X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Hafta içinde, bölgemizde ilginç bir görüşme gerçekleşti.

Türkiye’de yeterince yankı uyandırmasa da, Ortadoğu’nun yakın geleceği açısından önemli bir görüşme ya da buluşmaydı.

Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın üst düzey bir yönetici grubu, yıllar önce terk ettikleri Şam’a gittiler ve Şam’da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la bir araya geldiler.

Toplantı sonrası Hamas İslam Dünyası ile İlişkiler sorumlusu El Hayye, “Filistin davasının asil bir destekçiye ihtiyacı vardı” diyerek 11 yıllık dönemin sona erdiğini açıklamış ve geçmişin defterini kapatıp, geleceğe bakacaklarını söylemiş.

Bu ziyaretin tek bir anlamı var.

Esad'ın kazandığının resmen kabulü.

Hamas’ın el sıkıştığı Esad’ı artık Ortadoğu’da hiçbir güç “İslam dışı” ilan etme kudret ve kuvvetine sahip değil.

Bu görüşme Suriye iç savaşının bittiğinin fiili ilanı.

Türkiye’nin Suriye politikasının iflasının da mahkeme ilamı.

Bu politikanın sorumluları ve 11 yıllık uygulayıcıları Muharrem İnce’nin yenilgiyi kabul ederken söylediği gibi açık açık söylerler mi bilmiyorum ama “Adam kazandı”.

Şu andan itibaren Türkiye’nin Esad’la görüşmekten ve “Sen kazandın arkadaş” demekten başka şansı yok.

Türkiye’de 20 yıldır iktidar olan fikriyatın, en iddialı konu olan Ortadoğu politikasının tümden çöküşüne şahitlik etmek çok acı.

Katil Suudi Arabistan, darbe destekçisi Birleşik Arap Emirlikleri politikalarında 180 derecelik dönüşler.

Mısır politikasında 180 derecelik dönüş çabaları ortada.

Şimdi artık Suriye’de de düşman ilan edilen Esad’ın zaferine şahit olarak uzlaşmak zorunda kalmak.

Elbette bunu da “Büyük uluslararası başarı” diye satacaklar ve her kör satıcının bir kör alıcısı olduğu gibi bunu da satın alacak birilerini bulacaklardır.

Ama tüm bu sürecin sonunda elde kalan 8 milyon sığınmacı, yanı başımızda patlamaya hazır cihatçı terör yuvası İdlib ve Suriye sınırımızda kurulmuş bir PKK devleti olacak.

Ama neyse ki, Putin’le aynı masada oturabiliyoruz.

Bir de tahıl koridorunun mimarıyız.

Çok şükür.