha Muhtar Vatan Gazetesi’ndeki köşesinde sevilen işi yapmanın verdiği hazdan bahsederken, hem para kazanılacak hem de sevilecek işi yapmanın mümkün olduğunu söyleyerek günümüz gençlerinin kolay yoldan hedefe ulaşmak istediklerini, daha ilk görüşmede ne kadar kazanacaklarını, ne zaman ekran önüne çıkacaklarını sordukları için eleştirdi.

Mevcut durumun sorumlusu yanlış eğitim sistemi mi, 80 sonrası köşe dönmeci standartlar üzerine oturmuş yeni hayat düzeni mi, çocuklarına her şeyi hazır sunan aileler mi? “İş çok da iş beğenilmiyor” mu yoksa ters giden şeyler daha derinde mi? İşte farklı görüşler…


GÜLİN YILDIRIMKAYA
gulinyildirimkaya@haberturk.com


Yeni gençlik tahsil biter bitmez en iyi şartlarda takılmak istiyor

‘Bugün gençler daha çabuk, daha kestirme yoldan hedeflere ulaşmak istiyor. Ama her şeyi aynı anda bu kadar erken istemek hayal’

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı TUĞRUL KUDATGOBİLİK

Sadece para kazanmak için meslek seçilmez. Meslek, ister genç bir erkeğin ister genç bir kadının bütün ömrünü şekillendirecek ve kendi yaratılarını, becerilerini ve de takdimlerini karşılayacak unsurlara sahiptir. Gayet tabii para, bu unsurların içinde de yer alır. Herkes para kazanmak için çalışır. Ama her gün “of” çekerek lanet içinde kendinden işinden nefret ederek işine gidenlerin başarılı olmasına da imkân yoktur. Dolayısıyla size yüksek miktarda ücret veren fakat nefret ettiğiniz, sizde sosyal rahatsızlık yaratan işe para için meslek diyemezsiniz. Bugün gençler daha çabuk, daha kestirme yoldan hedeflere ulaşmak istiyorlar. Gençler bir tahsilden sonra her şeyi hemen istiyorlar. En iyi evde otursunlar, iyi bir arabaya binsinler, iyi bir muhitte takılmak istiyorlar. Bunu hemen istemeleri fiziksel özelliklerle örtüşmüyor. Mesleklerin bir başlangıcı, bir orta yerleşme düzeni var. Bir mesleğin erbabı olmanız için en az 5 yıl, orta kısma geçmeniz ise bir 5 yıla daha ihtiyacınız var. Ama siz “Ben her şeyi istiyorum, hepsi benim olacak, para kazanacağım” diyorsanız bu biraz hayal olur.

‘İlk kriter maaş değil, mutlu edecek iş’

Kariyer Danışmanı ZEYNEP EMRE:

'Y Kuşağı' ve 'Net Kuşağı' gibi birçok isimle anılan ve genel olarak 80'li-90'lı yıllarda doğan jenerasyonun birçok konuya olduğu gibi "çalışma hayatına" bakış açısı da bir önceki nesilden çok farklı. 'Hayatını işine adapte eden' bir önceki nesil yerine bu nesil 'işini hayatına adapte etmeye' çalışıyor ve iş yerinden daha fazla 'geri bildirim' daha fazla 'sorumluluk' daha fazla 'karar verme sürecine dâhil olma' beklentisi var. İş yerinde bir üst pozisyona geçiş kriterlerini çok net bilmek ve bunları yerine getirdiğine inandığında da hemen bir üst pozisyona geçmek istiyor aynı bir bilgisayar oyununda yeni bir aşamaya atlamak gibi. Zaten bu kuşağın karakterini şekillendiren ve önceki nesillerden somut olarak ayıran en önemli iki faktör bilgisayar ve internet çağında büyümüş olmaları ve dünya ekonomisinde refah artışının en hızlı ve kesintisiz olduğu dönemde büyümüş olmaları (son ekonomik kriz dışında). Yapılan birçok ankette Y kuşağının kendilerini ve geleceklerini bir önceki kuşağa göre daha fazla güvencede gördükleri görülüyor. Bu nedenle yapacakları işle ilgili gözettikleri ilk kriter 'para' değil. Yani iş ararken paradan çok kendi istedikleri bir pozisyon olmasını önemsiyorlar. Kendilerini, zevklerini ve isteklerini önemsiyorlar.  Ancak, yine Türkiye'de yapılan birçok anketten görülen şu ki alacakları maaş iş seçiminde üst kriterler arasında olmadığı halde çoğu istedikleri işlerde çalışmıyor. İşsizliğin son ekonomik krizle daha da artığı ülkemizde gençlerin tam olarak kendi istedikleri işleri bulmaya çalışmalarının biraz şımarıklık olarak algılanmasını anlıyorum ama şunu da unutmamak lazım ki sevdiği işi yapmayan kişiler ne çalıştıkları kurumlara ne de ülke ekonomisine ciddi bir katkı sağlayamayacaktır. Ayrıca özel
hayatlarında da mutsuz ve huzursuz olacak bunu çevrelerine yansıtacaklardır.

