X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Sağlık Bakanı ile yaptığımız konuşmadan sonra pek çok tepki geldi.

Bunlardan biri pek fazla konuşulmayan bir grubun temsilcisi olduğu için bunu paylaşma gereği duyuyorum.

Aşağıda okuyacağınız satırların yazarı Gaziantep Eczacı Odası Başkanı Ecz. İrfan Demirci’dir:

“Fatih Bey merhabalar, ben Gaziantep Eczacı Odası Başkanı İrfan Demirci, Sayın Sağlık Bakanı ile röportajınızda eczacılık sektörünün sorunları ile ilgili Sayın Bakan’a soru yöneltmiş olmanız beni çok mutlu etti. Ancak Sayın Bakan’ın yanıtında gerçekten düzeltilmeye muhtaç ciddi yanlış bilgiler bulunmakta. Bu hususta kendimi, mesleğin içinden birisi olarak, doğru bilgileri size iletmek zorunda hissediyorum. Sayın Bakan’ın bahsetmiş olduğu, ilaç firmalarının vermediği şey eczacının kâr payı değil, devletle firmalar arasında yapılan anlaşmadan doğan kamu kurum iskontosudur. Firmaların kamuya taahhüt ettiği indirimi ilaç fiyatlarına yansıtmaması sonucu bahsi geçen tutar vatandaşın cebinden çıkmakta, ilaçlarını temin eden hastalarımızdan, katılım payı, muayene ücretleri ve reçete hizmet bedeli adı altında ödedikleri ücretlere eklenerek tahsil edilmektedir. Ancak röportajda bahsedildiği gibi eczacının kârı ile ilgili bir durum bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra Sayın Bakan’ın söylediği kur artışı ve barem artışı konusu da günün gerekliliklerinden çok uzakta, ekonomik olarak eczacıya nefes aldırabilecek düzeyin çok altındadır. Kademeli olarak uygulanan ilaç kârlılık baremlerinde yapılan iyileştirme ortalamada %2’yi bile bulmamış, üç haneli sayılar oranında artan eczane giderlerine ilaç olamamıştır. Halen ülkemizdeki eczanelerin yarıya yakını iflasa ve kapanmaya doğru sürüklenmektedir.Sayın Bakan’ın belirttiği bir husus daha var ki, reelde söylediğinin tam tersi bir durum vardır. Artık katkı payı istenmeyeceği ya da çok cüzi olacağı konusundaki değerlendirmesi son yapılan kur güncellemesi ile birlikte daha da artmış, vatandaşın ilaç alırken ödemesi gereken tutarlar yükselmiştir. Birçok ilaçta kamu tarafından karşılanan tutarların yanı sıra hastanın ödemesi gereken fiyat farkları çıkmaktadır.

İsmini hepimizin bildiği parasetamol içeren bir çocuk şurubu için muayene ücreti, reçete hizmet bedeli, katılım payı ücretlerinin üzerine her bir kutu için 22 ₺ fiyat farkı çıkmaktadır. 2-3 adet çocuk şurubu için hastaların ödediği tutar son birkaç yıl içerisinde 3-4 kat yükselmiştir. Emekli bir kalp hastası, ritim bozukluğu için kullandığı bir ilacı birkaç yıl önce hiç ücret ödemeden almaktayken bugün 115 ₺ ödeme yapmak zorundadır. Yani gerçekler Sayın Bakan’ın söylediğinden çok farklı yaşanmaktadır.1. Basamak sağlık hizmet sunucusu olarak tanımlanan eczanelerdeki durum hakkında Sayın Bakan’ın ne kadar yanlış ve yetersiz bilgilendirilmiş olduğunu görmek bizleri ziyadesiyle üzmüştür.”