X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Göçmenler meselesi ciddi bir ulusal tehdit.

Bu konuda aklı başında kafalar artık net.

İlginçtir, bu konu bir yandan da milli birliği sağlama konusunda da beklenmedik bir etki yapıyor.

Çok farklı siyasal fikirlere sahip vatandalar göçmen meselesinden rahatsız.

İstanbul’un göbeğinde yolda yürürken Arap turist taşıdığı minibüsün camından seslenen vatandaş “Fatih Abi, göçmen meselesini gündemde tutmaya devam. Ümit Özdağ’ı daha çok konuştur abi” diye sesleniyor.

Çünkü Arapça isimli tur şirketi onun da ekmeğini elinden alıyor.

Nişantaşı’ndaki orta yaşın üzerindeki şık hanımefendiyi de, Fatih’teki Cübbeli Ahmet Hoca’yı da, Urfa’da ekmek parası peşindeki genci de aynı potada birleştiriyor.

Ama bu birleşme göçmenlerin yarattığı ulusal güvenlik tehlikesini bertaraf etmeye yetmiyor.

En azından şimdilik yetmiyor.

Göçmenlerin yarattığı tehlike ise giderek artıyor.

Ortadoğu’nun, Ortadoğu’yu karıştırıp bir bataklığa dönüştürmüş her türlü fikri ve siyasi akımı şimdi Türkiye’de kendine zemin yaratıyor.

Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Türkiye’de halkı birbirine düşürmek için her türlü denemeyi yapmış ama bunu bir türlü başaramamış, 40 yıl süren PKK terörü döneminde bile halkı ayrıştıramamış olan yabancı istihbarat örgütleri ilk kez çok sağlamlaşmaya başlayan bir zemin oluşturmuş görünüyorlar.

Anadolu halklarına yaptıramadıklarını, taşıdıkları unsurlarla deneyecekleri aşikar.

Adını bile söyleyemeyeceğimiz birtakım grupların, Taksim’in göbeğinde Türkiye’yi tehdit videoları çekmesi boşuna değil.

Bu durumun farkında olmayan ve bu göçmen tehlikesini görmezden gelen iktidar ve küçük bir grup destekçisi.

Bu tehlikeli meseleyi bize “insaniyet” kılıfı altında yedirmeye çalışıyorlar.

O zaman iktidarımıza ve bu konuda iktidara destek veren gruba, bir faraziyeden yola çıkarak bir soru soralım.

Diyelim ki, Suriye’de 2011 yılındaki başkaldırı Müslüman Kardeşler’in zaferi ile sonuçlanmış olsun.

Ve Suriye’deki Alevi Nusayri milyonlarca insan can güvenliğini tehlikede görüp Türkiye’ye sığınsın.

Şu anda 4-5 milyon Sünni Selefi yerine aynı sayıda Arap Alevisi Hatay, Adana, Mersin, Kilis, Şanlıurfa gibi kentlerde çoğunluk haline gelmiş, İstanbul’a 1 milyonu yerleşmiş olsun.

Böyle bir durumda şimdinin Suriyelisever iktidarı ve onun destekçileri o zaman ne derdi!

Hele hele bir de böyle bir durumda Türkiye’de CHP iktidarda olsa idi, acaba bugünkü iktidar o zaman muhalefet olarak ne yapardı?

“Türkiye Nusayrileştiriliyor” diye bir ayaklanmaya mı giderlerdi yoksa “insaniyet namına” böyle bir şeyi kabul mü ederlerdi!

Demek istediğim şu.

Bizi salak yerine koymasınlar.

Bu sorunun yanıtını hepimiz gayet iyi biliyoruz aslında.

En iyi de kendileri biliyor!