Artık hayal peşinde koşmak çok zor

Kariyer Koçu FİLİZ DEMİRBAĞ:

Dünyada yapılan araştırmalara bakacak olursanız fark yaratan insanların bir taraftan söyledikleri ya da kendileriyle uyumlu oldukları işte çalıştıkları belli oldu. Ama bu biraz da rüya gibi bir şey çünkü bu kadar işsizliğin olduğu bir ortamda “Sevdiğim şeyi yapayım, hayalimdeki işin peşinden koşayım” demek çok zor. Ama insan bunun ne olduğunu bilmeden de buna ulaşması imkansız. Belki çok mutlu olduğu, sevdiği şirketten teklif gelmeyebilir. Ama ne istediğini bilirse önündeki fırsatları değerlendirebilir. Normal bir şirkete girse bile neyi istediğini bilerek ilerlemek herkes tarafından fark edilmenizi sağlar, yöneticilerinizin dikkatini çekersiniz ve hayalinizdeki konuma ulaşabilirsiniz. Başka birine vermeyecekleri imkanları belki size verebilirler, örneğin x bir alanda yeteneğinizin olduğunu görebilirler ve istediğiniz projeye sizi yerleştirebilirler. Hayalinizdeki işi yapmak sizin elinizde. Krizin etkisiyle herkes daha çok para kazanmak amacıyla işe giriyoruz. Bir de yaş dönümleri oluyor. İlk işe girerken daha aileden destek alalım diyoruz ama evliliğe doğru gittiğimizde para önemli olmaya başlıyor. O yaş dönümlerine kadar belli bir yol almak önemlidir. Bunu dengelemek önemli. Para için kariyer yapmak istiyoruz. Burada “Bu işten ne alabilirim, kendime ne katabilirim” demeniz gerekmektedir.

Gençler iş ayırt etmiyor, sorun eğitim sisteminde

‘İş çok, iş beğenilmiyor eleştirilerine katılmıyorum. Bana her gün tonlarca CV geliyor, gençlerimiz iş arıyor, açıkta kalıyorlar’

Tuncay ÖZİLHAN
Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

İlgi duyulan meslekten para kazanabilmek lazım, bu mümkün. Sadece ideal meslek ya da sadece para diye diretmek doğru değil. Yaşamını devam ettirmek için para gerekli, dolayısıyla herkes hem geçimini sağlamayı düşünmeli hem de yaptıkları işten keyif almayı. Zaten başarı da o zaman geliyor. Yaptığınız işten keyif alırsanız başarılı oluyorsunuz, başarılı olunca para kazanmaya başlıyorsunuz. Ben her nesilde olduğu gibi yeni nesilde de her iki gruptan insanlar olduğunu gözlemliyorum. Bazıları daha uzun vadeli bakıp daha fazla çalışıyorlar, bazıları da hem çalışıp hem de kazanıyorlar. “İş çok, iş beğenilmiyor” eleştirilerine katılmıyorum. Bana her gün tonlarca CV geliyor, insanlar telefon ediyor, mektup yazıyor, iş istiyor. 40 senelik iş hayatımda en yoğun iş taleplerinin olduğu dönemlerden birini yaşıyorum. Gençler iş buluyorlar da ayırt ediyorlar diye düşünmüyorum. Bu konuyu anlamak için çok geriye gitmek lazım, ülkemizde eğitim sistemi yeterli değil. Herkes standart eğitiliyor, bazı sektörler özel eğitimli insan arıyor, o eğitimi alan insan az olduğu için talep de belli bir kesime oluyor. Tıp her zaman gözde bir alan, birçok yeni mezun doktor var ama talebe cevap veremiyorlar yanlış düzenlemeler yüzünden. Eğitim sisteminin köküne inmek ve gençleri suçlamamak lazım. Onlar gerçekten iş arıyorlar ve maalesef çok önemli bir kısmı açıkta kalıyor.


Pek çok genç yaptığı işten mutsuz ve bu yüzden başarısız

Sosyolog ve CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. NUR SERTER:

Meslek seçecek olanların önce Türkiye’deki iş imkânlarını bilmesi gerekmektedir. Bunun için de bir insan gücü planlaması yapılması gerekir. Hangi mesleklere, hangi sayıda ihtiyaç olduğunun bilinmesi mesleği seçecek olanların yönlendirilmesi önemlidir. Mesleğin insanın yetenekleri, bilgisi ve ilgisi doğrultusunda seçilmesi lazım. Kişilerin bir işe yeteneği yoksa veya ilgi duymayacakları meslekleri seçmişlerse o konuda iş bulabilseler bile meslekte yükselmeleri ve başarılı olmaları kolay olmuyor. Bunun da orta öğretim aşamasında belirlenmesi gerekiyor. Ancak hayalinizdeki işi seçseniz bile, o mesleğe karşı yeteneğiniz olsa bile Türkiye’de iş bulabilmeniz ayrı bir sorun. Gençler yaptıkları mesleklerden memnun değil, hayallerini gerçekleştiremiyor. Doğru meslek seçenler istihdam edilebilirlerse mutlu oluyorlar. Üniversiteye giriş sınavında da istedikleri meslekleri edinme konusunda sorun yaşıyorlar. Mutlu olmuyorlar, mutlu olmayınca başarılı olamıyorlar. Eğer doğru mesleği seçerseniz, daha hızlı ilerlersiniz. Hem sevdiğiniz mesleği seçip hem para kazanmak kolay değil.

  • Mi
    Misafir
    Aynen oyle